Sayfalar

NE ARAMIŞTINIZ?..

Yükleniyor...

Yatsı Namazından Sonra Okunacak Dilek Duası

Yatsı Namazından Sonra Okunacak Dilek Duası
Yatsı Namazından Sonra Okunacak Dilek Duası
Yatsı namazında uykuya gecikmek söz konusu olduğundan ve yatsı namazı 13 rekatla kılınan en uzun namazlardan biri olduğundan yatsı namazının kılınması, nefisle mücadeleyi kazanmak anlamına gelmektedir. Yatsı namazından sonra okunacak dualar bu nedenle çok önemli olmaktadır,sizin günün yorgunluğu ile 13 rekat namaz kılıp,uykunuzdan feragat ederek kıldığınız namazları Allah C.C mükafatsız bırakmayacaktır,bu yüzden yatsı namazından ve sabah namazlarından sonra kalbinizi Allaha yatırarak içten bir şekilde istek ve dileklerimizi dualar aracılığı ile yüce Rabbimiz Allahtan isteyebiliriz.
Peki bunu nasıl yapacağız?..Dilek,istek ve hacetlerimizi Allah c.c nasıl ileteceğiz?..Öncelikle; Yatsı Namazı kılındıktan sonra, 2 rekat Allah Rızası için Namaz kılınır.
33 defa aşağıdaki dua okur.
“Ela ya’lemu men halaka ve Hüve’l-Latifü’l-Habir.” ve 3” ihlas” ile 1 defa“Fatiha” süresi okunur.Önce Allah’a hamdü sena edilir,sonra peygamberimize salat ve selam edilir.Hacet Allah’a iletilir.En son yine salat ve selam edilir.

Allah kabul etsin... Allah dilek,istek ve hacetlerinizi kabul etsin inşallah.
Devamını Oku »

Büyü Yapıldığının Belirtileri-Cübbeli Ahmet Hoca

Sizlerden Gelen Sorular : Cübbeli ahmet hoca büyü bozma duaları,Büyü nasıl bozulur cübbeli ahmet hoca,Cübbeli ahmet hoca büyü nasıl anlaşılır?,Nihat hatipoğlu büyü nasıl bozulur?,Cübbeli ahmet hoca büyü bozan ayetler,Kuranda büyü nasıl bozulur?

Büyü Yapildiğinin Belirtileri Cübbeli Ahmet Hoca
Büyü Yapıldığının Belirtileri!..
• Ruh halinizde bir değişiklik hissetmeniz, Vesvese halleri... Mesela; bazıları evden dışarı çıkıp içeri girse elbisesinin hatta tüm bedenlerinin kirlendiği hissine kapılarak elbiselerini değiştirirler ve banyo yaparlar... Bazılarının derdi problemi de su ile; devamlı banyo yapmak isterler saatlerce banyoda kalırlar, saatlerce ellerini yıkarlar.
• Kendinizi tanıyamaz durumda olmanız,
• Gece artarak devam eden sıçrayarak uyanmalar, Uyku esnasında korkma, bağırarak uyanma,
• Korkunç rüyalar görmeye başlamanız,
• Rüyalarınızda sık sık kedi, köpek gibi hayvanları görmeniz,
• Uykuda yükseklerden atılma-düşme-uçma (sık sık olanlar)
• Uyku esnasında dişleri gıcırdatmak..
• Uyku esnasında terlemek (oda sıcaklığı yada giydiği şeylerle alakalı olmayan hallerde)
• Boğuluyormuş gibi olmak (boğazını sıkıyorlarmış hissi)
• Kalp ya da midenizde ilgili rahatsızlığınız olmadığı halde göğüs kafesinizde ağrı hissetmeniz
• Aşırı yorgunluk,
• Ensenizde ağrılar,
• Kasıklarda ağrı yada şişkinlik..
• Saçlarınızda elektriklenmeler olması,
• Gözlerdeki ağrılar,
• Gölgenizin sizi izlediği izlenimine kapılmak,
• Hastada hep bir tedirginlik, uyuşukluk, tembellik
• Takip ediliyormuş hissi
• Yalnızlıktan korkma ve tedirgin olma.. (bazıları da tam tersine yalnızlığı sever ve odalarına kapanırlar, kalabalıklardan hoşlanmazlar)
• Sabahları uyanınca ellerde kollarda (genelde sol kolda) uyuşma
• Akşam yatağına yattığında uyuyamama sağa sola dönüp durma, sabaha karşı uykuya dalma, sabahları da uyanıp kalkamama hali..
• Ayak tabanlarınızın yanma halleri başlıca belirtilerdir.

AİLE ve SOSYAL YAŞAMDA BELİRTİLER :
  • Sürekli yalnız kalma ve ortamlardan uzaklaşma,
  •  Aile ve yakınlarına düşmanca davranma,
  •  Eşten – sevgiliden soğuma, uzak ve mesafeli durma,
  •  Cinsel isteksizlik ve fonksiyon bozuklukları (tıbben izah edilemeyen)
  • Bir kişiye aşırı bağlanma ve her türlü olumsuzluğa rağmen kopamama,
  • İş ve rızk anlamındaki sorunlar, başarısızlık,
  • Evlenememe ve sürekli ayrılma sorunları,
  • Dini kurallara karşı direnme ve ibadette zorlanma,
Devamını Oku »

Gusul Abdesti Nasıl Alınır-Nihat HATİPOĞLU?

Sizden Gelen Sorular : Gusül abdesti nasıl alınır ayrıntılı?,Gusul Abdesti Nasil Alinir Nihat HATİPOĞLU?,Gusül abdesti banyodan önce mi sonra mı alınır?,Cübbeli ahmet hoca gusül abdesti nasıl alınır?,Gusül abdesti banyodan önce mi sonra mı alınır diyanet?,Nihat HATPOĞLU gusül abdesti vesvese,Gusül abdesti yıkandıktan sonra mı alınır,Adetliyken gusül abdesti alınır mı diyanet?..
Gusul Abdesti Nasil Alinir Nihat HATİPOĞLU
Gusul Abdesti Nasıl Alınır-Nihat HATİPOĞLU?

Gusül, baştan tırnağa kadar vücudun her tarafını hiçbir yer kuru kalmayacak şekilde yıkamak ve temizlenmektir. Buluğ(ergenlik) çağına gelmiş her müslüman erkeğin ve müslüman kadının şu durumlarda boy abdesti alması gerekir;

1- Cünüplük; yani cinsi münasebet, ihtilam ve ne şekilde olursa olsun meninin (sperm) şehvetle vücut dışına çıkması.

2- Hayız (kadının adet görmesi) ve nifas (lohusalık) hallerinin sona ermesi.
Bu hallerde gusletmek farzdır. Bazı durumlarda da gusletmek, sünnet veya müstehabdır. 

Hac ve Umre yapmak maksadıyla Mekke ve Medine'ye girmeden önce, hac mevsiminde Mina ve Müzdelife'de bulunmadan önce; yağmur duasından önce; herhangi bir hayırlı iş için müslümanlarla bir araya gelmeden ve mübarek gecelerde gusletmek sünnet ve müstehabdır.

Namaz için alınan abdest "küçük abdest" kabul edilerek, gusle "büyük abdest" veya "boy abdesti" adı verilmektedir.

GUSÜL ABDESTİ NASIL ALINIR?
  • Gusül abdesti aynen abdest adabı gibidir. 
  • Gusletmek isteyen kimse önce besmele çekerek gusle niyet eder. 
  • Ellerini bileklerine kadar yıkar ve üzerinde yapışıp kurumuş bir şey varsa onları temizler. Sonra herhangi bir pislik olmasa bile avret yerlerini ve uyluklarını yıkar. 
  • Sonra sağ avucu ile ağzına bolca su alarak iyice çalkalar; bunu üç defa tekrar eder; oruçlu değilse suyun boğazına ulaşmasını sağlar. 
  • Sonra yine sağ eli ile burnuna üç defa su çekerek iyice temizler. 
  • Bundan sonra namaz abdesti gibi bir abdest alır. 
  • Şayet yıkandığı yere su toplanıyorsa, ayakları, abdest alırken değil gusülden çıkarken yıkar. 
  • Abdest aldıktan sonra, önce başına, sonra sırayla sağ ve sol omuzlarına üçer defa su döker. 
  • Her defasında vücudun her tarafını iyice ovuşturur. 
  • Hiçbir yerinin kuru kalmaması için dikkat eder. 
  • Bunun için saçlarının, sakallarının diplerine, göbeğinin içine suyun ulaşmasını sağlar. 
  • Eğer vücudunun bir yerinde, herhangi bir yaradan dolayı ilaç veya sargı varsa ve fazla su bunlara zarar verecekse, bunlann üzerinden suyu hafifçe geçirmekle yetinir; bu da zarar verirse sadece eliyle üzerini mesheder.
Devamını Oku »

Adetliyken Cinsel İlişkiye Girmek Günah mı?

Sİzlerden Gelen Sorular : Adetliyken ilişkiye girmek neden günah?,Adetliyken ilişkiye girmek günahmı diyanet?,Adetliyken ilişkiye girmek günah mı-Nihat Hatipoğlu?,Adetliyken ilişkiye girmenin kefareti?,Adetliyken ilişkiye girmenin zararları?,Adetliyken sevişmek günahmı?,Adetliyken ilişkiye girmenin günahı,Adetliyken ilişkiye girmek abdest...

Adetliyken Cinsel İlişkiye Girmek Günah mi
Adetliyken Cinsel İlişkiye Girmek Günah mı?
Adet döneminde kadınların hormon değişimi nedeniyle cinsel isteği yükselebilir veya erkek, adetliyken ilişkiye girmek için talepte bulunabilir.Peki, dini açıdan adetliyken ilişkiye girmek günah mı? 

Kuran-ı Kerim bu konuya açıkça değinmektedir. Adetliyken ilişkiye girmek, İslami açıdan günahtır. Yani, Allah, bu dönemde evli çiftler arasında bile cinsel ilişkiyi yasaklamıştır. Bu yasağın sebebi, ruhsal ve fiziksel açıdan tıbbi olarak açıklanmıştır.

Bakara suresinin 222. ayetinde: Adetliyken ilişkiye girmek hakkında Kuran-ı Kerim’de Allah şöyle buyurmuştur: “Sana adet hakkında soru soruyorlar. De ki: O, sıkıntı verici bir durumdur; bu nedenle adet döneminde kadınlardan çekilin ve onlara temiz oluncaya kadar yaklaşmayın. Temizlendikleri zaman, Allah’ın size emrettiği yerden onlara varın…” 

Kadınların adet dönemlerinde cinsel ilişki çok ciddi sorunlara ve hastalıklara neden olur. Dinen de kadın adetli iken ilişkiye girmek haramdır. Kadınlar bu günlerinde vücuttaki zehirleri akıtmaktadırlar. İslamın bunu haram kılması insanın bedenen sağlıklı olması ve erkek ile kadın arasındaki sevgi ve saygının korunması içindir.
Zaten, adetliyken ilişki sırasında kadın kendini psikolojik açıdan rahat hissetmez. Hatta ilişki sonrasında daha çok kanama olur ve adet sancısı artar. Ayrıca, adet döneminde kadınlar mikroplara karşı savunmasız olurlar. Erkeğin, herhangi bir hastalığı varsa veya yeterince temiz değilse, kadın mikrop kapabilir. 
Devamını Oku »

Cenabet Gezmek Günah mıdır-Nihat HATİPOĞLU?

Cenabet Gezmek Gunah midir Nihat HATİPOĞLU
Cenabet Gezmek Günah mıdır-Nihat HATİPOĞLU?
Bir insanın cenabet gezmesi günah değildir. Ancak bir vakit namazı geçirecek kadar cünüb durmak namazın aksamasına neden olacağı için caiz değildir. Bu durumdan dolayı namaz kazaya kalmışsa hem kaza edilmeli hem de tevbe istiğfar yapılmalıdır.
Cünüp gezmek,dolaşmak seni dinden çıkarmaz, kafir yapmaz ama caiz değildir.Çünkü cünüpken namaz vb. birçok ibadetleri yapamazsın! Böylece cünüp durmak yani gusul abdesti almadan dolaşmak seni harama yöneltmiştir.Cenabet olmuşsan ve müslümansan en kısa zamanda gusül abdesti alman gerekir. Burada ölçü iki namaz arasındaki vakittir. Yani bu süre içinde gusül abdesini almış olmak gerekir. Burada yanlış anlaşılma olmaması açısından belirtelim ki; Cünüp olmak, cenabet olmak, rüyada ihtilam olmak günah değildir. Ayıp da değildir. Bunlar fıtri olaylardır. Yani Allah c.c yaratılışda insanlara bu hazları ikram etmiştir.
Nikahlı eşiyle birlikte olan veya gece rüyasında ihtilam olan için utanılacak veya günah sayılacak hiç bir durum yoktur. Önemli olan, zamanını geçirmeden gusul abdestini almaktır.

Cünüp olanların yaptığı bazı şeyler vardır ki, bunlar kendileri için mubahtır. Ancak en kısa zamanda gusül almak iyidir. Özellikle bir namaz vakti geçirmeden yıkanmak ise farzdır. Bununla beraber cünüp olarak yemek içmek, uyumak haram değildir. Konuyu haram ve helal noktasından değerlendirmek böyledir. 

Cünübün uyuması: Gudayf ibnu'l- Haris şöyle anlatıyor: "Hz. Âişe'ye: "Rasulullah (s.a.v.) cenabetten gecenin başında mı yıkanırdı, sonunda mı?" diye sordum. Hz. Âişe (r.a.) şöyle cevapladı: "Bazen başında, bazen de sonunda yıkanırdı." Ben: "Allahuekber! Bu konuda genişlik veren Allah'a hamd olsun" dedim." Hz. Aişe (r.a.)'nin bir rivayeti de şöyledir:"Rasulullah, cünüpken uyur ve suya hiç dokunmazdı. " Hz. Ömer, geceleyin cünüp olduğunu (ne yapacağım) sordu. Rasulullah (s.a.v.): "Abdest al, uzvunu yıka, sonra uyu"dedi. Bu delillere göre, cünüp olan kimsenin uyumadan önce abdest alması daha uygundur. Bu arada şunu da unutmadan söylemek gerekir. Bu uyuma işi namaz vaktinin geçirilmemesi şartına bağlıdır. 

Cünübün yemesi ve içmesi: Cünüpken insanların yeme ve içmesinin nasıl olacağını yine Rasulullah (s.a.v.)'ın sünnetinden öğrenelim. Rasulullah (s.a.v.), cünüpken yemek ve içmek istediğinde ellerini yıkar ve sonra yer içerdi. "Peygamber (s.a.v.), cünüpken yemek yemek veya uyumak istediği zaman abdest alırdı." Cünüp olan kimsenin yemek içmek için sadece ellerini yıkaması yeterlidir, ancak abdest alması daha iyi olur. 

Cünüp olan kimseyle oturmak: Cünüp olan kimse diğer insanlarla oturabilir. Ancak dinimizce uygun olan hemen yıkanmasıdır. Ebu Hureyre (r.a.)'nin anlattığına göre, Rasulullah (s.a.v.), Medine sokaklarından birinde kendisine rastlamıştı. Ebu Hureyre bu sırada cünüp olduğu için, Rasulullah (s.a.v.)'in yanından sıvışıp gitti ve yıkandıktan sonra da geldi. Rasulullah (s.a.v.) onun geldiğini görünce sordu: "Ey Ebu Hureyre, neredeydin?" O da cevab verdi: "ben cünüp idim, pis pis yanınızda oturmak istemedim." Bunun üzerine Rasulullah (s.a.v.) şöyle dedi: "Sübhanallah! Müslüman pis olmaz." 

Cünüp olana dokunmak: Cünüp olan kimseye dokunmanın hiçbir sakıncası yoktur. Bu konuyla ilgili olarak şu hadisi delil olarak gösterebiliriz: Huzeyfe bin el- Yemân, bir gün Rasulullah (s.a.v.) ile karşılaştı. Peygamberimiz onunla musafaha etmek için ona doğru elini uzattı. Huzeyfe cünüp olduğunu söyledi. Rasulullah (s.a.v.) de bunun üzerine şöyle dedi: "Mü'min necis olmaz." Cünüp olan kimselerin yukarıda zikrettiğimiz şeyleri belli ölçüler içinde yapmasında bir sakınca yoktur. Yani cünüp olanın yemesi, içmesi, uyuması, toplum içinde bulunması mubahtır. Ancak mü'minin hem maddî hem de manevî olarak her zaman temiz olması gerekir. Üzerindeki yükleri, ağırlıkları kaldırıp atması lazımdır. Bunun için ilk fırsatta, geciktirmeden gusül abdestini almak en iyisidir. Su bulunamadığı takdirde teyemmüm alarak bu yükten kurtulmak mümkündür.

Devamını Oku »

Muska Yaptırmak Günah mı?

Sizlerden Gelen Sorular : Muska yaptırmak günah mı Nihat Hatipoğlu,Muska günahmı Diyanet?,Muska takmak günah mı Nihat Hatipoğlu?,Muska caiz mi Diyanet?

Muska Yaptirmak Günah mi-Nihat HATİPOĞLU
Muska Yaptırmak Günah mı-Nihat HATİPOĞLU?
Bazı hastalıkları, kötülükleri ve nazarı uzaklaştırmak için boyna asılan veya üstte taşınan yazılı kağıt; üç köşeli şekilde katlanmış şey; üç köşeli bir nüsha manalarında kullanılır.
Muska kelimesinin aslı "nüsha"dır. Arapça nüsha'dan Türkçeye bu şekilde, değişerek geçmiştir. Buna Kuzey Afrika'da "hurz", Doğu Arabistan'da "hamaya", "hafiz" yahutta "maâza", Türkiye'de "muska", "nusha" veya "hamail" denir. Hadis ve fıkıh kitaplarında, "rukye" olarak geçmektedir.

Muska, genellikle olası bir hastalıktan korunmak veya tedavi amacıyla yazılarak taşınır. Çoğunlukla üçgen biçiminde meşin, teneke, gümüş ve altın kalplar içine konarak boyna asılır ya da kola takılır. Dört köşeli veya kalp biçiminde kaplara da konan hamail, bütün İslâm dünyasında yaygın biçimde kullanılmaktadır.

Muskalara yalnızca sure, ayet, hadis veya bir dua yazıldığı gibi, Allah'ın, meleklerin, efsanevî kişilerin adları, anlaşılmaz tılsımlı sözler, simgeler, yıldız işaretleri, rakamlar, rumuz ve işaretler, insan ve hayvan resimleri ile garip harf şekilleri de yazılıp çizilmiştir. Sûre, ayet, hadis ve duanın yazıldığı muskalar İslâm dönemine; diğerleri ise, İslâm'dan önceki batıl inanç ve hurâfelere aittir.

Müslümanlar arasında muskalara 113. sûre olan Felak, 114. sûre olan Nâs, Yasin, Fâtiha süreleri, Âyetü'l-Kürsi (2/256), Âyetü'l-Arş (9/130), diğer çeşitli ayet, hadis ve dualar yazılır.

İslâm fıkhı âlimleri, zararı gideren şeyleri üçe ayırmışlardır: Birincisi, açlık için ekmek yemek ve susuzluk için su içmek gibi kesin olanlarıdır. İkincisi, tıbbi tedavilerin bir kısmı gibi muhtemel (maznûn) olanlardır ve üçüncüsü de, okuyarak tedâvi gibi, etkisi ihtimalli olanlardır. Zararı gidereceği kesin olan şeyi kullanmak farz ve onu terk etmek haramdır. Muhtemel olanı yapmak iyidir. Ancak onu terk etmek haram değildir. Üçüncü türünü yapmak da caizdir (Elmalılı Hamdi Yazır, Hak Dini Kur'ân Dili, İstanbul 1970, IX, 6395 vd.).

Dolayısıyla İslâm'a göre nazar, korku ve benzeri bazı psikolojik hastalıklar için sûre, ayet, hadis ve duaları okumak ve yazıp bir yere asmak caiz kabul edilmiştir.

Her şeyden önce İslâm dini, insan sıhhatinin korunmasına ve hastalandığı zaman tedâvî görmesine son derece önem vermiştir. Ebu Hureyre, İbn Abbâs ve İbn Mes'ûd'tan rivâyet edildiğine göre, birisi Hz. Peygamber (s.a.s)'in huzuruna gelerek, "Ya Rasûlallah, gerektiğinde tedavi olalım mı?" diye sormuş. Hz. Peygamber (s.a.s) bu soru üzerine: "Ey Allah'ın kulları tedâvi olunuz. Yüce Allah ihtiyarlığın dışındaki her hastalığın şifâsını da yaratmış" diye buyurmuştur (Buhârî, Tıb, 1; et-Tirmizî, Tıb, 2;)

Ebu Sâîd kanalıyla rivâyet edilen bir hadiste, Hz. Peygamber (s.a.s)'in muavvizeteyn (Felak ve Nas) sûreleri nazil oluncaya kadar, insan ve cinlerin nazarlarından Allah'a sığındığı açıklanmaktadır (et-Tirmizî, Tıb, 16; İbn Mace, Tıb, 33).

Hasta olan bir insanın dua etmesi ve okuması caiz olduğu gibi, salih kimselere bunu yaptırmak da caizdir. Hz. Aişe (r.a)'dan şöyle rivâyet edilmiştir: Hz. Peygamber (s.a.s) hasta olan akrabalarının üzerine okuyarak sağ eliyle onları sıvazlar ve şöyle derdi: "Ey Allah'ım, ey insanların Rabb'ı, şu hastalığı götür, şifâ ver, şifâ veren Sensin. Senin vereceğin şifâdan başka şifâ yoktur. Hastalığı ortadan kaldıracak bir şifâ ver" (İbn Mace, Tıb, 35, 36).

Bu ve benzeri rivâyetlere göre, okuma ve yazma sureti ile tedâvî caizdir. Ancak bunun için bazı şartlar vardır. Bu şartları şöyle sıralamamız mümkündür:

1- Okunan ve yazılan şey sure, ayet, hadis veya manası anlaşılan dua olacak.

2- Manası bilinmeyen bir takım isim, harf, resim ve işâretler kullanılmayacak.

3- Tıbbi tedavide olduğu gibi, burada da şifâ verenin yalnız Allah olduğuna inanılacak; O'ndan başkasından hiç bir şey umulmayacaktır.

4- Sevdirmek veya nefret ettirmek gibi, tedâvi ile alakası olmayan şeyler için yapılmayacaktır (Elmalılı Hamdi Yazır, Hak Dini Kur'ân Dili, IX, 6397).

5- Ayırma, iflas ettirmek için bir kişinin kötülüğüne yapılmayacaktır. 


Dikkat edilecek diğer bir husus da muska yazarken veya yazdırırken, İslâm'a muhalif olan her şeyden uzak durmak gerekir. Ölçü İslâm ve niyet Allah'ın rızası olmalıdır.

Âlimlerin çoğunluğu, okuma veya yazma yolu ile tedaviden ücret almayı caiz görmüş bunu haram kabul etmemişlerdir (et-Tirmizî, Tıb, 20; el-Aynî, Umdetu'l-Kari, V, 647). Ancak bunu istismar etmemek gerekir.

Yukarıdaki şartlara uygun olarak yazılan muskaları kullanmak ve taşımak caizdir. İslâm dini açısından herhangi bir sakıncası yoktur; fakat bu şartlara aykırı olarak yazılan ve taşınan muskalar, Allah'a ortak koşma (şirk) anlamına gelebileceğinden, kesinlikle yasaklanmış, haram kabul edilmiştir.
Devamını Oku »

Homunculus Nedir?Yapmak Caiz midir?

Homunculus Nedir Yapmak Caiz midir?
Homunculus Nedir?Homunculus Yapmak Caiz midir?

Bu anlatıların,yani Homunculus denen kuramın yalan ve safsatadan ibaret olsada sizleri bu konuda bilgilendirmeye çalışacağım;


Kuram diye ortaya atılan bu safsata; Latince insancık, küçük insan anlamındaki kelime 1400'lü yılarda Paracelsus tarafından ortaya atılmış bir kuramdır. Bu kurama göre spermin içinde tamamen gelişmiş fakat çok küçük boyutlarda bir insan vardır. Cinsel birleşme ile bu insancık anneye geçer, orada büyür ve doğar. O çağda bazı simyacılar anne olmadan sadece spermle çocuk büyütmenin yollarını aramışlardır ve büyük ortaçağ hekimi Paracelsus, o çağın simyacıları arasında pek yaygın bir konu olan insan yapma konusunda bir tarif vermektedir!..

Rivayete göre bu tarifte "Bir adamın menisini kırk gün boyunca çürümüş at gübresi ile birlikte hava geçirmez biçimde mühürlenmiş bir şişenin içinde çürümeye bırakın. Ve gözle kolayca görülebilecek bir biçimde yaşamaya, hareket etmeye ve kımıldamaya başlayıncaya kadar orada tutun. Bu zaman süresinden sonra, bir ölçüde insan gibi olacak, ama saydam ve vücutsuz olacaktır. Eğer bundan sonra, her gün dikkatle ve özenle insan kanı ile beslenir ve kırk gün daha at gübresinin ısısında tutulmaya devam edilirse, belli bir sürenin sonunda hakiki ve yaşayan bir bebek haline gelecektir. Bu bebeğin bir kadından doğmuş bir bebekte bulunan tüm organları vardır, ama daha küçüktürler. Buna Homunculus adı verilir. Artık geriye onun büyük bir dikkat ve itinayla eğitilmesi, zeka belirtileri ortaya çıkana kadar bu eğitiminsürdürülmesi kalmaktadır."

Bu konuda açıklma yapma gereği bile duymuyoruz,sağlıklı bir akla sahip olan bir insanın yukarıda yazılanların ne kadar saçma ve mantıksız olduğunu anlaması hiçte zor değildir,eğer böyle bir şey olsaydı etrafımızda bu tarz bir çok ucube insan olması ve dışarıda bunlarla karşılaşmamız gerekirdi,peki nerde bunlar;yok,çünkü böyle bir şey yok Homunculus kuramı tamamen bir safsatadır.
Bu tarz uygulamalar yapmak caiz değildir,büyü yapmak olarak sayılabilir ve büyü yapmak en büyük günahlardan biridir...
Devamını Oku »