Ana içeriğe atla

MURADA ERMEK İÇİN OKUNACAK DUA

Murad Duası;
Bir muradınız mı var?Muradınızın gerçek olmasını mı istiyorsunuz?Muradınıza ermek için okumanız gereken dua Yasin Suresidir.Yasin Suresini yetmiş (70) defa okuyan bir mümin her murada nail olur.
Yasin Suresi;
Bismillahirrahmanirrahim
1. Ayet : Yasin
Anlamı : Yasin
2. Ayet : Vel kur'anil hakiym
3. Ayet : İnneke le minel murseliyn
Anlamı : 2 ve 3. Ayet : Ayet : Ey Muhammed! Hikmetli Kur'ân'a andolsun ki, sen risâlet görevi
4. Ayet : Ala sıratım müstekıym
Anlamı : Dosdoğru bir yol üzerindesin. Ayet :
5. Ayet : Tenziylel aziyzir rahıym
6. Ayet : Li tünzira kavmem ma ünzira abaühüm fehüm ğafilun
Anlamı : 5 ve 6. Ayet - Babaları korkutulmamış ve kendileri de gafil olan bir kavmi, çok güçlü ve çok merhametli olan Allah'ın indirdiği (Kur'ân) ile korkutasın.
7. Ayet : Le kad hakkal kavlü ala ekserihim fehüm la yü'minun
Anlamı : Andolsun ki onların çoğunun üzerine azab sözü hak olmuştur. Onlar imana gelmezler.
8. Ayet : İnna cealna fı a'nakıhim ağlalen fe hiye ilel ezkani fehüm mukmehun
Anlamı : Çünkü biz onların boyunlarına kelepçeler geçirmişiz. O kelepçeler çenelerine dayanmıştır da burunları yukarı, gözleri aşağı somurtmaktadırlar.
9. Ayet : Ve cealna mim beyni eydihim seddev ve min halfihim sedden fe ağşeynahüm fehüm la yübsırun
Anlamı : Hem önlerinden bir sed, arkalarından bir sed çekmişiz, kendilerini sarmışızdır. Baksalar da görmezler.
10. Ayet : Ve sevaün aleyhim e enzertehüm em lem tünzirhüm la yü'minun
Anlamı : Onları korkutsan da korkutmasan da onlara göre birdir, inanmazlar.
11. Ayet : İnnema tünziru menittebeaz zikra ve haşiyer rahmane bil ğayb fe beşşirhü bi mağfirativ ve ecrin kerım
Anlamı : Sen ancak Kur'ân'a tabi olan ve görünmediği halde Rahman olan Allah'tan korkan kimseyi sakındırırsın. İşte onu bir bağışlanma ve çok şerefli bir mükafatla müjdele.
12. Ayet : İnna nahnü nuhyil mevta ve nektübü ma kaddemu ve asarahüm ve külle şey'in ahsaynahü fı imamim mübiyn
Anlamı : Gerçekten biz ölüleri diriltiriz, onların önceden yapıp gönderdiklerini ve bıraktıkları eserlerini yazarız. Zaten biz her şeyi açık bir kütükte, bir "imam-ı mübin"de (ana kitapta, yani Levh-i mahfuzda) sayıp tesbit etmişizdir.
13. Ayet : Vadrib lehüm meselen ashabel karyeh iz caehel murselun
Anlamı : Sen onlara, o şehir halkını örnek ver. Hani oraya peygamberler gelmişti.
14. Ayet : İz erselna ileyhimüsneyni fe kezzebuhüma fe azzezna bi salisin fe kalu inna ileyküm murselun
Anlamı : Hani biz onlara iki peygamber göndermiştik, fakat onlar ikisini de yalanlamışlardı. Biz de (onları) üçüncü bir peygamberle destekledik. Onlara: "Şüphesiz ki biz size gönderilmiş elçileriz." dediler.
15. Ayet : Kalu ma entüm illa beşerum mislüna ve ma enzeler rahmanü min şey'in in entüm illa tekzibun
Anlamı : Onlar da: "Siz bizim gibi insandan başka birşey değilsiniz, hem Rahman olan Allah, hiçbir şey indirmedi. Siz sadece yalan söylüyorsunuz." dediler.
16. Ayet : Kalu rabbüna ya'lemü inna ileyküm le murselun
Anlamı : Peygamberler dediler ki: "Rabbimiz biliyor ki biz gerçekten size gönderilmiş elçileriz."
17. Ayet : Ve ma aleyna illel belağul mübın
Anlamı : "Bize düşen de sadece apaçık tebliğdir."
18. Ayet : Kalu inna tetayyarna biküm leil lem tentehu le nercümenneküm ve le yemessenneküm minna azabün eliym
Anlamı : Onlar dediler ki: "Herhalde biz sizin yüzünüzden uğursuzluğa uğradık. Eğer bu işten vazgeçmezseniz, andolsun ki, sizi hiç tınmadan taşlarız ve mutlaka bizden size pek acıklı bir azab dokunur."
19. Ayet : Kalu tairuküm meaküm ein zükkirtüm bel entüm kavmüm müsrifun
Anlamı : Peygamberler de şöyle cevap verdiler: "Sizin uğursuzluğunuz beraberinizdedir. Size öğüt verildi diye mi (uğursuzluğa uğradınız)? Doğrusu siz israfı âdet etmiş bir kavimsiniz."
20. Ayet : Ve cae min aksal medıneti racülüy yes'a kale ya kavmittebiul murseliyn
Anlamı : O sırada şehrin ta ucundan bir adam koşarak geldi ve: "Ey kavmim! Uyun o elçilere!"
21. Ayet : İttebiu mel la yes'elüküm ecrav vehüm mühtedun
Anlamı : "Uyun sizden hiçbir ücret istemeyen o zatlara ki, onlar hidayete ermişlerdir."
22. Ayet : Ve ma liye la a'büdüllezı fetaranı ve ileyhi türceun
Anlamı : "Bana ne oluyor da kulluk etmeyecekmişim beni yaratana? Hep döndürülüp O'na götürüleceksiniz."
23. Ayet : E ettehızü min dunihı aliheten iy yüridnir rahmanü bi durril la tuğni annı şefaatühüm şey'ev ve la yünkızun
Anlamı : "Hiç ben O'ndan başka ilâhlar edinir miyim? Eğer O Rahman, bana bir zarar dileyecek olsa, onların şefaati benden yana hiçbir şeye yaramaz ve onlar beni kurtaramazlar."
24. Ayet : İnnı izel le fı dalalim mübın
Anlamı : "Şüphesiz ki ben, o zaman apaçık bir sapıklık içinde olurum."
25. Ayet : İnnı amentü bi rabbiküm fesmeun
Anlamı : "Şüphesiz ki ben, Rabbinize iman getirdim, gelin dinleyin beni."
26. Ayet : Kıyledhulil cenneh kale ya leyte kavmı ya'lemun
Anlamı : (Sonra ona) "haydi gir cennete!" denildi. O da dedi ki: "Ne olurdu kavmim bilseydi!"
27. Ayet : Bima ğafera lı rabbı ve cealenı minel mükramiyn
Anlamı : "Rabbimin beni bağışladığını ve beni kendilerine ikram edilen kullarından kıldığını."
28. Ayet : Ve ma enzelna ala kavmihı mim ba'dihı min cündim mines semai ve ma künna münziliyn
Anlamı : Biz arkasından kavminin üzerine bir ordu indirmedik, indirecek de değildik.
29. Ayet : İn kanet illa sayhatev vahıdeten fe iza hüm hamidun
Anlamı : Sadece bir gürültü oldu, onlar da hemen sönüverdiler.
30. Ayet : Ya hasraten alel ıbad ma yetiyhim mir rasulin illa kanu bihı yestehziun
Anlamı : Yazıklar olsun o kullara ki, kendilerine glen her bir peygamberle mutlaka alay ediyorlardı.
31. Ayet : Elem yerav kem ehlekna kablehüm minel kuruni ennehüm ileyhim la yarciun
Anlamı : Görmediler mi ki, kendilerinden önce nice kuşakları helak etmişiz. Onlar artık kendilerine dönüp gelmiyorlar.
32. Ayet : Ve in küllül lemma cemiy'ul ledeyna muhdarun
Anlamı : Onların hepsi toplanıp, sadece bizim huzurumuza getirilmişlerdir.
33. Ayet : Ve ayetül lehümül erdul meyteh ahyeynaha ve ahracna minha habben feminhü ye'külun
Anlamı : Hem bir delildir onlara ölü toprak. Biz ona hayat verdik ve ondan taneler çıkardık da ondan yiyip duruyorlar.
34. Ayet : Ve cealna fiyha cennatim min nahıyliv ve a'nabiv ve feccerna fiyha minel uyun
Anlamı : Biz orada hurmalıklardan, üzüm bağlarından bahçeler yaptık. İçlerinde pınarlardan sular fışkırttık.
35. Ayet : Li ye'külu min semerihı ve ma amilethü eydiyhim efela yeşkürun
Anlamı : (Bunu), Onun ürününden ve kendi elleriyle yaptıklarından yesinler diye (yaptık). Hâlâ şükretmeyecekler mi?
36. Ayet : Sübhanellezı halekal ezvace külleha mimma tümbitül erdu ve min enfüsihim ve mimma la ya'lemun
Anlamı : Yerin bitkilerinden, kendi nefislerinden ve daha bilemeyecekleri şeylerden bütün çiftleri yaratan Allah'ın şanı ne yücedir.
37. Ayet : Ve ayetül lehümül leyl neslehu minhün nehara fe iza hüm muslimun
Anlamı : Gece de onlara bir delildir. Biz ondan gündüzü soyar çıkarırız, bir de bakarlar ki karanlığa dalmışlar.
38. Ayet : Veş şemsü tecrı li müstekarril leha zalike takdiyrul aziyzil aliym
Anlamı : Güneş de bir delildir ki kendi yolunda akıp gidiyor. İşte bu çok güçlü ve her şeyi bilen Allah'ın takdiridir.
39. Ayet : Vel kamera kaddernahü menazile hatta ade kel urcunil kadiym
Anlamı : Ay'a gelince, ona menziller tayin ettik. Nihayet o eski hurma salkımının çöpü gibi (yay haline) dönmüştür.
40. Ayet : Leşşemsü yembeğıy leha en tüdrikel kamera velel leylü sabikun nehar ve küllün fı felekiy yesbehun
Anlamı : Ne güneşin aya çatması yaraşır, ne de gece gündüzü geçebilir; onların her biri kendi yörüngesinde yüzerler.
41. Ayet : Ve ayetül lehüm enna hamelna zürriyyetehüm fil fülkil meşhun
Anlamı : Onlar için bir delil de bizim, onların neslini dolu bir gemide taşımamızdır.
42. Ayet : Ve halakna lehüm mim mislihı ma yarkebun
Anlamı : Yine kendileri için onun gibi binecek şeyler yaratmamızdır.
43. Ayet : Ve in neşe' nuğrıkküm fela sariyha lehüm velahüm yünkazun
Anlamı : Eğer dilesek onları boğarız da o zaman ne onların feryadına yetişen bulunur, ne de onlar kurtarılır.
44. Ayet : İlla rahmetem minna ve metaan ila hıyn
Anlamı : Ancak tarafımızdan bir rahmet ve bir zamana kadar yaşatmak başka.
45. Ayet : Ve iza kıyle lehümütteku ma beyne eydıküm ve ma halfeküm lealleküm türhamun
Anlamı : Durum böyle iken onlara: "Önünüzdekinden ve arkanızdakinden korkun ki size rahmet edilsin" denildiği zaman,
46. Ayet : Ve ma te'tiyhim min ayetim min ayati rabbihim illa kanu anha mu'ridıyn
Anlamı : Ve kendilerine Rablerinin âyetlerinden herhangi bir âyet geldiği zaman mutlaka ondan yüz çevirirler.
47. Ayet : Ve iza kıyle lehüm enfiku mimma razekakümüllahü kalelleziyne keferu lilleziyne amenu e nut'ımü mel lev yeşaüllahü at'amehu in entüm illa fı dalalim mübın
Anlamı : Onlara: "Allah'ın size rızık olarak verdiği şeylerden hayra harcayın" dendiği zaman, o kâfirler, müminler için: "Allah'ın dileyince doyurabileceği kimseyi biz mi doyuracağız? Siz apaçık bir sapıklık içinde değil de nesiniz?" dediler.
48. Ayet : Ve yekulune meta hazel va'dü in küntüm sadikıyn
Anlamı : Yine onlar: "Eğer doğru söylüyorsanız bu (kıyamet) vaadi ne zaman?" diyorlar.
49. Ayet : Ma yenzurune illa sayhatev vahıdeten te'huzühüm vehüm yehıssımun
Anlamı : Onlar sadece bir tek çığlığa bakıyorlar, bir çığlık ki, onlar çekişip dururken kendilerini yakalayıverir.
50. Ayet : Fela yestetıy'une tevsıyetev ve la ila ehlihim yarciun
Anlamı : O zaman bir vasiyette bile bulunamazlar. Ailelerine de dönemezler.
51. Ayet : Ve nüfiha fis suri fe iza hüm minel ecdasi ila rabbihim yensilun
Anlamı : Sûr'a üfürülmüştür, bir de ne baksınlar kabirlerinden Rablerine doğru akın ediyorlar.
52. Ayet : Kalu ya veylena mem beasena mim merkadina haza ma veader rahmanü ve sadekal murselun
Anlamı : Onlar: "Eyvah başımıza gelenlere! Mezarımızdan bizi kim kaldırdı? O Rahmân'ın vaad buyurduğu işte bu imiş. Gönderilen peygamberler de doğru söylemişler" derler.
53. Ayet : İn kanet illa sayhatev vahıdeten feiza hüm cemiy'ul ledeyna muhdarun
Anlamı : Başka değil, sadece bir tek çığlık olmuş, derhal hepsi toplanmış huzurumuza getirilmişlerdir.
54. Ayet : Fel yevme la tuzlemü nefsün şey'ev vela tüczevne illa ma küntüm ta'melun
Anlamı : Artık bugün hiç kimseye zerre kadar zulmedilmez. Ancak yaptıklarınızın cezasını çekeceksiniz.
55. Ayet : İnne ashabel cennetil yevme fı şüğulin fakihun
Anlamı : Gerçekten cennetlik olanlar bugün bir meşguliyet içinde zevk etmektedirler.
56. Ayet : Hüm ve ezvacühüm fı zılalın alel eraiki müttekiun
Anlamı : Kendileri ve eşleri gölgelerde koltuklar üzerine kurulmuşlardır.
57. Ayet : Lehüm fiyha fakihetüv ve lehüm ma yeddeun
Anlamı : Onlara orada bir meyve vardır. İsteyecekleri her şey onlarındır.
58. Ayet : Selamün kavlem mir rabbir rahıym
Anlamı : (Onlara) Rahîm olan Rab'den "selâm" sözü vardır.
59. Ayet : Vemtazül yevme eyyühel mücrimun
Anlamı : Ey günahkârlar! Bugün siz bir tarafa ayrılın.
60. Ayet : Elem a'hed ileyküm ya benı ademe el la ta'büdüş şeytan innehu leküm adüvvüm mübiyn
61. Ayet : Ve enı'büduni haza sıratum müstekıym
Anlamı : 60 ve 61. Ayet - "Ey Âdemoğulları! Şeytana tapmayın, o size apaçık bir düşmandır ve bana kulluk edin, doğru yol budur, diye size and vermedim mi?" (buyurulacak)
62. Ayet : Ve lekad edalle minküm cibillen kesiyra efelem tekunu ta'kılun
Anlamı : Böyle iken o sizden birçok nesilleri yoldan çıkardı. Ya o zaman düşünmüyor muydunuz?
63. Ayet : Hazihı cehennemülletı küntüm tuadun
Anlamı : İşte bu size vaad edilen cehennemdir.
64. Ayet : Islevhel yevme bima küntüm tekfürun
Anlamı : Bugün yaslanın ona bakalım inkâr ettiğiniz için.
65. Ayet : El yevme nahtimü ala efvahihim ve tükellimüna eydıhim ve teşhedü ercülühüm bima kanu yeksibun
Anlamı : Bugün biz onların ağızlarını mühürleriz de neler kazandıklarını bize elleri söyler, ayakları da şahitlik eder.
66. Ayet : Velev neşaü letamesna ala a'yünihim festebekus sırata fe enna yübsırun
Anlamı : Hem dileseydik gözlerini üzerinden silme kör ediverirdik de yola dökülürlerdi. Fakat nereden görecekler?
67. Ayet : Velev neşaü le mesahnahüm ala mekanetihim femestetau mudiyyev ve la yarciun
Anlamı : Yine dileseydik oldukları yerde kılıklarını değiştirirdik de ne ileri gidebilirlerdi, ne de geri dönebilirlerdi.
68. Ayet : Ve men nüammirhü nünekkishü fil halk efela ya'kılun
Anlamı : Bununla beraber kimin ömrünü uzatıyorsak, yaratılışta onu (güç ve kuvvetini alarak) tersine çeviriyoruz. Hâlâ akıllanmayacaklar mı?
69. Ayet : Ve ma alemnahüş şı'ra ve ma yembeğıy leh in hüve illa zikruv ve kur'anüm mübiyn
Anlamı : Biz ona şiir öğretmedik. Bu ona yaraşmaz da... O sadece bir öğüt ve apaçık bir Kur'ân'dır.
70. Ayet : Li yünzira men kane hayyave ve yehıkkal kavlü alel kafirın
Anlamı : (Bu), diri olanları uyarmak ve kâfirlere de azab sözünün hak olması içindir.
71. Ayet : E ve lem yerav enna halakna lehüm mimma amilet eydına en'amen fehüm leha malikun
Anlamı : Şunu da görmediler mi: Biz onlar için kudretimizin meydana getirdiklerinden birtakım hayvanlar yaratmışız da onlara sahip bulunuyorlar.
72. Ayet : Ve zellelnaha lehüm fe minha rakubühüm ve minha ye'külun
Anlamı : Onları, kendilerinin hizmetine vermişiz de, hem onlardan binekleri var, hem de onlardan yiyorlar.
73. Ayet : Ve lehüm fiyha menafiu ve meşarib efela yeşkürun
Anlamı : Onlarda daha birçok menfaatleri ve türlü içecekleri de var. Hâlâ şükretmeyecekler mi?
74. Ayet : Vettehazu min dunillahi alihetel leallehüm yünsarun
Anlamı : Onlar, Allah'tan başka birtakım ilâhlar edindiler. Güya yardım olunacaklar.
75. Ayet : La yestetıy'une nasrahüm vehüm lehüm cündüm muhdarun
Anlamı : Onların, onlara yardıma güçleri yetmez. Kendileri ise onlar için bazı askerlerdir.
76. Ayet : Fela yahzünke kavlühüm inna na'lemü ma yüsirrune ve ma yu'linun
Anlamı : O halde onların sözleri seni üzmesin. Biz onların içlerini de biliriz, dışlarını da.
77. Ayet : Evelem yeral insanü enna halaknahü min nutfetin fe iza hüve hasıymün mübın
Anlamı : İnsan, kendisini bir damla sudan yarattığımızı görmedi mi de, şimdi apaçık bir hasım kesildi?
78. Ayet : Ve darabe lena meselev ve nesiye halkah kale mey yuhyil ızame ve hiye ramım
Anlamı : Yaratılışını unutarak bize bir de mesel fırlattı: "Kim diriltecekmiş o çürümüş kemikleri?" dedi.
79. Ayet : Kul yuhyıhellezı enşeeha evvele merrah ve hüve bi külli halkın alım
Anlamı : De ki: "Onları ilk defa yaratan diriltecek ve o her yaratmayı bilir."
80. Ayet : Ellezı ceale leküm mineş şeceril ahdari naran fe iza entüm minhü tukıdun
Anlamı : Size o yeşil ağaçtan bir ateş yapan O'dur. Şimdi siz ondan tutuşturmaktasınız.
81. Ayet : Eveleysellezı halekas semavati vel erda bi kadirin ala ey yahlüka mislehüm bela ve hüvel hallakul alım
Anlamı : Gökleri ve yeri yaratan, onlar gibisini yaratmaya kâdir değil midir? Elbette kâdirdir. Çünkü o her şeyi yaratandır, her şeyi bilendir.
82. Ayet : İnnema emruhu iza erade şey'en ey yekule lehu kün fe yekun
Anlamı : O'nun emri, bir şeyi dileyince ona sadece "Ol!" demektir. O da hemen oluverir.
83. Ayet : Fe sübhanellezı bi yedihı melekutü külli şey'iv ve ileyhi türceun
Anlamı : O halde her şeyin mülkü ve tasarrufu (hükümranlığı) elinde bulunan Allah'ın şanı ne yücedir. Siz de yalnız O'na döndürüleceksiniz.

Allah yar ve yardımcınız olsun,Rabbim ettiğimiz tüm duaları kabul etsin inşallah...

Yorumlar