Sayfalar

Ne Aramıştınız?

10.12.2018

Ahirette Biriyle Evlenmek İçin Dua

SORU: Hocam gençken çok sevdiğim biri vardı ama ailem o kişiyle evlenmemi engelledi. Şuan 58 yaşındayım ve hala o kişiyi seviyorum, ama ailemin münasip gördüğü biriyle evliyim. Bir arkadaş ahirette iyi amelli kişilerin istedikleri her şey olacak dedi. Ahirette biriyle evlenmek için dua caiz midir, yani o sevdiğim, aşık olduğum insanla bir araya gelmek mümkün mü?, Ahirette istediğim biriyle evlenmek için dua etsem caiz midir? Ahirette biriyle evlenmek için dua var mıdır?

BENZER SORULAR: Cennette kadın kocasını istemezse nasıl olacak?, iki evlilik yapan erkek ahirette hangi eşiyle bir araya gelecek?, cennette eşler birbirini istemezse ne olacak?, cennette istediğin kişiyle evlenme, cennette erkeğin kaç eşi olacak?, ahirette eşlerin buluşması, cennette sevdiğine kavuşmak, ahirette ilk eşle... vb.
ahirette biriyle evlenmek icin dua
CEVAP: Ahirette biriyle, yani istediğiniz bir kişiyle evlenmek için okunacak bir dua yoktur. Fakat yazdıklarımı atlamadan okumanızı tavsiye ederim. Siz Allahın izniyle inşallah istediğiniz kişiyle ahirette buluşacaksınız. 
Cennet ehli, makamına uygun olarak her şeyi isteyebilir. Öncelikle herkesin dünyadaki eşiyle nikahlanması söz konusudur. Hiç evlenmeyenler için ise durum farklı olabilir. Ayrıca cennette isteyeceği bir şeyi bu dünyada hak etmesi gerekir. Ancak bu konuda kesin bir şey söylemek doğru olmaz. Cenneti dünya gözüyle düşünmemek gerekir. Burada istenilenler orada istenilmeyebilir.

Bu hususta şu nokta hatırdan hiç çıkarılmamalıdır: Cennette birlikte olacak hanımla bey, dünyadaki zaafların sahibi hanımla beyin aynısı olmayacaktır. İkisi de ayetin tabiriyle "tathir" olmuş, yani her türlü maddi manevi kirlerden, kusur ve çirkinliklerden tümüyle temizlenmiş olarak cennette birlikte olacaklardır. Hatta hayallerinde olan hanım ve bey nasıl idiyse, ikisi de aynen öyle duruma çıkacaklar, birbirlerini mutlu edecek cennet genciyle Cennet hurisi görüntüsüne gireceklerdir. Dünyada var olan bazı sevgiyi gölgeleyici görüntülerden de tümüyle arınmış halde buluşacaklardır cennette.

Böylece, beyin dünyadaki hanımı, her manasıyla hayran kalacağı bir cennet hurisi haline geleceği gibi, hanımın dünyadaki beyi de her manada hayran kalacağı bir cennet genci haline gelecek; dünyadaki gölgeli mutluluklarını cennette gölgesiz şekilde, daha ileri safhada yaşama imkanı bulacaklardır.


Özet Olarak:

a) Asıl olan her karı-kocanın cennette de bu arkadaşlıklarının devam etmesidir.

“Biz onları(cennete giden erkekleri) iri gözlü hurilerle de evlendiririz.” (Duhan, 44/54) mealindeki ayette yer alan “Huri”lerden maksat dünya kadınları olduğunu söyleyen alimler de vardır. (bk. Alusi, ilgili ayetin tefsiri)

b) Dünyada hiç evlenmemiş olan erkekler hurilerle evlenebileceği kesin olmakla beraber, onun gibi bekâr kalmış biriyle de evlenebilir. Dünyada bekâr kızlar ise cennette arzu ettikleri biriyle evleneceklerdir.

c) İki veya daha fazla erkekle evlenmiş bir kadın orada diğer kocalarıyla evlenmesi, ilk kocasından boşanmakla değil, onun ölümü üzerine gerçekleşmişse ilk eşiyle bir görüşe göre son eşiyle evlenecektir. Bununla beraber, kocalarından daha çok beğendiği ile de evlenebilir. (krş. Alusî; Duhan, 44/54. ayetin tefsiri)

d) “Orada canların istediği, gözlerin hoşlandığı her şey vardır. Ve siz orada ebedî kalacaksınız.” (Zuhruf, 43/71) mealindeki ayetin ifadesine bakılırsa, Cennette herkese istediği verilecektir.

O halde dünyada iken evli olanların biri diğerini ister, diğeri onu istemezse (böyle bir şuur ve talep olacaksa) isteyene benzeri verilir, istemeyen serbest kalır ve istediğini alabilir.

e) Dünya kadınları hurilerden daha güzel olacaktır. (Taberani, Evsat, h. no:3141; Mecmau’z-Zevaid, h. no: 11396).

f) Dünyada iki/veya daha fazla evlilik yapmış olan kadınlar, hep birlikte cennete gitmişlerse, orada ahlakı en güzel olan / en çok sevdiği kocasını tercih ederler. (bk. Taberani, Evsat, h. no:3141; Mecmau’z-Zevaid, h. no: 11396)


Devamını Oku »

28.11.2018

Yalan Söylemek Büyük Günahlardan mıdır?

Yalan söylemek büyük günahlardan mıdır?, kocaya yalan söylemek günah mı?, mecburiyetten yalan söylemek yani yalan söylemek zorunda kalmak günah mıdır?, kısacası hangi durumlarda yalan söylemek günah değildir?, yalan söylemek hadis, evlilikte yalan söylemek, yalan söylemenin kefareti nedir?, yalan söylemenin cehennemdeki cezası nedir?.. sorular böyle uzayıp gidiyor. Sırasıyla hepsini cevaplayacağız inşallah.
yalan soylemek buyuk gunah midir
Dinimiz yalan ve yalancılığı günahların en büyüklerinden birisi olarak kabul eder.
Bir hadislerinde Hz. Peygamber (asm) Efendimiz, "Size büyük günahların en büyüğünü haber vereyim mi?" buyurur ve bunu üç kere tekrar eder. Sahabe efendilerimiz, "Evet" deyince: "Allah'a şirk koşmak, anne-baba haklarına riayetsizlik, cana kıymak" buyururlar. Ardından da "Haberiniz olsun! Yalan söz, yalan şahitlik" diyerek yalanın da büyük günahlardan olduğunu üstüne basa basa tekrarlayarak ifade eder. (Buharî, Şehadet, 10)

Yalan niçin büyük günahlar içinde ifade ediliyor? Çünkü yalan, pek çok büyük günahı tetikleyebilecek potansiyele sahip bir günahtır. Diğer büyük günahlar ise kendi başına müstakil bir günahtır. Ancak yalan neredeyse bütün büyük günahlarla irtibatlıdır. Mesela, büyük günahlardan birisi olan içkiyi içen kimse, şuurunu kaybettiği için yalan söylemeye hazır hale gelir. Kumar oynayan, kaybettiklerini almak için yalana başvurur.

Örnekleri çoğaltabiliriz. Rabbimiz Kuran-ı Kerim'de, "Yalan sözden sakınınız." (Hac 22/30) "Ey İman edenler! Allah'tan korkun ve doğru söz söyleyin." (Ahzâb 33/70) buyurarak bu çirkin günah hakkında bizi ikaz eder.

Yalanın küçüğü büyüğü olmaz. Yalan yalandır. Yalanın pembesi yeşili de olmaz. Küçük küçük söylenen yalanlar, zamanla insanı yalancılığa götürür. Taviz tavizi doğurur. Baştan küçümsenerek söylenen minik yalanlar, insanda alışkanlık haline gelebilir. Neticede de o insan daha büyük yalanlar söylemeye başlar ve Allah katında yalancı hükmünü alır.

Peygamber Efendimiz bir hadislerinde bu hakikati şöyle dile getiriyor: "Yalandan sakının. Yalan insanı günaha, o da Cehenneme götürür. Kişi durmadan yalan söyler ve yalan araştırırsa Allah katında yalancılardan yazılır." (Buhari, Edeb, 69)

Yalan söylemek hangi hal ve şart olursa olsun caiz değildir. Eğer doğru söylemek zarar verecekse o zaman doğrudan yalan söylemeden “kinaye-tevriye” suretiyle kapalı ve yoruma açık konuşmanın sakıncası olmaz.


Yalan, günahların en çirkini, ayıpların en fenası, kalbleri karartan bütün kötülüklerin başıdır. Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:
(Yalan, nifak kapılarından biridir.) (İbni Adiy)

(Mümin, her hataya düşebilir, ama hainlik yapamaz ve yalan söyleyemez.) (Bezzar)

(Doğru olun, doğruluk iyiliğe, iyilik ise, Cennete çeker. Yalandan sakının, yalan fücura, fücur ise Cehenneme götürür.) (Buhari)

(Sözle çıkarılan fitne, kılıçla çıkarılan fitne gibidir. Yalan söylemek, iftira etmek ile çıkarılan fitne, kılıçla çıkarılan fitneden de kötüdür.) (İbni Mace)

(Pazarcıların çoğu facirdir! Çok yemin ederek günaha girerler ve yalan söyleyerek alışveriş yaparlar.) [Hakim]

(Aldatan Cehennemdedir.) (Taberani)

(Yalan yere yemin büyük günahtır.) (Buharî)

(Danışana, yalan söyleyen kimse, ona hıyanet etmiş olur.) (İbni Cerir)

(En büyük günah, yalan yere yemin etmektir.) (Buharî)

Peygamber efendimiz, yalan söyleyenin ağzının bir taraftan kulağına kadar demir çengelle yırtılacağını, diğer tarafa geçildiğinde, önceki yırtılan tarafın iyi olacağını, sonra iyi olan tarafın tekrar yırtılarak bu şekilde Kıyamete kadar, kabrinde azabın devam edeceğini bildirmiştir. (Buharî)

Bir genç, Peygamber efendimize, üç büyük günaha yakalandığını bildirdi. Bunlardan biri yalandı. Peygamber efendimiz, (Yalanı benim için terk et!) buyurdu. Genç, peki diyerek gitti. Bir günahı işleyeceği zaman, (Eğer bu günahı yaparsam, Resulullah sorduğunda, evet dersem suçum meydana çıkar. Hayır dersem, yalan söylemiş, verdiğim sözü tutmamış olurum) diye düşündü. Diğer iki günahı da bıraktı. (Şir'a)

Büyükler buyuruyor ki:
Oğlum, yalandan sakın, o serçe eti gibi tatlıdır. Ondan az kimse kurtulur. (Lokman Hakim)

Allah indinde en büyük hata, yalan konuşmaktır. (Hazret-i Ali)

Yalancı ile cimri Cehenneme girer, ama hangisi daha derine atılır, bilmem. (Şabi)

Doğru ile yalan, biri diğerini çıkarıncaya kadar kalbde boğuşur. (Malik bin Dinar)

İçi dışına, sözü işine uymamak, nifaktandır. Nifakın temeli ise yalandır. (Hasan-ı Basrî)

Eshab-ı kiram indinde yalandan daha kötü bir şey yoktu, çünkü onlar, yalanla imanın bir arada bulunamayacağını bilirlerdi. (Hazret-i Âişe)


Devamını Oku »

22.11.2018

Hakkını Helal Edip Vazgeçmek Olur mu?

hakki-helalden-vazgecmek
Soru: Hocam selamaleküm, benim bir sorum olacak. Üzerinde hakkımın çok olduğu biri gelip benden helallik istedi bende o kişiye hakkımı helal ettim, ama kısa sürede bana bir çok yanlış yaptı helal ettiğim haktan vazgeçebilir miyim? Hakkımı helal etmekten vazgeçebilir miyim?, hakkını helal edip vazgeçmek olur mu?

Benzer Sorular ve Konular : Hakkını helal edip vazgeçmek, gönülsüz hak helal etmek, istemeyerek hakkını helal etmek, hakkını helal etmemek hadis, hakkını helal etmeyen cennete girebilir mi?, kul hakkını helal etmezse ne olur?, hakkını helal etmemek günah mı?, hakkını helal etmediğin kişiye ne olur?

Cevap: Baskı altında veya benzeri bir etki altında kalarak helal ettiyseniz o hakkınızı helal etmiş sayılmazsınız. Böyle durumlar yoksa nerede olursa olsun hak helal edilirse o hak kapanmış olur. Hakkı istemeden de olsa helal ederseniz yine hak olayı bitmiş olur. Kul hakkı helal edildikten sonra HAK konusu biter. Bir daha ben helal etmem/geri haram olsun deme hakkı yoktur.

Lakin sizden helallik isteyen kişi bir şeyler gizlemişse ve siz ona hakkınızı helal ettikten sonra gizlediği şeyleri anlatmışsa hakkınızı yeniden haram edebilirsiniz. 


Kısacası hakkınızı helal ederek geçmişe yönelik o kişi üzerindeki haklarınızdan vazgeçmiş oluyorsunuz, yani geçmişe yönelik haklarınız o kişiye helal oluyor, ama zaman içerisinde o kişi üzerinde yeni haklarınız vuku bulduysa bu haklarınızı haram edebilirsiniz.

Devamını Oku »

12.11.2018

Hilye i Şerif Duası Arapça | Hilyei Şerif Duasının Arapça Yazılışı

Hilye i Şerif Duası arapça, hilye i şerif duası arapçası, hilye i şerif fazileti diyanet, hilye i şerif evde bulundurmak, hilye-i şerif diyanet, hilye i şerif tablo.
hilye i şerif duası arapça

كَانَ عَلِيٌّ رَضِيَ اللَّهُ عَنْهُ إِذَا وَصَفَ النَّبِيَّ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ قَالَ: لَمْ يَكُنْ بِالطَّوِيلِ الْمُمَّغِطِ وَلَا بِالْقَصِيرِ الْمُتَرَدِّدِ وَكَانَ رَبْعَةً مِنْ الْقَوْمِ وَلَمْ يَكُنْ بِالْجَعْدِ الْقَطَطِ وَلَا بِالسَّبِطِ كَانَ جَعْدًا رَجِلًا وَلَمْ يَكُنْ بِالْمُطَهَّمِ وَلَا بِالْمُكَلْثَمِ وَكَانَ فِي الْوَجْهِ تَدْوِيرٌ أَبْيَضُ مُشْرَبٌ أَدْعَجُ الْعَيْنَيْنِ أَهْدَبُ الْأَشْفَارِ جَلِيلُ الْمُشَاشِ وَالْكَتَدِ أَجْرَدُ ذُو مَسْرُبَةٍ شَثْنُ الْكَفَّيْنِ وَالْقَدَمَيْنِ إِذَا مَشَى تَقَلَّعَ كَأَنَّمَا يَمْشِي فِي صَبَبٍ  وَإِذَا الْتَفَتَ الْتَفَتَ مَعًا بَيْنَ كَتِفَيْهِ خَاتَمُ النُّبُوَّةِ وَهُوَ خَاتَمُ النَّبِيِّينَ أَجْوَدُ النَّاسِ كَفَّا وَأَشْرَحُهُمْ صَدْرًا وَأَصْدَقُ النَّاسِ لَهْجَةً وَأَلْيَنُهُمْ عَرِيكَةً وَأَكْرَمُهُمْ عِشْرَةً مَنْ رَآهُ بَدِيهَةً هَابَهُ وَمَنْ خَالَطَهُ مَعْرِفَةً أَحَبَّهُ يَقُولُ نَاعِتُهُ لَمْ أَرَ قَبْلَهُ وَلَا بَعْدَهُ مِثْلَهُ


عَنِ الْحَسَنِ بْنِ عَلِيٍّ قَالَ : سَأَلْتُ خَالِي هِنْدَ بْنَ أَبِي هَالَةَ ، وَكَانَ وَصَّافًا عَنْ حِلْيَةِ رَسُولِ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ ، وَأَنَا أَشْتَهِي أَنْ يَصِفَ لِي مِنْهَا شَيْئًا ، فَقَالَ كَانَ رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ فَخْمًا مُفَخَّمًا يَتَلأْلأُ وَجْهُهُ تَلأْلُؤَ الْقَمَرِ لَيْلَةَ الْبَدْرِ، أَطْوَلَ مِنَ الْمَرْبُوعِ، وَأَقْصَرَ مِنَ الْمُشَذَّبِ، عَظِيمَ الْهَامَةِ، رَجِلَ الشَّعْرِ، إِنِ انْفَرَقَتْ عَقِيصَتُهُ فَرَقَ وَإِلا فَلا يُجَاوِزُ شَعْرُهُ شَحْمَةَ أُذُنَيْهِ، إِذَا هُوَ وَفْرَةٌ أَزْهَرُ اللَّوْنِ، وَاسِعُ الْجَبِينِ، أَزَجُّ الْحَوَاجِبِ سَوَابِغَ فِي غَيْرِ قَرَنٍ، بَيْنَهُمَا عِرْقٌ يُدِرُّهُ غَضَبٌ، أَقْنَى الْعِرْنِينَ، لَهُ نُورٌ يَعْلُوهُ يَحْسِبُهُ مَنْ يَتَأَمَّلُهُ أَشَمَّ، كَثَّ اللِّحْيَةِ، سَهْلَ الْخَدَّيْنِ، ضَلِيعَ الْفَمِ، أَشْنَبَ، مُفْلَجَ الأَسْنَانِ، دَقِيقَ الْمَسْرُبَةِ، كَأَنَّ عُنُقَهُ جِيدٌ دُمِيَتْ فِي صَفَاءِ الْفِضَّةِ، مُعْتَدِلَ الْخَلْقِ، بَادِنَ مُتَمَاسِكَ سَوَاءَ الْبَطْنِ وَالصَّدْرِ، عَرِيضَ الصَّدْرِ بَعِيدَ مَا بَيْنَ الْمَنْكِبَيْنِ ضَخْمَ الْكَرَادِيسِ، أَنْوَرَ الْمُتَجَرَّدِ مَوْصُولَ مَا بَيْنَ اللَّبَّةِ وَالسُّرَّةِ بِشَعْرٍ، يَجْرِي كالْخَطِّ، عَارِيَ الثَّدْيَيْنِ وَالْبَطْنِ مِمَّا سِوَى ذَلِكَ، أَشْعُرَ الذِّرَاعَيْنِ وَالْمَنْكِبَيْنِ وأَعَالِي الصَّدْرِ، طَوِيلَ الزَّنْدَيْنِ، رَحْبَ الرَّاحَةِ شَثْنَ الْكَفَّيْنِ وَالْقَدَمَيْنِ، سَائِلَ الأَطْرَافِ، خُمْصَانَ الأَخْمَصَيْنِ، مَسِيحَ الْقَدَمَيْنِ يَنْبُو عَنْهُمَا الْمَاءُ، إِذَا زَالَ زَالَ قُلْعًا يَخْطُو تَكَفِّيًا وَيَمْشِي هَوْنًا، ذَرِيعَ الْمِشْيَةِ إِذَا مَشَى كَأَنَّمَا يَنْحَطُّ مِنْ صَبَبٍ، وَإِذَا الْتَفَتَ الْتَفَتَ جَمِيعًا خَافِضَ الطَّرْفِ، نَظَرُهُ إِلَى الأَرْضِ أَطْوَلُ مِنْ نَظَرِهِ إِلَى السَّمَاءِ، جُلُّ نَظَرِهِ الْمُلاحَظَةُ يَسُوقُ أَصْحَابَهُ، يَبْدُرُ مَنْ لَقِيَ بِالسَّلامِ،

Devamını Oku »

10.11.2018

En Büyük ve En Kuvvetli Dua Hangisidir?

Sizlerden gelen soruların bazıları ; " En büyük dua hangisidir?, en kuvvetli dua hangisidir?, çabuk tesir eden dualar, ilaçtan daha tesirli dualar, red olunmayacak dualar, büyük arzu duası, en tesirli dualar ve zikirler denenmiş, tesirli dualar fazileti büyük dualar hangisidir? " bu şekildeydi.
en-buyuk-kuvvetli-dua
Bilelim ki, Kur’ân-ı Kerîm’de mevcût bulunan en büyük dua âyetleri "FÂTİHA" sûresidir.

Bu sebepledir ki, namazın her rek’âtında bu âyetlerin okunması farz olmuştur. Hazreti Resûl aleyhisselâm bu konuda şöyle buyurmuştur:

"Fâtiha’sız namaz olmaz!"

Gene bu konudaki bir başka hadîs-i şerîf’te Fâtiha için şöyle buyrulur:

-Sana Kur’ân-ı Kerîm’deki sûrelerin sevap cihetiyle en büyüğünü öğreteyim mi?.. Bu sûre, “Elhamdulillahi rabbul âlemiyn"dir.

Gene bir başka hadîs-i şerîf’e göre, Fâtiha sûresi "Kur’ân’ın anahtarıdır".

Fâtiha sûresi ile alâkalı, bu sûrenin faziletini bildiren pek çok hadîs-i Rasûlullah mevcut olmasına rağmen, biz bu konuda daha fazla konuşmak istemiyoruz.

Ancak şunu belirtelim ki, her gün 41 Fâtiha okumayı alışkanlık edinenler bunun pek çok faydasını zaman içinde müşahede ederler.

Ayrıca sahabeden bazı zevât çeşitli ağrılara karşı gene bu sûreyi okuyarak çok faydalandıklarını bildirmişlerdir ki, bunu daha sonra da tecrübe edip yararını gören bir hayli insan mevcuttur.

Fâtiha’nın ayrıca belli bir süre ile kayıtlı olmaksızın 40 bin defa okunmasının da kişiye ölüm ötesi yaşamda çok büyük faydalar hasıl edeceği çeşitli evliyâullah tarafından ifade edilmiştir.

Öte yandan her "Fâtiha" okunuşunda, sonunda "Amin" denmesi hakkında da birçok hadîs vardır.

“Bismi’llâh’ir-Rahmân’ir-Rahîm.

Elhamdu lillahi rabbil âlemiyn, errahman-ir rahiym, mâliki yevmid diyn, iyyake na’büdü ve iyyake nestaıyn, ihdinas sıratal mustakıym, sıratalleziyne en’âmte aleyhim gayrıl mağdubi aleyhim veladdâlliyn.”


“Rahman ve Rahîm olan ALLAH isminin manâsıyla (başlarım).

Hamd, âlemlerin rabbı olan, Rahman ve Rahîm Allah’a aittir. Din gününün mâlikidir. Yalnız sana kulluk eder ve yanlız senden yardım isteriz. Hidayet et bize, doğru yola; O doğru yola ki, en’âmda bulunduklarına nasib ettin o yolu; gazabına ulaşanların ve dalâlette kalanların değil.”

Devamını Oku »

27.10.2018

Define Bulmak İçin İstihare Yatmak | Hazine İstiharesi

Sevgili kardeşlerim bana yolladığınız mesajlar arasında; define bulmak için en etkili dua va mı diye sormuş bir arkadaş. Bir diğer arkadaş tesbih ile define bulma ve hazine istiharesi hakkında bilgi almak istemiş. Bir diğer arkadaşımız ise rüyada define yeri görmek için etkili dua ve havas ilmiyle define bulma yöntemini sormuş. Bir kişide yumurta ile define bulmak diye bir şey var mıdır ve rüyada define yerinin söylenmesi doğru mudur diye sormuş. Tüm bu soruların cevaplarını aşağıda sizler için paylaştım. Allah yardımcınız olsun.
hazine bulmak icin İstihare yatmak
DEFİNE BULMAK İÇİN İSTİHARE YATMAK
Bir yerde define olup olmadığını anlamak için: Önce iki rekat istihare namazı kılıp, her iki rekatta da bir Fatiha ve kırk defa ihlas suresini oku. Namazdan sonra kıbleye
karsı yönelip iki diz üzerine otur ve üç yüz (300) defa su Ayeti Kerimeyi oku:

"Bismillahirrahmanirrahim. Vellezine amenu ve amilus salihati lenükeffiranne anhüm seyyiatihim veleneczi yennehüm ahsenellezi kanü ya’melun" 
NAHL suresi 97

Daha sonra dünya kelamı konuşmadan kıbleye karsı sağ yanın üzerine yat. Rüyanda ruhanilerden iki kisi gelip, o definenin nerede olduğunu ve oradan nasıl çıkarılacağını sana söylerler.

YUMURTA İLE DEFİNE YERİ BULMA
Bir yumurta alıp, üzerine Çarşamba günü Şems sure sini kırk (40) defa oku. Okuduktan sonra şüpheli mekana gidip, yumurtayı yere göm. Gömdükten sonra aşağıdaki Ayeti Kerimeyi yetmiş (70) defa okuyup, mekanı terket. Ertesi günü o mekana erkenden gelip, yumurtanın üzerini aç. Eğer yumurta parça parça olmuş ise orada hazine vardır. Eğer yumurta sapasağlam duruyorsa, o mekanda hazine yoktur. Sen anla!
Yetmiş defa okunacak Ayeti Kerimeler budur:

بِسْمِ اللهِ الرَّحمَنِ الرَّحِيمِ فَفَتَحْنَا اَبْ وابَ السَّمَاءِ بِمَاءٍ مُنْهَمِرٍ
وَفَج رَّنَا اْلاَرْضَ عُيُونًا فَالْتَقَى الْمَاءُ عَلَى اَمْرٍ قَدْقُدِرَ

Bismillahirrahmanirrahim. Fefetahna ebvabes sema-i bi main
münhemir. Ve feccernel arda uyunen feltekal maü ala emri
kadkudir.

DEFİNE İLME BAŞLAMANIN ŞARTI:
Kurani Kerimde Mü’min Sure'sinin 60. Ayeti Kerime’sinde şöyle buyurur:

بِسْمِ اللهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ اُدْعُونِى اِسْتَجِب ْلَكُمْ
Bismillâhirrahmânirrahîm. Udûnî istecib leküm.
( Bana ibadet ve dua edinki, karşılığını vereyim ).

1. Kesin karar: Yapacağın bir amelden hiçbir zaman şüphe etmemek. Çünkü şüphe yapılan bir ameli bozar. Peygamberimiz Hazreti Muhammed (s.a.v.) şöyle buyurmuşlardır:

اُدْعُو الله َوَاَنْتُمْ مُوقِنُونَ بِاْلاِجَابَةً
Üdullâhe ve entüm mûkinûne bil icâbeh.
( Allah’a dua ederken kabül olacağına inanarak dua ediniz).


2. Sabır etmek: Bıkmadan, yorulmadan, usanmadan, tam sabır ve rabıta ile başlamış olduğun işin muvaffakiyetle neticelenmesine kadar devam etmelidir. Allah Teala hazretleri Kuran-ı Kerimde şöyle buyurmuştur:

يَااَيُّهَا الَّـذِينَ آمَنُوا اصْبِرُوا وَصَابِرُوا وَرَابِطُوا وَاتَّقُوا اللهَ لَعَلَّكُمْ تُفْلِحُونْ
Yâ eyyühellezîne âmenus birû ve sâbirû ve râbitû vette kullâhe lealleküm tüflihûn.
(Ey İman edenler! Sabredin ve sabırlı olma yarışında ileri geçin ve bütün varlığınızla Allah c.c. a bağlanınız. Ve Allah’tan korkunki, kurtuluşa erişesiniz. Sure-i Al-i İmran, Ayet 200 ).

Çünkü çalışan amacına ulaşır ve her çalışanında bir nasibi vardır. Peygamber efendimiz Hazreti Muhammed (sa.v.) şöyle buyurmuşlardır: Bu hadisi şerife uyarak,imanı kamil ile amele başlamak ve kalben inanarak Allah (Celle Celalüh) a yönelmelidir

مَنْ صَبَرَ ظَفَرَ
Men sabera zafera.
(Sabır eden zafer bulur).

3. Sır saklamak: Ne yapacağını ne okuduğunu veya üzerinde çalıştığın bir işi hiç kimseye söylememek ve sezdirmemek lazımdır. Hazreti Muhammed (s.a.v.) şöyle buyurmuştur:

اِسْتَعِينُواعَلَى قَضَاءِ حَوَا يِجِكُمْ بِالْكِتْمَانْ
İsteînû alâ kadâi havâyiciküm bil kitmân.
(Hacetlerinizin husule gelmesi için, sırrınızı saklamakla yardımcı olunuz). 
Ameli tenha ve kimsenin görmediği bir mahalde yapmak. Hiç kimseyede şöyle böyle yaptım yahutta şunları bunları yaparım deme! Hazreti Ömer r.a. in “Sırrını saklayan kendinden emin olur “ sözü meşhurdur.

4. Müttaki olmak: Manevi yolda yükselmek ve başarıya ulaşmak takva ile olur ki, Cenabu Hak Taha Sure'sinin 132. Ayeti Kerimesinde:

وَالْعَاقِبَةُ لِلتَّقْوَى
Vel âkibetü littakvâ.
(Güzel akibet takva ile elde edilir). diye buyurmuştur. Bunlarda haram yememek, helal yiyip içmek, giybetten kaçınmak ve gıybet etmemek, yalan söylememek, sıdka ve nasihata önem vermek, kötü gözle bakmamak, insanlara eziyet etmemek ve eziyete dayanmak, insanlara şevkat ve merhametle bakmaktır.

5. Acele etmemek: Yapacağın bir ameli acele etmeden huzuru kalb ile yapmak, zihnindeki bütün düşüncelerden (Aile, mal, sevinç, korku, üzüntü vb.) uzak olup, kuvvetini himmetini, iradeni ve arzunu bir noktada toplaki, muradın hasıl olsun. Yaptığın işi severek ve isteyerek yap. Alelade baştan savma yapılan işlerden hayır gelmez.
Devamını Oku »

29.09.2018

Aşırı Şehvetten Kurtulma Duası

Her ne kadar Allah (azze ve celle) bunu fıtrî olarak zevk ve lezzet gibi hediyelerle birlikte vermiş olsa da kişi bu hissi kontrol altında tutmadığı taktirde hem dünyâ hem âhiret cihetiyle zor durumda kalacaktır.

Fikri haram, bakışı haram, meylî haram olan kişi zinâ gibi büyük bir günahla karşı karşıya gelecektir. Bedenen bunu yapmasa da uzuvları ile bir bakıma zinâ işlemiş olacaktır. Peki bu histen nasıl kurtulacağız?
asiri-sehvetten-kurtulma-duasi
Şehvetten Kurtulma Duası
Bismillahirrahmanirrahim,

Allahumme yâ senede men lâ senede lehü. Ve yâ zuhre men lâ zuhre lehü. Ve yâ câmi’eşşettâti. Ve ya râhimel emvâti. İrhamni rahmeten tuğninî biha an rahmeti men sivâke.

Allahumme lâ emlikü linefsi nef’an ve la dârren ve lâ mevten ve lâ hayâten ve lâ nüşûran. Allahumme vessî’li fîmâ rezaktenî. Ve bârik li fîmâ ve hebtenî. İnneke alâ külli şey’in kadîr. Ve lâ tusallit aleyye bizünûbi men lâ yerhamunî yâ erhamerrâhimîn. Verzuknî hayre’ddünya vel âhireti yâ Rabbel âlemîn.

İlahi, in afevteni fe lâ yenkusu fî mülkike şey’en. Ve in tu’azzibnî fe lâ yezîdu fi sultânike şey’un, inneke tecidü men yuazzibu gayrî, ve ene lâ ecidü men yerhamunî gayrüke, ferhamnî yâ rahîmu, yâ rahîmu, yâ rahîmu. Bi rahmetike ya erhamerrâhimîn.

İlâhî, enel abdü’zzelîlü’l fakîrü’l âcizü, ve enter’rabbul azîzül ganiyyül kâdirü. Azziznî bi izzetike ve ağninî bifazlike ammen sivâke ya rabbel âlemin.

Allahumme’ğfirlî zünûbi ve keffir annî hatietî vec’alnî min ibâdike’ssâlihîne.


Şehvetten Kurtulmak İçin Dualar

“Allahumme inni euzu bike en azlime av uzlemu av ebliğe av yubğe âleyye av atğe av yutğe âleyye.”


Nefsani Arzulardan Kurtulma Duası
“Allahumme inni eûzu bike mineş-şekki veş-şirki z-zahiri vel hafiyyi vez-zulmi vel cevri minni ve âleyy.”


بِسْمِ اللّهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ
يا حَـيُّ يا قَيّـومُ بِـرَحْمَـتِكِ أَسْتَـغـيث ، أَصْلِـحْ لي شَـأْنـي كُلَّـه ، وَلا تَكِلـني إِلى نَفْـسي طَـرْفَةَ عَـين
Bu dua şehvette kurtulmak için 18 defa okunur;
Bismillahirrahmanirrahim
"Yâ Hayyü yâ Gayyûm Birahmetike esteğisü. Fe'aslıhlî şe'nî Küllehû ve lâ tekilnî ilâ nefsî tarfete aynin."


Ey Hayy ve Gayyum olan Allahım ! Rahmetinle senden yardımını isterim. Benim bütün işlerimi, hal ve hareketlerimi düzelt. Beni bir göz kırpması kadar bile olsun nefsime bırakma .



1) Duâ Edin ve Kararlı Olun

Şehvet hissini komple temizlemek mümkün değildir. Dendiği gibi şehvet hissi gereklidir. Bunu beden kalenizin padişahı değil de veziri yaparak kontrol altında tutmanız daha faydalı olacaktır.

İlk kâide duâ ile Allah (azze ve celle)’dan yardım isteyin. Şu duayı edebilirsiniz;

Ey Allahım! Kulağımın, gözümün, dilimin, kalbimin ve şehvetimin şerrinden sana sığınırım.

İhya’u Ulûm’id-din

İkinci kâide yönetimin nefsinizde değil sizde olması konusunda kararlı olun. Gerekirse nefsinizi cezalandırın.

2) Oruç TutunEvli değilseniz ve evlenmeye birtakım sebepler ile gücünüz de yoksa oruç tutmak büyük ölçüde bu şehvet hissini kırmanıza yardımcı olacaktır.

Nitekim Rasûlullah -sallallau aleyhi ve sellem- şu sözünde oruca yöneltmiştir:

“Ey gençler topluluğu! Evlenme imkânına sahip olan ve buna gücü yeten evlensin. Çünkü evlilik, (harama bakmaktan) gözü sakındırır ve (harama düşmekten) iffeti korur. Evlenmeye gücü yetmeyen ise oruç tutsun.Çünkü oruç,(harama düşmekten) bir himâyedir.”
 Buhârî; hadis no: 5065. Müslim; hadis no: 1400

3) İyi ve Güzel Ahlaklı Arkadaşlarınız İle Vakit Geçirinİyi ve güzel ahlaklı, ibadet ehli kimseler ile vakit geçirin. Sâlih ve sâliha kimseler hayırlı işlerle meşgul olacağı için sizler için de birer vesile kaynağı olacaktır.

Nitekim Rasûlullah -sallallau aleyhi ve sellem- bir hadis-i şerifinde şöyle buyurmaktadır;

“Kişi yakın dostunun dini üzeredir. O halde sizden her biriniz kimi yakın dost ediniyorsa ona dikkatle baksın.”

Hadis-i Şerif, Tirmizi

4) Boş ve Haram Bakışları Bırakın

Günümüzde insan nereye baksa bir günah ile karşı karşıya gelmektedir. Evinden çıkmayan dahi oturduğu yerden cep telefonu ve bilgisayarı ile kolayca günaha girebilmektedir. Özellikle internet üzerinde çıplaklık içeren görsellere bakılmamalı, böyle yayınların yapıldığı sitelerden uzak durulmalıdır.

Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem- de Ali’ye -Allah ondan râzı olsun- şöyle buyurmuştur:

“Ey Ali! Bir bakışın peşinden tekrar bakma (birinci bakışına ikinci bakışını ekleme)! Çünkü birinci bakış, senin hakkındır (kasıtlı olmadığı için birinci bakışında sana bir şey yoktur.) İkinci bakış ise, senin hakkın değildir (kendi isteğinle olduğu için ikinci bakışında sana günah vardır.)”

Ahmed, Ebu Dâvud, Tirmizî ve Dârimî rivâyet etmişler.


5) Boş Vakitleri Hayırlı İşlerle Doldurun

Boş vakitleri değerlendirmek şehvet hissinin akla gelmesini kısmen de olsa engelleyecektir. Şunları yapabilirsiniz;
Yararlı ve ilmi kitaplar okuyun
Dini (sohbet) ve ilmi yayınlar izleyin
Tefekkür, zikir ve tespihlere devam edin
İnsanlara dini hakikatleri duyurmak için koşturun
Spor yapın (yüzme, koşu gibi faaliyetler ile vücudu kontrol altında tutun)


6) Allah (azze ve celle)’dan Haşyet Duyun ve Hayâ Edin

Şehveti kontrol altında tutmamak kişiyi zinâya yönelteceği gibi en az basitinden mastürbasyon yapmasına sebep olabilir. Zaruret olmadıkça mastürbasyon yapmanın doğru olmadığını ve ilahi cezaya müstahak olduğunu bilmelidir. Her şehvette mastürbasyon yapmak yerine nefsin bu arzusunu Allah’tan hayâ ve haşyet duyarak yenmeye çalışmalıdır.

Haşyet kelimesi sözlükte, ‘korkmak’ manasına gelir. Kişi Allah’ın her an onunla olduğunu bilmeli; lüzumsuz ve haramî olarak şehvet duymaktan, hayallere dalmaktan kaçınmalıdır.

Nitekim Allahu Azîmüşşân bir âyet-i celilesinde şöyle buyurmaktadır;

“Şüphe yok, o kimseler ki Rablerinden gıyaben haşyet duyarlar, (işte) onlar için bir mağfiret ve büyük bir mükâfât vardır.”

Kur’an-ı Kerim, el-Mulk, 67/12

Hayâ ise “utanma, çekinme, vaz geçme, tevbe” manasına gelir.

Nitekim Rasûlullah -sallallau aleyhi ve sellem- bir hadis-i şerifinde şöyle buyurmaktadır;

“Allah’tan gereği biçimde haya edin!”

Hadis-i Şerif, Müsned: 3489
7) Allah (azze ve celle)’ın Ahiret için Hazırladığı Nimetleri Hatırlayın

Nitekim Allah -azze ve celle- bu konuda şöyle buyurmuştur:

“Allah’ın emirlerine teslim olan erkekler ve teslim olan kadınlar, îmân eden erkekler ve îmân eden kadınlar, (Allah’a ve Rasûlüne) itaat eden erkekler ve itaat eden kadınlar, (sözlerinde) doğru olan erkekler ve doğru olan kadınlar, (ibâdetlere ve zorluklara) sabreden erkekler ve sabreden kadınlar, (Allah’tan) korkan erkekler ve korkan kadınlar, (farz ve nâfile) infak eden erkekler ve infak eden kadınlar, (farz ve nâfile) oruç tutan erkekler ve oruç tutan kadınlar, (zinâdan) ırzlarını koruyan erkekler ve ırzlarını koruyan kadınlar, (kalpleri ve dilleriyle) Allah’ı çokça anan erkekler ve çokça anan kadınlar var ya, işte Allah onlara mağfiret ve büyük bir mükâfat (cennet) hazırlamıştır.”

Kur’an-ı Kerim, Ahzâb Sûresi: 35


8) Yediğinize İçtiğinize Dikkat Edin

Bazı yiyecek ve içerecekler şehvet hissini arttırıcı özellik taşımaktadır. Bunlara dikkat etmeli fındık, fıstık, çikolata, muz vs. gibi gıdalar az tüketilmelidir. Sinirleri uyaran çay, kahve vs. içecekler azaltılmalıdır.

9) Soğuk ve Sıcak Su İle Duş Alın

Özellikle soğuk su ile duş almak bu hissi ortadan kaldıracaktır. Duşa girildiğinde istimna (mastürbasyon) tehlikesi olduğu için hızlıca vücudun alt kısmını yıkayıp, sonra devam etmek faydalı olacaktır.
10) Evlenin

Şehvet en alt düzeyde mastürbasyonu tetikleyeceği için en azından haramdan kurtulmak adına kişi evlenmelidir.

Bazı kimselerin evlilik hayatlarında dahi mastürbasyon ile meşgul olarak, eşlerinin cinsel ihtiyaçlarına ehemmiyet vermedikleri bilinen bir gerçektir. Mastürbasyon devresinden sonra evlenmiş kimseler, kavuştukları gül bahçeleri dururken, gübrelikte nefes harcamanın budalalık olduğunu iyice idrak etmelidirler. Kadın olsun erkek olsun, artık evlendikten sonra da bu illetin devam ettirilmesi, tamamen anormal ve aile saadeti için tehlikelidir.

Nefiste şehveti galeyana getirip onu hareket ettiren şeyleri zayıflatmak gerekir. Bunun için şunların yapılmasıyla olur;

1. Gözleri, Allah Teâlâ'nın haram kıldığı şeylerden sakınmak gerekir.

Nitekim Allah Teâlâ bu konuda şöyle buyurmuştur:

(( قُلْ لِلْمُؤْمِنِينَ يَغُضُّوا مِنْ أَبْصَارِهِمْ وَيَحْفَظُوا فُرُوجَهُمْ ذَلِكَ أَزْكَى لَهُمْ إِنَّ اللهَ خَبِيرٌ بِمَا يَصْنَعُونَ )) [ سورة النور الآية:30]

"(Ey Peygamber!) Mü'min erkeklere söyle: Gözlerini (kendilerine helal olmayan kadınlara ve avret yerlerine bakmaktan) sakınsınlar ve (zinâ, eşcinsellik ve avret yerlerini göstermek gibi Allah'ın haram kıldığı şeylerden) ırzlarını korusunlar. Bu onlar için daha temiz bir davranıştır. Şüphesiz Allah, onların yapmakta olduklarından haberdârdır." (Nur Sûresi: 30).

Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem de Ali'ye Allah ondan râzı olsun- şöyle buyurmuştur:

(( يَا عَلِيُّ! لَا تُتْبِعِ النَّظْرَةَ النَّظْرَةَ؛ فَإِنَّ لَكَ الْأُولَى، وَلَيْسَتْ لَكَ الْآخِرَةُ.)) [رواه أحمد وأبو داود والترمذي والدارمي وحسنه الألباني في صحيح الجامع]

"Ey Ali! Bir bakışın peşinden tekrar bakma (birinci bakışına ikinci bakışını ekleme)! Çünkü birinci bakış, senin hakkındır (kasıtlı olmadığı için birinci bakışında sana bir şey yoktur.) İkinci bakış ise, senin hakkın değildir (kendi isteğinle olduğu için ikinci bakışında sana günah vardır.)" (Ahmed, Ebu Dâvud, Tirmizî ve Dârimî rivâyet etmişler, Elbânî de 'Sahîhu'l-Câmi'; hadis no: 7953'de hadisin hasen olduğunu belirtmiştir.)

Haram olan bakışın kaynakları pek çoktur. Bazıları şunlardır:

Genç erkeklere doğrudan bakmak ve onların güzelliklerini düşünmektir. Yine dergilerdeki resimler ve filmler yoluyla genç erkeklere bakmaktır.

2. Cinsel yöne ağırlık veren hikâye ve öyküleri okumaktan veya bu gibi şeylere önem veren internet sitelerini takip etmekten uzak durmak gerekir.

3. Kötü arkadaşlarla oturmaktan uzak durmak gerekir.

4. Mümkün olduğunca şehveti az düşünmeye çalışmak gerekir. Esasında şehveti düşünmekte bir sakınca yoktur, fakat uzun sürdüğü takdirde sahibini harama sürükleyebilir.

5. Vakti, faydalı şeylerle geçirmek gerekir. Çünkü boş vakit, insanı harama düşmeye götürebilir.

6. Gençlerle kızların aynı ortamda bulundukları umumi yerlere gitmeyi azaltmak gerekir.



İkinci Adım:

Nefsi, şehvet yolunda gitmekten alıkoyacak şeylerle güçlendirmektir. Bu ise şunların yapılmasıyla olur:

1. Îmânın nefiste güçlenmesi ve Allah -azze ve celle- ile bağın güçlenmesi gerekir. Bu ise Allah Teâlâ'yı çokça anmak, Kur'an okumak, Allah Teâlâ'nın isim ve sıfatlarını tefekkür etmek ve çokça nâfile ibâdetler yapmakla olur. Îmân kaplerde yücelip yükselir. Nitekim îmân, sahibini, nefsinin ve şeytanın aldatmasına karşı koyar ve ona direnir.

2. Oruç tutmak gerekir.


Nitekim Rasûlullah -sallallau aleyhi ve sellem- şu sözünde oruca yöneltmiştir:

(( يَا مَعْشَرَ الشَّبَابِ! مَنِ اسْتَطَاعَ الْبَاءَةَ فَلْيَتَزَوَّجْ؛ فَإِنَّهُ أَغَضُّ لِلْبَصَرِ، وَأَحْصَنُ لِلْفَرْجِ، وَمَنْ لَمْ يَسْتَطِعْ فَعَلَيْهِ بِالصَّوْمِ؛ فَإِنَّهُ لَهُ وِجَاءٌ.)) [رواه البخاري]

"Ey gençler topluluğu! Evlenme imkânına sahip olan ve buna gücü yeten evlensin. Çünkü evlilik, (harama bakmaktan) gözü sakındırır ve (harama düşmekten) iffeti korur. Evlenmeye gücü yetmeyen ise oruç tutsun.Çünkü oruç,(harama düşmekten) bir himâyedir." (Buhârî; hadis no: 5065. Müslim; hadis no: 1400).

Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem-'in bu hitabı, genç erkekleri kapsadığı gibi genç kızları da kapsar.

3. Nefiste irâde ve kararlılığın (azmin) güçlenmesi gerekir. Çünkü irâde ve azim, genç kızı şehvet güdüsüne karşı direnmesini sağlar ve duyu organlarını kontrol altına alır.

4. Allah Teâlâ'nın,kendisini ibâdete veren saliha kadınlara (kıyâmet günü) hazırladğı nimetleri hatırlamak gerekir.


Nitekim Allah -azze ve celle- bu konuda şöyle buyurmuştur:

((إِنَّ الْـمُسْلِمِينَ وَالْـمُسْلِمَـاتِ وَالْـمُؤْمِنِينَ وَالْـمُؤْمِنَاتِ وَالْقَانِتِينَ وَالْقَانِتَاتِ وَالصَّادِقِينَ وَالصَّادِقَاتِ وَالصَّابِرِينَ وَالصَّابِرَاتِ وَالْـخَاشِعِينَ وَالْـخَاشِعَاتِ وَالْـمُتَصَدِّقِينَ وَالْـمُتَصَدِّقَاتِ وَالصَّائِمِينَ وَالصَّائِمَـاتِ وَالْـحَافِظِينَ فُرُوجَهُمْ وَالْـحَافِظَاتِ وَالذَّاكِرِينَ اللهَ كَثِيراً وَالذَّاكِرَاتِ أَعَدَّ اللهُ لَهُم مَّغْفِرَةً وَأَجْراً عَظِيمـاً )) [ سورة الأحزاب الآية: 35 ]

"Allah’ın emirlerine teslim olan erkekler ve teslim olan kadınlar, îmân eden erkekler ve îmân eden kadınlar, (Allah'a ve Rasûlüne) itaat eden erkekler ve itaat eden kadınlar, (sözlerinde) doğru olan erkekler ve doğru olan kadınlar, (ibâdetlere ve zorluklara) sabreden erkekler ve sabreden kadınlar, (Allah'tan) korkan erkekler ve korkan kadınlar, (farz ve nâfile) infak eden erkekler ve infak eden kadınlar, (farz ve nâfile) oruç tutan erkekler ve oruç tutan kadınlar, (zinâdan) ırzlarını koruyan erkekler ve ırzlarını koruyan kadınlar, (kalpleri ve dilleriyle) Allah’ı çokça anan erkekler ve çokça anan kadınlar var ya, işte Allah onlara mağfiret ve büyük bir mükâfat (cennet) hazırlamıştır." (Ahzâb Sûresi: 35)

5. Irzlarını (namuslarını) koruyan sâliha kadınları düşünmek gerekir. İşte bu kadınlardan birisi de Allah Teâlâ'nın kendisini şu sözüyle methettiği Meryem'dir.

(( وَمَرْيَمَ ابْنَتَ عِمْرَانَ الَّتِي أَحْصَنَتْ فَرْجَهَا فَنَفَخْنَا فِيهِ مِن رُّوحِنَا وَصَدَّقَتْ بِكَلِمَـاتِ رَبِّهَا وَكُتُبِهِ وَكَانَتْ مِنَ الْقَانِتِينَ )) [ سورة التحريم الآية: 12]

"İffetini (zinâdan) korumuş olan İmrân kızı Meryem'i de (Allah îmân edenlere örnek gösterdi). Biz, ona ruhumuzdan üfledik. O, Rabbinin sözlerini ve kitaplarını tasdik etti. O, (Rabbine) gönülden itaat edenlerden idi." (Tahrim Sûresi: 12)

Günahkâr ve kötü yola düşmüş kadınların hallerini düşünen ve bu iki sınıfı kıyaslayan kimse, ikisi arasındaki farkın ne kadar büyük olduğunu görecektir.

6. Vaktini onlarla geçireceği sâliha kız arkadaşlar seçmek gerekir. Çünkü sâliha arkadaşlar, Allah Teâlâ'ya itaatte birbirlerine yardımcı olurlar.

7. Genç kızın, harama icâbet edip şehvetini gidermesinden sonra lezzeti giden, fakat pişmanlık ve acısı kalan o anlık şehvetinin eseri ile sabır göstermesi ve nefsiyle mücâdele etmesi arasında bir kıyas yapması gerekir. Şehvete ve nefse üstün gelmek, haram ile lezzet alıp tatmin olmaktan daha büyüktür.

8. Allah Teâlâ'ya yalvarıp yakararak O'ndan yardım dilemek ve O'ndan istemek gerekir.


Nitekim Kur'an-ı Kerim, Yusuf -aleyhisselâm-'ın kıssasındaki ibreti bize şöyle anlatmıştır:

((قَالَ رَبِّ السِّجْنُ أَحَبُّ إِلَيَّ مِـمَّـا يَدْعُونَنِي إِلَيْهِ وَإِلاَّ تَصْرِفْ عَنِّي كَيْدَهُنَّ أَصْبُ إِلَيْهِنَّ وَأَكُن مِّنَ الْـجَاهِلِينَ )) [ سورة يوسف الآية: 33 ]
"(Yusuf, kadınların şerrinden ve hilesinden Allah'a sığınarak) Ey Rabbim! Zindan, bunların (kadınların) beni dâvet ettikleri o işten (zinâdan) daha iyidir. Eğer sen onların hilelerini benden uzaklaştırmazsan, onlara meyleder ve câhillerden olurum, dedi." (Yusuf Sûresi: 33 )

Devamını Oku »