Sayfalar

Ne Aramıştınız?

fidye etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
fidye etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

17.02.2014

Fidye verme gücü olmayan kişiler ne yapmalıdırlar?

Senenin hiçbir mevsiminde oruç tutamayacak kadar yaşlı olan (pir-i fani) kimselerin, Ramazanın her bir günü için bir fakire fidye (yani bir fitre) vermeleri gerekir. İyileşme umudu olmayan hasta da bu hükme tabidir (Bakara 2/184).   Maliki mezhebine göre ise, oruç tutmaya güç yetiremeyen yaşlı kişi için fidye vacip değildir. Fakat verirse müstehap olur (İbn Rüşd, Bidayetü’l-Müctehid, I, 301).   Fidye verecek gücü olmayanlar ise, fidyeden sorumlu olmazlar (İbn Kudame, Muğni, III, 66). Ancak kasten tutmadıkları oruçların sorumluluğunu taşırlar. Bu durumda olanların yapabileceği Cenab-ı Haktan bağışlanma dilemektir (Serahsi, el-Mebsut, III, 100).
Devamını Oku »

Fidye ne demektir?

Fidye, bir kimseyi bulunduğu sıkıntılı durumdan kurtarmak için ödenen bedel demektir. Dini bir terim olarak ise, oruç ibadetinin eda edilememesi, hac ibadetinin edası sırasında işlenen birtakım kusurların giderilmesi için ödenen maddi bedeli ifade eder.   Kur’an-ı Kerim’de, “Oruç tutmaya güç yetiremeyenler, bir yoksul doyumu fidye öder.” (Bakara 2/184) buyrulmaktadır. Buna göre ihtiyarlık ve şifa ümidi olmayan bir hastalık sebebiyle oruç tutamayan kimse, daha sonra bu oruçları kaza etme imkanı bulamazsa her gününe karşılık bir fidye öder (Serahsi, el-Mebsut, III, 100; İbn Kudame, Muğni, III, 82).   Şafii mezhebine göre ise, emzirme ve hamilelik sebebiyle çocuğunun sağlığı hakkında endişe edenler için oruç tutamadıklarında hem kaza hem de fidye gerekir. Fakat çocuk hakkında değil de kendileri hakkında endişe ederlerse o zaman sadece kaza gerekir (Kasani, Bedaiu’s-sanai, II, 97; Nevevi, el-Mecmu, VI, 267).   Hac ve umre ile ilgili görevler yerine getirilirken meydana gelen bazı eksiklikler için uygulanması gereken maddi yaptırım da fidye kapsamına girer (Bakara, 2/196).   Bir fidye, bir kişiyi bir gün doyuracak yiyecek miktarı veya bunun ücretidir. Bu da “sadaka-i fıtır” la aynı miktarı ifade eder. Bu, fidyenin asgari ölçüsüdür. İmkanı olanların daha fazla vermesi daha iyidir (Bakara 2/184; Merğinani, el-Hidaye, I, 127).
Devamını Oku »