Sayfalar

Ne Aramıştınız?

namaza niyet etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
namaza niyet etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

7.02.2014

İstihare Namazı ve Duası


İstihare sözlük anlamı "hayır ve iyilik istemek, bir şey hakkında hayır talep etmek" anlamlarına gelen istihâre, bir kimsenin yapmayı istediği bir şeyin kendisi için hayırlı olup-olmayacağını Allâh'ın kendisine bildirmesi maksadıyla yatmadan önce iki rek'at namaz kılarak Allâh'a dua etmesidir.

İnsanlar, bazen kendileri için önemli bir karar verecekleri veya bir seçim yapacağı zaman dünya ve âhiret bakımından kendileri için hangisinin daha hayırlı olacağını kestiremezler. Bunu anlayabilmek için istihâre ederler ve Allâh'tan yardım dilerler. Bu bakımdan istihâre, bir bakıma yapılacak işin hayırlı olmasını; hayırlı ise gerçekleşmesini Allâh'tan dilemek ve O'ndan tercih konusunda yardım istemek demektir.

İstihâre namazı menduptur. Namazın birinci rekatında Fatiha'dan sonra Kâfirûn sûresi; ikinci rekatında Fatiha'dan sonra İhlas sûresi okunur. Namazdan sonra istihâre duası yapılır. Hz. Peygamber, istihârede şöyle dua edilmesini tavsiye etmiştir:

"Allahım! Senden, ilminle hakkımda hayırlı olanı bana bildirmeni, kudretinle bana güç vermeni istiyorum. Senin büyük fazlu kereminden ihsan etmeni istiyorum. Senin her şeye gücün yeter, ben ise âcizim; sen her şeyi bilensin, ben ise bilmem; çünkü sen bütün gizli şeyleri en iyi bilensin. Allâh'ım! Yapmayı düşündüğüm bu iş, benim dinim, yaşayışım, dünyam ve âhiretim bakımından hakkımda hayırlı olacaksa, bunu bana takdir eyle, onu bana kolaylaştır, uğurlu ve bereketli eyle! Yok eğer bu iş, benim dinim, yaşayışım, dünyam ve âhiretim bakımından kötü ise, onu benden, beni ondan uzaklaştır. Hayır nerede ise, onu bana takdir et ve onunla beni hoşnut eyle!" (Buhârî, Teheccüd, 25)


İbadet ve sevap işlemek gibi iyi olduğu, haram ve günah gibi kötü olduğu bilinen şeylerde istihâre yapılmaz. İstihâre yapılmasının doğru olup-olmadığında tereddüt edilen şeylerde yapılır ve yedi kere tekrarlanır. İstihâreden sonra, insanın gönlüne bir açıklık gelir ve ilk defa kalbe doğan şeyin hayırlı olduğu kabul edilerek ona göre hareket edilir. Çeşitli nedenlerle istihare namazının kılınamaması halinde, sadece istihare duası okunmakla yetinilir.
Devamını Oku »

Hâcet Namazı

İnsanlar hayatları boyunca birçok şeye ihtiyaç duyarlar, birçok şeye kavuşmayı arzu ederler. Bunlar doğaldır. Dünyalık veya âhiretlik bir isteği ve dileği bulunan, bir şeye ihtiyaç duyan kimse ihtiyaçlarını karşılamak veya arzularına ulaşmak için öncelikle onlara götürecek sebeplere tutunmalı, ayrıca bunların gerçekleşmesi için Allah'tan yardım istemelidir. Peygamberimiz bu hususta şöyle buyurmuştur:
"Kimin Allah'tan veya insanlardan bir dileği varsa, şartlarına uygun güzel bir abdest alsın, sonra Allah'ı övgüleyip senâ etsin, Allah resulüne salât ve selâm getirsin. Daha sonra şöyle desin:
Lâ ilâhe illallâhü'l-halîmü'l-kerîm. Sübhânallâhi Rabbi'l-arşi'l-azîm. Elhamdü lillâhi rabbi`l âlemîn; Es'elüke mücîbâti rahmetike ve azâime mağfiretik; ve'l-ismete min külli zenbin ve'l-ganîmete min külli birrin ve's-selâmete min külli ism. Lâ teda' lî zenben illâ gaferteh; ve lâ hemmen illâ ferrecteh; velâ hâceten hiye leke rıdan illâ kadaytehâ. Yâ Erhame'r-râhimîn!" (Tirmizî, "Salât", 140, 348).
Hâcet namazı dört veya on iki rek`at olarak kılınır. Dört rek`at olarak kılındığı takdirde birinci rek`atında Fâtiha'dan sonra üç Âyetü'l-kürsî, diğer üç rek`atında ise Fâtiha'dan sonra birer kere İhlâs, Felâk ve Nâs sûreleri okunur. Namazdan sonra hadiste bildirilen hâcet duasını okur ve isteğini Cenâb-ı Rabbi'l-âlemîn'e iletir.
Devamını Oku »

Yolculuğa Çıkış ve Yolculuktan Dönüş Namazı

Peygamberimiz'in yolculuğa çıkarken ve yolculuktan döndükten sonra iki rek`at namaz kıldığı rivayet edilmektedir (bk. Müslim, "Müsâkat", 21). Bu namaz, yolculuğa çıkarken işlerini kolaylaştırması ve sağ salim yuvasına kavuşturması için Rab Teâlâ'ya yakarmak, yolculuktan döndükten sonra da yuvasına, eşine, dostuna kavuşturduğu için teşekkür etmek için kılınır ve menduptur. Faziletli olan, yolculuğa çıkarken evde, yolculuktan döndükten sonra mescidde kılmaktır.
Devamını Oku »

Abdest ve Gusülden Sonra Namaz

Peygamberimiz "Her kim şu benim aldığım gibi abdest alır ve aklından bir şey geçirmeyerek iki rek`at namaz kılarsa geçmiş günahları affolunur" buyurmuştur (Buhârî, "Vudû", 14; Müslim, "Tahâret", 5, 6, 17). Bu sebeple, abdest alındıktan sonra veya gusül yapıldıktan sonra iki rek`at namaz kılmak güzel karşılanmıştır. Bu namaz, Hanefîler'e göre mendup (müstehap), Şâfiîler'e göre sünnettir. Bununla birlikte abdest aldıktan hemen başka bir sünnet veya farz namaz kılınacaksa, kılınan namaz aynı zamanda abdest namazı yerine de geçer.
İhrama girmek için iki rek`at namaz kılmak da müstehap görülmüştür.
Devamını Oku »

Tahiyyetü'l-Mescid

Tahiyyetü'l-mescid, mescidin selâmlanması, saygı gösterilmesi demek ise de esasında mescidlerin sahibi olan Allah'a saygı ve tâzim anlamını içermektedir. Bu bakımdan Peygamberimiz "Biriniz mescide girdiğinde, oturmadan önce iki rek`at namaz kılsın" buyurmuştur (Müslim, "Salâtü'l-müsâfirîn", 11).
Şâfiî mezhebine göre mescide ne zaman girilirse girilsin bu namazın kılınması müstehaptır. Hanefîler'e ve Mâlikîler'e göre ise kerâhet vakitlerinde mescide giren kimsenin bu namazı kılması mekruhtur. Kişi bunun yerine tesbih ve tehlîlde bulunarak ve salavat getirerek mescidi selâmlamış olur. Normal vakitlerde mescide girdiği halde tahiyyetü'l-mescid kılamayan kimsenin, bunun yerine dört defa "Sübhânellahi ve'l-hamdü lillâhi velâ ilâhe illallâhü vallâhü ekber" demesi menduptur.
Cuma vakti hatip hutbedeyken mescide giren kimse Hanefî ve Mâlikîler'e göre tahiyyetü'l-mescid kılamaz. Şâfiîler'e ve Hanbelîler'e göre ise uzatmamak ve iki rek`atı geçmemek şartıyla bu durumda tahiyyetü'l-mescid kılınır.
Mescide günde birden fazla girilmesi halinde bir kere tahiyyetü'l-mescid kılmak yeterlidir. Mescide girildikten sonra tahiyyetü'l-mescid kılmadan oturulursa, Hanefî ve Mâlikîler'e göre bu namaz, yine de kılınabilir; ancak oturmadan önce kılmak daha faziletlidir. Şâfiîler'e göre ise eğer kişi kasten oturmuşsa bu namaz sâkıt olur.
Bir mescide, herhangi bir namazı kılmak için veya farz kılmak ve imama uymak niyetiyle girmek ve oturmadan o namaza başlamak da tahiyyetü'l-mescid yerine geçer.
Devamını Oku »

Evvâbîn Namazı

Evvâb "tövbe eden, sığınan" anlamına geldiğine göre evvâbîn namazı, tövbe eden ve Allah'a sığınanların namazı demektir.
Peygamberimiz "Kim akşam namazından sonra kötü bir şey konuşmaksızın altı rek`at namaz kılarsa, bu kendisi için on senelik ibadete denk kılınır" demiştir (Tirmizî, "Salât", 202).
Ayrıca kendisinin de akşam namazından sonra altı rek`at namaz kıldığı rivayet edilmektedir (Şevkânî, Neylü'l-evtâr, III, 64). Bununla birlikte Peygamberimiz'in evvâbîn namazının kuşluk vakti kılınacağını ifade ettiği de hadis kitaplarında yer almaktadır (Müslim, "Salâtü'l-müsâfirîn", 19).
Altı rek`atlık bir namaz olan evvâbîn namazı, tek selâmla kılınabileceği gibi üç selâmla da kılınabilir.
Devamını Oku »

Kuşluk Namazı

Diğer adı, "duhâ namazı"dır. Peygamberimiz'in kuşluk vaktinde nâfile namaz kıldığına ve arkadaşlarına bu vakitte namaz kılmayı tavsiye ettiğine dair çok sayıda rivayet bulunmaktadır. Peygamberimiz'in kuşluk vaktinde 12 rek`at namaz kılan kişi için Allah'ın cennette bir köşk bina edeceğini söylediği nakledilmektedir (Tirmizî, "Vitr", 15).
Kuşluk namazı kılmak müstehap olup, güneşin bir mızrak boyu yükselmesinden, yani güneşin doğması üzerinden takriben 45-50 dakika geçmesinden zeval vaktine kadar olan süre içerisinde iki veya dört veya sekiz veya on iki rek`at kılınabilirse de, en faziletlisi sekiz rek`at kılmaktır.
Devamını Oku »

Teheccüt Namazı

"Hem uyumak hem uyanmak" anlamına gelen teheccüd sözcüğü, terim olarak "geceleyin uyanıp namaz kılmak ve gece namazı" anlamındadır. Dilimizde teheccüt kelimesi, farz ve vâcip namazlarla teravihin dışında, geceyi ihya için kılınan namazların tümünü ifade edecek şekilde kullanılmaktadır.
Rivayet edildiğine göre Peygamberimiz yatsıyı kıldıktan sonra ve vitiri kılmadan uyur, gecenin ortalarından sonra uyanıp bir müddet namaz kıldıktan sonra vitir namazını ve daha sonra sabah namazının sünnetini kılardı (Müslim, "Salâtü'l-müsâfirîn", 26).
Teheccüt namazının rek`at sayısı, bu konuda çeşitli rivayetler bulunmasından dolayı net olarak belli olmamakla birlikte dört veya sekiz rek`at olarak kılınabileceği gibi iki rek`at olarak da kılınabilir.
Devamını Oku »

Sehif Secdesini Gerektiren Durumlar

Sehiv secdesi, bir namazın kusurlu kılınması hâlinde, bu kusuru düzeltmek maksadı ile, namazın sonunda (son oturuşta tahiyyatı okuduktan sonra) yapılan secdedir.
Kusur genellikle namazda farzın te'hiri, vâciblerden birinin unutularak yapılmaması (terki), yahut sonraya bırakılması (te'hiri), yahut da vaktinden önce yapılması (takdimi) suretiyle ortaya çıkar. Namaz içinde bu yanlışlıklar hatırlanırsa namaz sonunda sehiv secdesi yapılır. Sehiv secdeleri vâcibdir.
Sehiv Secdesinin Yapılışı Nasıldır?
Son oturuşta Tehıyyât okunduktan sonra, imam olan kimse sadece sağ tarafına, yalnız kılan ise iki tarafına da selâm verir ve hemen ardından Allahü Ekber diyerek 2 defa secdeye varır. İkinci secdeden sonra doğrulup oturur ve yeniden Tehıyyâtı, salâvat ve duaları okuyarak selâm verir. Böylece sehiv secdesi yerine getirilmiş olur. Namaz kılan kimse şayet selâm verdikten sonra yanıldığını hatırlarsa, yönünü kıbleden çevirmemiş ve henüz konuşmamış ise, sehiv secdesini yapabilir. Fakat yerinden kalkmış, yönünü kıbleden çevirmiş veya konuşmuş ise, artık sehiv secdesi yapamaz. Namaz sahihtir, ancak sehiv secdesi yapılmadığı için sevabı noksandır. Vâciblerden biri, kasden terkedilirse namazı iade etmek gerekir. Sehiv secdesi yapmak kâfi gelmez. Sehiv secdesi yapan imama iktida sahihtir.


Hanefi Mezhebine Göre Sehiv Secdesini Gerektiren Haller:

1 - Fâtiha'dan sonra zamm-ı sûre okumadan rükû'a gitmek. Rükû'da iken hatırlarsa, doğrulup sûreyi okur, sonra tekrar rükû'a gider. Namazın sonunda da sehiv secdesi yapar.

2 - Unutarak Fâtiha'yı iki kere okumak.

3 - Vitir namazlarının tekbir ve kunut duasını unutmak. Rükû'da iken hatırlasa, doğrulup kunut okumaz. Sonunda sehiv secdesini yapmakla yetinir.

4 - Dört rek'atlı namazlarda, iki rek'at kıldıktan sonra oturmayı unutarak üçüncü rek'ata kalkmak, yani, ilk oturuşu terketmek. Bu durumda bakılır: Eğer namazı kılan kişi tamamen kalkmış veya kalkmaya daha yakın bir durumda ise, oturmaz; namazı bitirip sonunda sehiv secdesi yapar. Eğer oturmaya daha yakın bir halde ise, oturur; sonunda da sehiv secdesi yapmaz. Tam kalktıktan sonra oturmak ise, namazı bozar.

5 - Birinci oturuşta Tehıyyât'ı okuduktan sonra hemen kalkmayıp salâvatları ve duaları okumak yahut da bir rükün edâ edecek kadar gecikmek. Bu durumda eğer salâvattan okunan kısım bir cümle teşkil eder ise (Allahümme salli alâ Muhammedin demek gibi) namazın sonunda sehiv secdesi yapılır. Fakat okunan kısım bir cümle teşkil etmemişse, sehiv secdesine gerek yoktur.

6 - Dört rek'atlı farz namazlarda, son rek'atta oturmaksızın beşinci rek'ata kalkılacak olsa, beşinci rek'atın kıyam, kırâet ve rükû'u tamamlanıp secdeye gidilmedikçe, dönüp tekrar oturulur. Tehıyyâtdan sonra selâm verilip sehiv secdesi yapılır. Çünkü bu durumda farz olan son oturuş te'hire uğramıştır. Fakat beşinci rek'at için secde yapılmış olursa, bu namaz nâfileye döner. Artık buna bir rek'at daha ilâve ederek, 6 rek'atlık bir nâfile namazı kılınmış olur. Dolayısıyla sehiv secdesi de gerekmez.


7 - Dört rek'atlı bir farz namazın son ka'desinde teşehhüd miktarı oturduktan sonra kalkan kimse, hemen oturup selâm verir. Tekrar Tehıyyat okumasına gerek yoktur. Hâtta oturmadan ayakta bile selâm verebilir. Zira farz olan oturuşu yapmıştır. Yalnız ayakta selâm vermekle sünneti terketmiş olur. Sonunda ayrıca sehiv secdesi de lâzımdır. Çünkü selâm te'hire uğramıştır.

8 - İmama sonradan yetişen kimse, kendi kıldığı rek'atlar içinde hatâ yaparsa, o hatâsı için sehiv secdesi yapar.

9 - İmamın, açıktan okuması vâcib olan yerlerde gizli; gizli okuması vâcib olan yerlerde de açık okuması... Meselâ öğle namazında Fâtiha ve zamm-ı sûreyi sesli okuması, akşam namazında da içinden okuması gibi. Namazdaki tesbih ve tekbirlerin cehren okunması, sehiv secdesini icab ettirmez.

10 - Namaz içinde Fâtiha okunduktan sonra hangi âyet veya sûreyi okuyacağı bir müddet tefekkür edilse, sehiv secdesi icab eder. Çünkü vâcib te'hire uğramıştır.

11 - Ta'dîl-i erkânın terki, sehiv secdesini gerektirir.

12 - Namazda sehiv secdesini icab eden birkaç hatâdan dolayı tek sehiv secdesi yeterlidir.

Sehiv secdesinde, iki secde ile Tehıyyât'ı okumak ve selâm vermek vâcibdir. Tehıyyât'dan sonraki salâvat ve dualar ve secdedeki tekbirler ve tesbihler ise sünnettir.

* Bir namaz içinde, o namazın rek'atları sayısında şüphe etmek, namaz kılan kimse vesveseli biri değilse, kılınan namazı iptâl eder. Yeniden kılmak gerekir. Nitekim vakit varken, namazı kılıp kılmadığında tereddüd eden de o namazı kılar. Namazı tamamladıktan sonra rek'at sayısında şüpheye itibar yoktur. Ancak noksan kıldığını kesin olarak anlarsa namazı yeniden kılar.
Devamını Oku »

Vitir Namazı

Vitir Namazının Kılınışı
Yatsı namazından sonra kılınan üç rek'atlı vitir namazında diğer namazlara göre bir değişiklik vardır. O da, üçüncü rek'atta fatiha ve sure okunduktan sonra hemen rükûa gidilmez. "Allahü Ekber" denilerek eller yukarı kaldırılıp tekrar bağlanır ve Kunut duaları okunur. Bundan sonra rükûa varılır.
                         Bu açıklamadan sonra vitir namazının nasıl kılındığını görelim:
Birinci Rek'at:
1) "Niyet ettim Allah rızası için bu gecenin vitir namazını kılmaya" diye niyet edilir.
2) "Allahü Ekber" diyerek iftitah tekbiri alınır ve eller bağlanır.
3) Ayakta sırasıyla: Sübhaneke, Eûzü-Besmele, fatiha ve bir sure okunur.
4) "Allahü Ekber" diyerek rükûa varılır ve üç kere "Sübhâne Rabbiye'l-azim" denilir.
5) "Semiallâhü limen hamideh" diyerek ayağa kalkılır ve ayakta "Rabbenâ leke'l-hamd" denilir.
6) "Allahü Ekber" diyerek secdeye gidilir, üç kere "Sübhâne Rabbiye'l-â'lâ" denilir.
7) "Allahü Ekber" diyerek secdeden kalkılıp oturulur.
8) Yine "Allahü Ekber" diyerek ikinci defa secdeye gidilir ve üç kere "Sübhâne Rabbiye'l-â'lâ" denilir.
9) "Allahü Ekber" diyerek secdeden ayağa (İkinci rek'ata) kalkılıp eller bağlanır.
İkinci Rek'at:
1) Ayakta sırasıyla: Besmele, fatiha ve bir sure okunur.
2) "Allahü Ekber" diyerek rükûa varılır ve üç kere "Sübhâne Rabbiye'l-azim" denilir.
3) "Semiallâhü limen hamideh" diyerek rükûdan kalkılır ve ayakta "Rabbenâ leke'l-hamd" denir.
4) "Allahü Ekber" diyerek secdeye varılır ve üç kere "Sübhâne Rabbiye'l-â'lâ" denilir.
5) "Allahü Ekber" diyerek secdeden kalkılıp oturulur.
6) Yine "Allahü Ekber" diyerek ikinci defa secdeye gidilir ve üç kere "Sübhâne Rabbiyel-â'lâ" denilir.
7) "Allahü Ekber" diyerek oturulur.
8) Bu oturuşta, "Ettehiyyatü" okunur.
9) "Allâhü Ekber" diyerek ayağa (üçüncü rek'ata) kalkılıp eller bağlanır.
Üçüncü Rek'at:
1) Ayakta: Besmele, fatiha ve bir sûre okunur.
2) "Allahü Ekber" diyerek eller yukarıya kaldırılır ve tekrar bağlanır.
3) Kunut duaları okunur. (Kunut dualarını bilmeyen, onların yerine: "Rabbenâ âtinâ fiddünya haseneten ve fil'âhireti haseneten ve kınâ azabennâr"ı okur.
4) "Allahü Ekber" diyerek rükûa varılır ve üç kere "Sübhâne Rabbiye'l-azim" denilir.
5) "Semiallâhü limen hamideh" diyerek rükûdan ayağa kalkılır ve ayakta "Rabbenâ leke'l-hamd" denilir.
6) "Allahü Ekber" diyerek secdeye varılır ve üç kere "Sübhâne Rabbiye'l-â'lâ"denilir.
7) "Allahü Ekber" diyerek secdeden kalkılıp oturulur.
8) Yine "Allahü Ekber" diyerek ikinci defa secdeye varılır ve üç kere "Sübhâne Rabbiye'l-â'lâ"denilir.
9) "Allahü Ekber" diyerek secdeden kalkılıp oturulur.
10) Bu oturuşta sırasıyla: Ettehiyyatü, Allahümme salli, Allahümme barik ve Rabbenâ âtina.. duaları okunur.
11) Önce başını sağa çevirerek "Esselâmü aleyküm ve rahmetullah" denir, sonra başını sola çevirerek "Esselâmü aleyküm ve rahmetullah" denir.
Devamını Oku »

Teravih Namazı

Teravih Namazı Nasıl Kılınır?


Ramazan ayında yatsı namazından sonra kılınan namaz. "Teravih" kelimesi Arapça, "Terviha"nın çoğuludur ve "oturmak, istirahat etmek'" anlamına gelmektedir. Teravih namazı her dört rekatın sonunda oturulup biraz dinlenildiği için, bu adı almıştır (el-Meydanı, el-Lubab, İstanbul, (t.y) I, 123).

Teravih namazı, kadın erkek her müslüman için sünnet-i müekkededir. Teravih, orucun sünneti değil, vaktin sünnetidir. Bir mazereti dolayısıyla oruç tutamayanlar da teravih namazı kılarlar.

Ramazan gecelerini ihya etmek için kılınan Teravih namazı, Kur'an'da zikredilmemektedir. Fakat hakkında çok sayıda hadis rivâyet edilmiştir (Şevkânî, Neylü'l-Evtâr, Mısır, (t.y) III, 53). Ebû Hureyre'nin naklettiği bir hadise göre Resulullah (s.a.s), Ramazan gecelerini ihya etmeyi teşvik etmiş, fakat bunu kesin olarak emretmemiştir. Bu konuda; "Her kim inanarak ve karşılığını Allah'tan bekleyerek Ramazan'ı ihya ederse, geçmiş günahları bağışlanır" (Buharî, İman, 25, 27; Müslim, Musafi'in, 173, 176; İbn Mace, İkametu's-Salâ, 173; Tirmizî, Savm, 83) diye buyurmuştur. Hadis alimlerinden en-Nevevî, Hz. Muhammed (s.a.s)'in ashabına Ramazanı ihya etmeyi vacip kılmadığını, fakat mendup olarak emredip teşvik ettiğini, İslâm alimlerinin de bunun mendup olduğunda ittifak ettiklerini kaydetmektedir. En-Nevevî, "Ramazanı ihya etmenin, teravih namazını kılmakla hasıl olduğunu" da zikretmektedir. Bu açıdan Hz. Muhammed (s.a.s)'in, "her kim Ramazan'ı ihva ederse" sözü, "her kim geceleri namaz kılarak Ramazan'ı ihya ederse" şeklinde anlaşılmalıdır (en-Nevevî, el-Minhâc, 1924, VI, 39, vd.) Nitekim Abdurrahman b. Avf'ın naklettiği bir hadiste Hz. Muhammed (s.a.s): Şüphesiz Allah Ramazan orucunu farz kıldı. Ben de Ramazan gecelerini ihya etmeyi sünnet kıldım. Her kim inanarak ve sevabını Allah'tan bekleyerek Ramazan'ı oruçla, gecelerini namazla ihya ederse, anasından doğduğu gün gibi günahlarından temizlenmiş olur" buyurmaktadır. (İbn Mâce, İkametu's-Salâ, 173; İbn Hanbel, I, 191, 195).

"Resulullah (s.a.s) Ramazanda mescitte gece bir namaz kıldı. Sahabenin çoğu da onunla birlikte o namazı kıldı. İkinci gece yine aynı namazı kıldı. Bu kez O'na tabi olarak aynı namazı kılan cemaat daha fazla oldu. Üçüncü gece Hz. Muhammed (s.a.s) mescit'e gitmedi. Orayı dolduran cemaat onu bekledi. Resulullah (s.a.s) ancak sabah olunca mescide çıktı ve cemaata şöyle buyurdu
"Sizin cemaatla teravih namazını kılmaya ne kadar arzulu olduğunuzu görüyorum. Benim çıkıp, size namazı kıldırmama engel olan bir husus da yoktu. Ancak ben size, teravih namazının farz olmasından korktuğum için çıkmadım" (Buharî, Teheccud, 57).

Ebû Zer (r.a)'dan nakledildiğine göre, Resulullah (s.a.s) Ramazan ayının sonuna doğru bazı gecelerde ahsabına, gecenin üçte birini geçinceye kadar teravih namazını kıldırmıştır (İbn Mâce, İkametu's-Salâ, 173).

Ebû Hureyre (r.a)'nın naklettiği bir başka hadiste de Rasûlüllah (s.a.s)'in Ramazan ayında, ashabtan bir grubu, Ubey b. Kab (r.a)'ın arkasında cemaatle namaz kılarken gördü ve "Doğru yapıyorlar, yaptıkları şey ne güzeldir" diyerek tasvip ettikleri haber verilmiştir (Ebû Dâvud, İkâmetu's-Salâ, 190).

Yine Hz. Âişe validemiz (r.a) Hz. Peygamber (s.a.s)'in kıldığı teravih namazı hakkında şu bilgileri vermiştir:

"Allah'ın elçisi ne Ramazanda, ne de diğer zamanlarda on bir rekattan fazla namaz kılmazdı. Dört rekat namaz kılardı ki, güzelliği ve uzunluğunu anlatamam! Nihayet üç rekat daha kılardı. Bir defasında, Ey Allah'ın Resulu! Vitir namazını kılmadan uyuyor musun? diye sorduğumda "Ey Âişe! Benim gözlerim uyur, fakat kalbim uyumaz" buyurdu" (Buharî, Teheccüd, 1 25).

Hanefilere göre, teravih namazının rekât sayısı Hz. Ömer (r.a)'ın uygulamasına dayanır. Hz. Ömer Mescid-i Nebevî'de halifeliğinin son zamanlarında teravih namazını yirmi rekât olarak kıldırdı. Dört halife devrinden sonra da kimse teravihin yirmi rekat olarak cemaatla kılınmasına karşı çıkmadı. Alimler bu hususta Hz. Muhammed (s.a.v)'in şu hadisine göre hareket etmişlerdir: "Benden sonra benim sünnetimden ve raşit halifelerin sünnetinden ayrılmayın" (Tirmizî, İlim, 16; İbn Hanbel, IV, 126). Diğer yandan Abdullah b. Abbas (r.a)'ın Ramazan ayında teravih namazını yirmi rekat olarak kıldığı ve arkasından da üç rekat vitir namazını kıldığı rivâyet edilmiştir. İmam Ebû Hanife'ye Hz. Ömer (r.a)'ın bu hususta yaptığı uygulama sorulunca, şöyle demiştir: Teravih namazı hiç şüphesiz müekked bir sünnettir. Hz. Ömer, bu namazın cemaatle ve yirmi rekat kılınmasını şahsi bir ictihadı ile yapmadığı gibi, bir bid'at olarak da emretmemiştir. O, kendisinin bildiği şer'î bir esasa ve Hz. Muhammed (s.a.v)'in bir vasiyetine dayanarak böyle yapmıştır (et-Tahtavî, Haşiye, 334).

Yukarıda işaret edildiği gibi, teravih namazı erkek ve kadınlar için sünnet-i müekkede olarak kabul edilmektedir. Hz. Peygamber (s.a.s) bir hadiste: "Allah size Ramazan orucunu farz kılmıştır, ben de size gece namazını (teravihi) sünnet kıldım" (İbn Mâce, İkametü's, Salâ, 173; İbn Hanbel, I,191 vd.) diyerek buna işaret buyurmuştur .

Nakledilen bütün bu rivâyetlere göre teravih namazının sekiz rekatının müekked sünnet olduğunda şüphe yoktur. İbnu'l-Humam gibi bazı alimler, sekiz rekattan fazlasının müstahap olduğunu söylemişlerdir. Bu durum, yatsı namazından sonra dört rekat nafile namaz kılmanın müstahap oluşuna benzer ki, bunun ilk iki rekatı müekked sünnet olur (İbnu'l-Humâm, Fethü'l-Kadîr, Mısır, 1315, I, 333 vd.).

Teravih namazı, Ramazan ayına mahsustur; vakti, tercih edilen görüşe göre, yatsı namazından sonradır, sabah namazının vaktine kadar devam eder. Vitir namazı teravih namazından sonra kılınır. Ancak teravih namazından önce kılınmasında da herhangi bir sakınca yoktur. Ancak teravih namazı yatsı namazından önce kılınmaz. Kılındığı takdirde, iâdesi gerekir. Bu namazın gece yarısından veya gecenin üçte birinden sonraya tehir edilmesi müstehaptır. En sağlam görüşe göre, teravihte cemaat olmak sünnet-i kifâyedir. Yani bir mescitte hiç kimse teravihi cemaatle kılmazsa, hepsi günahkâr olur. Teravih namazı tek başına kılınabilir. Fakat cemaatle kılınması daha faziletlidir. Teravih namazına, yarısında yetişen kimse, önce yatsı namazının farzını kılar ve daha sonra teravih namazını kılmak için imama uyar. Eksik kalan teravih rekatlarını, daha sonra kendisi tamamlar. Hatim ile teravih namazını kılmak sünnettir.

Teravih namazının kazası yoktur. Bilindiği gibi farz ve vacip namazlar kaza edilirler.

Teravih namazını, her iki rekatta bir selâm vererek on selâm ile bitirmek daha faziletlidir. Dört rekatta bir selam vermek de caizdir. Fakat bu şekilde kılmak mekruhtur.

Teravih namazını kılarken, iki rekatta bir selâm verilse, normal olarak akşam namazının iki rekat sünneti gibi ve dört rekatta bir selâm verilse, yatsı namazının dört rekat sünneti gibi kılınır. Başlarken ve her iki rekatın başında "Sübhâneke", "Ezûzübesmele" ve her oturuşta "et-Tahiyyat" ile "Salli-barik" duaları okunur. Cemaatle kılınınca, cemaat hem teravihe, hem de imama uymaya niyet eder. İmam teravih namazını sesli olarak kıldırır (el-Kasânî, Bedai'us-Sanâyi', Beyrut, 1974, I, 288; Tahtavî, Haşiye, 335 vd).

Teravih namazı, diğer namazlara nispetle biraz seri kılınır. Ama bu, harflerin mahreci anlaşılmayacak şekilde bozuk bir telaffuzla kılınabilir anlamına gelmez. Bu bakımdan teravih namazının normalin dışındaki bir şekilde acele kılınması mekruhtur. Namazın rükünlerini yerine getirirken de acele edilmez. Kelimeleri tane tane okumak, mahreçlere dikkat etmek ve rükünleri gerektiği gibi yerine getirmek gerekir.

Teravih namazı hatimle kılınmayan camilerde, herhangi bir yanlışlığa meydan vermemek ve cemaatın da kısa sureleri iyice ezberlemelerini sağlamak için, "Fil sûresi"nden sonraki sureleri okumakta yarar vardır. Bu durumda imam, rekat sayılarında da tereddüde düşmekten korunmuş olur. (İbn Abidîn, Reddu'l-Muhtar, II, 44; vd., Vekbe ez-Zuhaylî, el-Fıkhu'l-İslâmî, Dimaşk, 1989, II, 72). 
Devamını Oku »

Akşam Namazı

Akşam Namazı


AKŞAM NAMAZI KILINIŞI:


5 rek'attır. 3 farz, 2 sünnet
3 Rek'at farzın kılınışı
1. Rek'at
- Kâmet getirilir.
- Niyet edilir.
- Tekbir getirilir.
- Sübhâneke okunur.
- Eûzü Besmele çekilir.
- Fâtiha okunur.
- Zamm-ı sûre okunur.
- Rükü’a eğilinir.
- Secdeye gidilir.
İkinci rek'at için ayağa kalkılır.
2. Rek'at
- Besmele çekilir.
- Fâtiha okunur.
- Zamm-ı sûre okunur.
- Rükü’a eğilinir.
- Secdeye gidilir.
- Oturulur (ilk oturuş).
- Ettehıyyâtü okunur.
Üçüncü rek'at için ayağa kalkılır.
3. Rek'at
- Besmele çekilir.
- Fâtiha okunur.
- Rükü’a eğilinir.
- Secdeye gidilir.
- Oturulur (son oturuş).
- Ettehıyyâtü okunur.
- Salli ve Bârik okunur.
- Rabbenâ âtina duâsı okunur.
- Selâm verilir.
 
          Allahümme entesselâmü... dedikten sonra, sünneti kılmak için hemen ayağa kalkılır.
2 Rek'at sünnetin kılınışı
1. Rek'at
- Niyet edilir.
- Tekbir getirilir.
- Sübhâneke okunur.
- Eûzü Besmele çekilir.
- Fâtiha okunur.
- Zamm-ı sûre okunur.
- Rükü’a eğilinir.
- Secdeye gidilir.
İkinci rek'at için ayağa kalkılır.
2. Rek'at
- Besmele çekilir.
- Fâtiha okunur.
- Zamm-ı sûre okunur.
- Rükü'a eğilinir.
- Secdeye gidilir.
- Oturulur.
- Ettehıyyâtü okunur.
- Salli ve Bârik okunur.
- Rabbenâ âtina duâsı okunur.
- Selâm verilir
 
        Allahümme entesselâmü... dedikten sonra, üç defa istigfâr söylenip, Âyet-el kürsî okunup tesbih çekilir. Sonra duâ edilerek, namaz tamamlanır.
Devamını Oku »

İkindi Namazı

İkindi Namazı 

İKİNDİ NAMAZI KILINIŞI:
8 rek'attır. 4 sünnet, 4 farz
İkindi Namazı
İkindi namazı, dördü sünnet, dördü de farz olmak üzere sekiz rek'attır.
İkindi Namazının Sünnetinin Kılınışı:
Birinci Rek'at:
1) "Niyet ettim Allah rızası için bugünkü ikindi namazının sünnetini kılmaya" diye niyet edilir.
2) "Allahü Ekber" diyerek iftitah tekbiri alınır ve eller bağlanır.
3) Ayakta sırasıyla; Sübhaneke, Eûzü-Besmele, fatiha ve bir sûre okunur.
4) "Allahü Ekber" diyerek rükûa varılır ve üç kere "Sübhâne Rabbiye'l-azim" denilir.
5) "Semiallâhü limen hamideh" diyerek kalkılır ve ayakta "Rabbenâ leke'l-hamd" denir.
6) "Allahü Ekber" diyerek secdeye varılır ve burada üç kere "Sübhâne Rabbiyel-â'lâ" söylenir.
7) "Allahü Ekber" diyerek secdeden kalkılıp oturulur.
8) "Allahü Ekber" diyerek ikinci defa secdeye gidilir ve üç kere "Sübhâne Rabbiyel-â'lâ" denilir.
9) "Allahü Ekber" diyerek ayağa (ikinci rek'ata) kalkılır ve eller bağlanır.
İkinci Rek'at:
1) Ayakta sırasıyla: Besmele, fatiha ve bir sure okunur.
2) "Allahü Ekber" diyerek rükûa gidilir ve üç kere "Sübhâne Rabbiyel-azim" denilir.
3) "Semiallahü limen hamideh" diyerek rükûdan kalkılır ve ayakta "Rabbenâ leke'l-hamd" denilir.
4) "Allahü Ekber" diyerek secdeye varılır ve burada üç kere"Sübhâne Rabbiye'l-â'lâ" söylenir.
5) "Allahü Ekber" diyerek secdeden kalkılıp oturulur.
6) Yine "Allahü Ekber" diyerek ikinci defa secdeye varılır ve üç kere "Sübhâne Rabbiyel-â'lâ" denilir.
7) "Allahü Ekber" diyerek kalkıp oturulur.
8) Oturuşta sırasıyla: Ettehiyyatü, Allahümme salli, Allâhümme barik okunur.
9) "Allahü Ekber" diyerek ayağa (üçüncü rek'ata) kalkılıp eller bağlanır.
Üçüncü Rek'at:
1) Ayakta sırasıyla: Sübhaneke, Eûzü-Besmele, fatiha ve bir sûre okunur.
2) "Allahü Ekber" diyerek rükûa varılır ve üç kere "Sübhâne Rabbiye'l-azim" denilir.
3) "Semiallahü limen hamideh" diyerek rükûdan kalkılır ve ayakta "Rabbenâ leke'l-hamd" denilir.
4) "Allahü Ekber" diyerek secdeye varılır ve burada üç kere "Sübhâne Rabbiye'l-â'lâ" denilir.
5) "Allahü Ekber" diyerek secdeden kalkılıp oturulur.
6) "Allahü Ekber" diyerek ikinci defa secdeye varılır ve üç kere "Sübhâne Rabbiye'l-â'lâ" denilir.
7) "Allahü Ekber" diyerek ayağa (dördüncü rek'ata) kalkılır ve eller bağlanır.
Dördüncü Rek'at:
1) Ayakta: Besmele, fatiha ve bir sûre okunur.
2) "Allahü Ekber" diyerek rükûa varılır ve burada üç kere "Sübhâne Rabbiye'l-azim" denilir.
3) "Semiallahü limen hamideh" diyerek rükûdan kalkılır ve ayakta "Rabbenâ leke'l-hamd" denilir.
4) "Allahü ekber" diyerek secdeye varılır ve burada üç kere "Sübhâne Rabbiyel-â'lâ" denilir.
5) "Allahü Ekber" diyerek secdeden kalkılıp oturulur.
6) "Allahü Ekber" diyerek ikinci defa secdeye varılır ve üç kere "Sübhâne Rabbiyel-â'lâ" denilir.
7) "Allahü Ekber" diyerek secdeden kalkılıp oturulur.
8) Bu oturuşta sırasıyla; Ettehiyyatü, Allâhümme salli, Allâhümme barik ve Rabbenâ âtina... duaları okunur.
9) Önce başını sağa çevirerek: "Esselâmü aleyküm ve rahmetullah" denir. Sonra başını sola çevirerek "Esselâmü aleyküm ve rahmetullah" denir.
Öğle namazının dört rek'at ilk sünneti ile ikindi namazının dört rek'at sünneti arasındaki fark:
Öğlenin ilk sünneti, "Sünnet-i Müekkede"dir. Bunun ikinci rek'atındaki oturuşta sadece Ettehiyyatü okunur ve üçüncü rek'ata kalkılınca Besmele ile fatiha ve bir sûre okunur.
İkindinin sünneti "Sünnet-i Gayr-i Müekkede"dir. Bunun ikinci rek'atındaki oturuşta, Ettehiyyatü, Allâhümme salli ve Allâhümme barik okunur, üçüncü rek'ate kalkınca önce sübhaneke okunur, sonra Eûzü-Besmele ile fatiha ve sure okunur.
İkindi Namazının Farzının Kılınışı:
1) İkamet getirilir. (Erkekler için)
2) "Niyet ettim Allah rızası için bugünkü ikindi namazının farzını kılmaya" diye niyet edilir.
İkindi namazının farzı aynen öğlenin dört rek'at farzı gibi kılınır. Aradaki fark sadece niyetin değişik olmasıdır.
Devamını Oku »

Öğle Namazı

Öğle Namazı


ÖĞLE NAMAZI KILINIŞI:


10 rek'attir. 4 ilk sünnet, 4 farz, 2 son sünnet
Öğle Namazı
Öğle namazı, dördü ilk sünnet, dördü farz ve ikisi de son sünnet olmak üzere on rek'attır.
Öğle Namazının ilk Sünnetinin Kılınışı:
Birinci Rek'at:
1) "Niyet ettim Allah rızası için bugünkü öğle namazının sünnetini kılmaya" diye niyet edilir.
2) "Allahü Ekber" diyerek iftitah tekbiri alınıp eller bağlanır.
3) Ayakta sırasıyla; Sübhaneke, Eûzü-Besmele, Fatiha ve bir sûre okunur.
4) "Allahü Ekber" diyerek rükûa varılır ve üç kere "Sübhâne Rabbiye'l-azim" denilir.
5) "Semiallâhü limen hamideh" diyerek kalkılır ve ayakta "Rabbenâ leke'l-hamd" denilir.
6) "Allahü Ekber" diyerek secdeye varılır ve üç kere "Sübhâne Rabbiye'l-â'la" söylenir.
7) "Allahü Ekber" diyerek secdeden kalkılıp oturulur.
8) Yine "Allahü Ekber" diyerek ikinci defa secdeye varılır ve üç kere "Sübhâne Rabbiye'l-â'lâ" denilir.
9) "Allahü Ekber" diyerek ayağa (ikinci rek'ata) kalkılır ve eller bağlanır.
İkinci Rek'at:
1) Ayakta sırasıyla: Besmele, Fatiha ve bir sûre okunur.
2) "Allahü Ekber" diyerek rükûa varılır ve üç kere "Sübhâne Rabbiye'l-azim" denilir.
3) "Semiallâhü limen hamideh" diyerek kalkılır ve ayakta "Rabbenâ leke'l-hamd" denir.
4) "Allâhü Ekber" diyerek secdeye gidilir ve üç kere "Sübhâne Rabbiye'l-â'lâ" denilir.
5) "Allahü Ekber" diyerek secdeden kalkılıp oturulur.
6) Yine "Allahü Ekber" diyerek ikinci defa secdeye gidilir ve üç kere "Sübhane Rabbiye'l-â'lâ" denilir.
7) "Allâhü Ekber" diyerek oturulur ve "Ettehiyyâtü" okunur. (Buna birinci oturuş denir.)
8) "Allahü Ekber" diyerek ayağa (üçüncü rek'ata) kalkılır ve eller bağlanır.
Üçüncü Rek'at:
1) Sırasıyla: Besmele, fatiha ve bir sûre okunur.
2) "Allahü Ekber" diyerek rükûa varılır ve üç kere "Sübhâne Rabbiye'l-azim'"denilir.
3) "Semiallahü limen hamideh" diyerek rükû'dan kalkılır ve ayakta "Rabbenâ leke'l-hamd" denilir.
4) "Allahü Ekber" diyerek secdeye gidilir ve burada üç kere "Sübhâne Rabbiye'l-â'lâ" denilir.
5) "Allahü Ekber" diyerek secdeden kalkılıp oturulur.
6) Yine "Allahü Ekber" diyerek ikinci defa secdeye gidilir ve üç kere "Sübhâne Rabbiye'l-â'la" denilir.
7) "Allâhü Ekber" diyerek ayağa (dördüncü rek'ata) kalkılır ve eller bağlanır.
Dördüncü Rek'at:
1) Ayakta sırasıyla: Besmele, fatiha ve bir sûre okunur.
2) "Allahü Ekber" diyerek rükûa varılır ve üç kere "Sübhâne Rabbiye'l-azim" denilir.
3) "Semiallâhü limen hamideh" denilerek rükûdan kalkılır ve ayakta "Rabbena leke'l-hamd" denilir.
4) "Allahü Ekber" diyerek secdeye varılır ve üç kere "Sübhâne "Rabbiye'l-â'lâ" denilir.
5) "Allâhü Ekber" diyerek secdeden kalkılıp oturulur.
6) Yine "Allahü Ekber" denilerek ikinci defa secdeye varılır ve üç kere "Sübhâne Rabbiye'l-â'lâ" denilir.
7) "Allahü Ekber" diyerek oturulur.
8) Otururken sırasıyla: Ettehiyyatü, Allahümme salli, Allâhümme bârik ve Rebbenâ âtina... duaları okunur.
9) Önce başını sağa çevirerek "Esselâmü aleyküm ve rahmetullâh" denir. Sonra başını sola çevirerek "Esselâmü aleyküm ve rahmetullâh" denir.
Öğle Namazının Farzının Kılınışı:
Birinci Rek'at:
1) İkamet getirilir. (Erkekler için)
2) "Niyet ettim Allah rızası için bugünkü öğle namazının farzını kılmaya" diye niyet edilir.
3) "Allâhü Ekber" diyerek iftitah tekbiri alınıp eller bağlanır.
4) Sırasıyla: Sübhaneke, Eûzü-Besmele, fatiha ve bir sure okunur.
5) "Allâhü Ekber" diyerek rükûa varılır ve üç kere "Sübhâne Rabbiye'l-azim" denilir.
6) "Semiallâhü limen hamideh" diyerek ayağa kalkılır ve ayakta "Rabbenâ leke'l-hamd" denir.
7) "Allâhü Ekber" diyerek secdeye varılır ve üç kere "Sübhâne Rabbiye'l-â'lâ" denilir.
8) "Allâhü Ekber" diyerek secdeden kalkılıp oturulur.
9) Yine "Allâhü Ekber" diyerek ikinci defa secdeye varılır ve üç kere "Sübhâne Rabbiye'l-â'lâ" denilir.
10) "Allâhü Ekber" diyerek ayağa (ikinci rek'ata) kalkılır ve eller bağlanır.
İkinci Rek'at:
1) Ayakta sırasıyla: Besmele fatiha ve bir sûre okunur.
2) "Allahü Ekber" diyerek rükûa varılır ve üç kere "Sübhâne Rabbiye'l-azim" denilir.
3) "Semiallahü limen hamideh" diyerek rükû'dan kalkılır ve ayakta "Rabbenâ leke'l-hamd" denilir.
4) "Allahü Ekber" diyerek secdeye gidilir ve üç kere "Sübhâne Rabbiye'l-â'lâ" denilir.
5) "Allahü Ekber" diyerek secdeden kalkılıp oturulur.
6) Yine "Allahü Ekber" denilerek ikinci defa secdeye gidilir ve üç kere "Sübhâne Rabbiye'l-â'la" denilir.
7) "Allâhü Ekber" diyerek oturulur.
8) Oturuşta, "Ettehiyyatü" okunur.
9) "Allâhü Ekber" diyerek ayağa (üçüncü rek'ata) kalkılıp eller bağlanır.
Üçüncü Rek'at:
1) Ayakta: Besmele ile fatiha okunur.
2) "Allahü Ekber" diyerek rükûa varılır ve üç kere "Sübhâne Rabbiye'l-azim'"denilir.
3) "Semiallahü limen hamideh" diyerek rükû'dan kalkılır ve ayakta "Rabbenâ leke'l-hamd" denilir.
4) "Allahü Ekber" diyerek secdeye varılır ve burada üç kere "Sübhâne Rabbiye'l-â'lâ" denilir.
5) "Allahü Ekber" diyerek kalkılıp oturulur.
6) Yine "Allahü Ekber" diyerek ikinci defa secdeye varılır ve üç kere "Sübhâne Rabbiye'l-â'lâ" denilir.
7) "Allâhü Ekber" diyerek ayağa (dördüncü rek'ata) kalkılır ve eller bağlanır.
Dördüncü Rek'at:
1) Ayakta: Besmele ile fatiha okunur.
2) "Allahü Ekber" diyerek rükûa varılır ve üç kere "Sübhâne Rabbiye'l-azim" denilir.
3) "Semiallâhü limen hamideh" diyerek kalkılır ve ayakta "Rabbenâ leke'l-hamd" denilir.
4) "Allahü Ekber" diyerek secdeye gidilir ve üç kere "Sübhâne Rabbiye'l-â'lâ" denilir.
5) "Allâhü Ekber" diyerek secdeden kalkılıp oturulur.
6) Yine "Allahü Ekber" diyerek ikinci defa secdeye gidilir ve üç kere "Sübhâne Rabbiye'l-â'lâ" denilir.
7) "Allahü Ekber" denilerek kalkılıp oturulur.
8) Bu oturuşta sırasıyla: Ettehiyyatü, Allahümme salli, Allâhümme bârik ve Rebbenâ âtina,... duaları okunur.
9) Önce başını sağa çevirerek "Esselâmü aleyküm ve rahmetullâh" denilir. Sonra başını sola çevirerek "Esselâmü aleyküm ve rahmetullâh" denilir.
Böylece öğlenin farzı bitmiş olur.
Bundan sonra: "Allahümme entesselâmü ve minkesselâm. Tebârekte yazel'celâli vel'ikram" denilir ve son iki rek'at sünnet kılınır.
Öğle Namazının Son Sünnetinin Kılınışı:
"Niyet ettim Allah rızası için bugünkü öğle namazının son sünnetini kılmaya" diye niyet edilir.
Niyetten sonra aynen sabah namazının iki rek'at sünneti gibi kılınır.
Devamını Oku »

Sabah Namazı

Sabah Namazı

SABAH NAMAZININ KILINIŞI:

Sabah Namazı İkisi sünnet, ikisi de farz olmak üzere dört rek'attır. Önce sünneti, sonra da farzı kılınır.

Sabah Namazının Sünnetinin Kılınışı:


Birinci Rek'at:


1) Ayakların arası dört parmak açıklıkta ve parmak uçları kıbleye doğru gelecek şekilde ayakta kıbleye dönülür.


Niyet:


2) "Niyet ettim Allah rızası için bugünkü sabah namazının sünnetini kılmaya" diye niyet edilir.


İftitah Tekbiri:


3) "Allâhü ekber" diyerek iftitah tekbiri alınır.


(Erkekler tekbir alırken; ellerin içi kıbleye karşı ve parmaklar normal açıklıkta bulunur. Başparmaklar, kulak yumuşağı hizasına gelecek şekilde eller yukarıya kaldırılır.)


(Kadınlar tekbir alırken; ellerin içi kıbleye karşı, parmaklar normal açıklıkta ve parmak uçları omuz hizasına gelecek şekilde ellerini yukarıya kaldırırlar.)


Kıyam:


4) Tekbirden sonra eller bağlanır. Ayakta iken secde edilecek yere bakılır.


(Erkekler; sağ elin avucu, sol elin üzerinde ve sağ elin baş ve küçük parmakları sol elin bileğini kavramış olarak ellerini göbek altında bağlarlar.)


(Kadınlar; sağ el sol elin üzerinde olacak şekilde ellerini göğüs üstüne koyarlar. Erkeklerde olduğu gibi sağ elin parmakları ile sol elin bileğini kavramazlar.)


Kıraat:


5) Ayakta sırasıyla; a) Sübhaneke, b) Eûzü-Besmele,c) Fatiha sûresi, d) Kur'an'dan bir sûre okunur. (44)


Rükû:


6) "Allâhü Ekber" diyerek rükûa varılır ve burada üç defa "Sübhâne Rabbiye'l-azim" denilir. Rükûda iken ayakların üzerine bakılır.


(Erkekler, Rükûda, parmakları açık olarak elleri ile dizlerini tutup sırtını dümdüz yaparlar. Dizlerini ve dirseklerini dik tutarlar)


(Kadınlar, Rükûda, sırtlarını biraz meyilli tuturak erkeklerden daha az eğilirler. Ellerini (parmaklarını açmayarak) dizleri üzerine koyarlar ve dizlerini biraz bükük bulundururlar.)


Rükûdan Kalkış:


7) "Semiallâhü limen hamideh" diyerek rükûdan kalkılır ve ayakta "Rebbenâ leke'l-hamd" denilir.


Secde:


8) "Allâhü Ekber" diyerek secdeye varılır. Secdeye inerken önce dizler, sonra eller, daha sonra da alın ve burun yere konur. Secdede baş iki elin arasında ve hizasında bulunur. Secdede iken ayaklar kaldırılmaz. Secdede burun kenarlarına bakılır. Burada üç kere "Sübhâne Rabbiye'l-â'lâ" denilir.


(Erkekler; secdede dirseklerini yanlarından uzak, kollarını yerden kalkık bulundururlar. Ayaklar parmaklar üzerine dik tutulur ve parmak uçları kıbleye gelecek şekilde yere konur.)


(Kadınlar; secdede kollarını yanlarına bitişik halde bulundururlar. Ayaklar parmaklar üzerine dik tutulur ve parmak uçları kıbleye gelecek şekilde yere konur.)


İki Secde Arası Oturuş:


9) "Allâhü Ekber" diyerek başını secdeden kaldırıp diz üstü oturulur. Otururken, parmaklar dizlerin hizasına gelecek şekilde eller uylukların üzerine konur ve kucağa bakılır. Burada "Sübhânellâh" diyecek kadar kısa bir an oturulur.


(Erkekler; sol ayağını yere yayarak onun üzerine oturur, sağ ayak, parmakları kıbleye yönelmiş durumda dik tutulur.)


(Kadınlar; ayaklarını yatık olarak sağ tarafına çıkarır ve öylece otururlar.)


10) "Allâhü Ekber" diyerek ikinci defa secdeye varılır ve üç kere "Sübhâne Rabbiye'l-â'lâ" denilir.


11) "Allâhü Ekber" diyerek secdeden ayağa (ikinci rek'ata) kalkılır ve eller bağlanır.


Secdeden kalkarken; önce baş, sonra eller, daha sonra eller dizler üzerine konularak, dizler yerden kaldırılır.


İftitah tekbirinden itibaren buraya kadar yapılanlara "Bir Rek'at" denir.


İkinci rek'at:


1) Ayakta sırasıyla; a) Besmele, b) Fatiha sûresi, c) Kur'an'dan bir sûre okunur.


2) Birinci rek'atte olduğu gibi "Allahü Ekber" diyerek rükûa varılır ve üç kere "Sübhâne Rabbiye'l-azim" denilir.


3) "Semiallâhü limen hamideh" diyerek ayağa kalkılır ve ayakta "Rabbenâ leke'l-hamd" denilir.


4) "Allahü Ekber" diyerek secdeye varılır. Burada üç kere "Sübhâne Rabbiye'l-â'lâ" denilir.


5) "Allahü Ekber" diyerek secdeden kalkılıp dizler üzerine oturulur. Burada "Sübhânellâh" diyecek kadar kısa bir an oturulur.


6) Sonra "Allahü Ekber" diyerek ikinci defa secdeye varılır ve üç kere "Sübhâne Rabbiye'l-â'lâ" denilir.


Ka'de-i Ahîre (Namaz'ın Sonunda Oturuş):


7) "Allahü Ekber" diyerek secdeden kalkıp oturulur. Otururken, el parmakları dizler hizasına gelecek şekilde eller uylukların üzerine konur ve kucağa bakılır.


(Erkekler, sol ayağını yere yayarak onun üzerine oturur, sağ ayak parmakları kıbleye yönelmiş durumda dik tutulur.)


(Kadınlar, ayaklarını yatık olarak sağ tarafa çıkarır ve öylece otururlar.)


8) Oturuşta sırasıyla; a) Ettehiyyatü, b) Allahümme salli, c) Alla-hümme barik, d) Rabbenâ âtinâ.. duaları okunur.)


Sağ tarafa selâm verilişi:


9) Önce başını sağa çevirerek "Esselâmü aleyküm verahmetullah" denir. Selâm verirken omuzlara bakılır.


Sol tarafa selâm verilişi:


10) Sonra başını sola çevirerek "Esselâmü aleyküm ve rahmetullah" denilir. Böylece iki rek'at namaz tamamlanmış olur.


Sabah Namazının Farzının Kılınışı :


Sabah namazının farzı da sabahın iki rek'at sünneti gibi kılınır. Ancak sünnetten farkı; farza niyet edilmesi ve erkeklerin ikamet getirmesidir.


Sabah Namazının farzına şöyle niyet edilir:


"Niyet ettim Allah rızası için bugünkü sabah namazının farzını kılmaya"
Devamını Oku »