Sayfalar

Ne Aramıştınız?

namaz kılmak etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
namaz kılmak etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

14.02.2014

Namazda pantolonu çekmek namazı bozar mı?

Kişi namaz kılarken, namaza halel getirecek hareketlerden kaçınmalı, azalarını kontrol ettiği gibi, kalbini de Allah’a yöneltmelidir. Namaza aykırı olup ‘amel-i kesir’ olarak nitelenen hareketlerin namazda yapılması namazı bozar. Amel-i kalil denilen, basit hareketler ise namazı bozmaz. Amel-i kesir için net bir tanım yapma imkanı olmamakla birlikte, dışarıdan gözlemleyen kişide, namazda olunmadığı izlenimini verecek kadar hareket etmek şeklinde tasvir edilmiştir. Amel’i kalil ise, bunun zıttıdır. Diğer bir tarife göre de iki el ile yapılması adet olan işler amel-i kesir, bir el ile yapılan işler ise ameli kalildir.
Zorunlu olmadıkça pantolonu veya elbiseyi rükua veya secdeye giderken çekmek, namaz dışı bir işle meşguliyet olduğu ve namazda olması gereken huşua aykırı düştüğü için mekruh olmakla birlikte namazı bozmaz (Kasani, Bedai’u’s-Sanai’, I, 504; Merğinani, el-Hidaye, I, 64). Pantolonu amel-i kesir sayılacak bir tarzda çekmek ise namaz bozar.
Devamını Oku »

Namazda takke takmanın hükmü nedir?

Hz. Peygamber (s.a.s.) ve ashab-ı kiram, İslam öncesinde olduğu gibi İslam’dan sonra da günlük hayatlarında yöresel örf ve iklim şartları gereği başlarını örtmüşlerdir (Kenzü’l-ummal, 7/121). Peygamberimiz (s.a.s.) günlük kıyafeti ile namazlarını kılmış, ibadet için ilave bazı özel giysiler giymemiştir. Takke üzerine sarık sardığı gibi, sarıksız takke ve takkesiz sarık kullandığı da olmuştur (Tirmizi, Libas 12, 42; İbnü’l-Kayyım, Zadü’l-mead, I, 135).
  Bazı alimler Peygamberimiz’in (s.a.s.) bu uygulamalarını göz önüne alarak namazda erkeklerin başını örtmesini sünnet kabul etmişler, baş açık namaz kılmanın sünneti terk etmek olduğundan tenzihen mekruh hükmünü alacağını söylemişlerdir (Merakı’l-felah, s. 197). Diğer bazıları ise bunu örf gereği kabul ettiklerinden başı açık namaz kılmakta bir sakınca olmadığını belirtmişlerdir.
Devamını Oku »

7.02.2014

İstihare Namazı ve Duası


İstihare sözlük anlamı "hayır ve iyilik istemek, bir şey hakkında hayır talep etmek" anlamlarına gelen istihâre, bir kimsenin yapmayı istediği bir şeyin kendisi için hayırlı olup-olmayacağını Allâh'ın kendisine bildirmesi maksadıyla yatmadan önce iki rek'at namaz kılarak Allâh'a dua etmesidir.

İnsanlar, bazen kendileri için önemli bir karar verecekleri veya bir seçim yapacağı zaman dünya ve âhiret bakımından kendileri için hangisinin daha hayırlı olacağını kestiremezler. Bunu anlayabilmek için istihâre ederler ve Allâh'tan yardım dilerler. Bu bakımdan istihâre, bir bakıma yapılacak işin hayırlı olmasını; hayırlı ise gerçekleşmesini Allâh'tan dilemek ve O'ndan tercih konusunda yardım istemek demektir.

İstihâre namazı menduptur. Namazın birinci rekatında Fatiha'dan sonra Kâfirûn sûresi; ikinci rekatında Fatiha'dan sonra İhlas sûresi okunur. Namazdan sonra istihâre duası yapılır. Hz. Peygamber, istihârede şöyle dua edilmesini tavsiye etmiştir:

"Allahım! Senden, ilminle hakkımda hayırlı olanı bana bildirmeni, kudretinle bana güç vermeni istiyorum. Senin büyük fazlu kereminden ihsan etmeni istiyorum. Senin her şeye gücün yeter, ben ise âcizim; sen her şeyi bilensin, ben ise bilmem; çünkü sen bütün gizli şeyleri en iyi bilensin. Allâh'ım! Yapmayı düşündüğüm bu iş, benim dinim, yaşayışım, dünyam ve âhiretim bakımından hakkımda hayırlı olacaksa, bunu bana takdir eyle, onu bana kolaylaştır, uğurlu ve bereketli eyle! Yok eğer bu iş, benim dinim, yaşayışım, dünyam ve âhiretim bakımından kötü ise, onu benden, beni ondan uzaklaştır. Hayır nerede ise, onu bana takdir et ve onunla beni hoşnut eyle!" (Buhârî, Teheccüd, 25)


İbadet ve sevap işlemek gibi iyi olduğu, haram ve günah gibi kötü olduğu bilinen şeylerde istihâre yapılmaz. İstihâre yapılmasının doğru olup-olmadığında tereddüt edilen şeylerde yapılır ve yedi kere tekrarlanır. İstihâreden sonra, insanın gönlüne bir açıklık gelir ve ilk defa kalbe doğan şeyin hayırlı olduğu kabul edilerek ona göre hareket edilir. Çeşitli nedenlerle istihare namazının kılınamaması halinde, sadece istihare duası okunmakla yetinilir.
Devamını Oku »

Hâcet Namazı

İnsanlar hayatları boyunca birçok şeye ihtiyaç duyarlar, birçok şeye kavuşmayı arzu ederler. Bunlar doğaldır. Dünyalık veya âhiretlik bir isteği ve dileği bulunan, bir şeye ihtiyaç duyan kimse ihtiyaçlarını karşılamak veya arzularına ulaşmak için öncelikle onlara götürecek sebeplere tutunmalı, ayrıca bunların gerçekleşmesi için Allah'tan yardım istemelidir. Peygamberimiz bu hususta şöyle buyurmuştur:
"Kimin Allah'tan veya insanlardan bir dileği varsa, şartlarına uygun güzel bir abdest alsın, sonra Allah'ı övgüleyip senâ etsin, Allah resulüne salât ve selâm getirsin. Daha sonra şöyle desin:
Lâ ilâhe illallâhü'l-halîmü'l-kerîm. Sübhânallâhi Rabbi'l-arşi'l-azîm. Elhamdü lillâhi rabbi`l âlemîn; Es'elüke mücîbâti rahmetike ve azâime mağfiretik; ve'l-ismete min külli zenbin ve'l-ganîmete min külli birrin ve's-selâmete min külli ism. Lâ teda' lî zenben illâ gaferteh; ve lâ hemmen illâ ferrecteh; velâ hâceten hiye leke rıdan illâ kadaytehâ. Yâ Erhame'r-râhimîn!" (Tirmizî, "Salât", 140, 348).
Hâcet namazı dört veya on iki rek`at olarak kılınır. Dört rek`at olarak kılındığı takdirde birinci rek`atında Fâtiha'dan sonra üç Âyetü'l-kürsî, diğer üç rek`atında ise Fâtiha'dan sonra birer kere İhlâs, Felâk ve Nâs sûreleri okunur. Namazdan sonra hadiste bildirilen hâcet duasını okur ve isteğini Cenâb-ı Rabbi'l-âlemîn'e iletir.
Devamını Oku »

Yolculuğa Çıkış ve Yolculuktan Dönüş Namazı

Peygamberimiz'in yolculuğa çıkarken ve yolculuktan döndükten sonra iki rek`at namaz kıldığı rivayet edilmektedir (bk. Müslim, "Müsâkat", 21). Bu namaz, yolculuğa çıkarken işlerini kolaylaştırması ve sağ salim yuvasına kavuşturması için Rab Teâlâ'ya yakarmak, yolculuktan döndükten sonra da yuvasına, eşine, dostuna kavuşturduğu için teşekkür etmek için kılınır ve menduptur. Faziletli olan, yolculuğa çıkarken evde, yolculuktan döndükten sonra mescidde kılmaktır.
Devamını Oku »