Sayfalar

Ne Aramıştınız?

ABDEST etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ABDEST etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

21.04.2014

HZ. MUHAMMEDİN ŞEFAATİ

Okuyan anlar,okuyan bilir,okuyan ayırır doğruyla yanlışı,okuyan cehaletten kurtulur.Okuyalım sevgili kardeşlerim okuyalım ki ne kadar cahil olduğumuzu anlayalım,okuyalım ki okudukça bu cehalettimizden hep birlikte kurtulalım.Korkmadan okuyalım,sesli okuyalım,sesli okuyalım ki yanımızda ki arkadaşımızda nasiplensin sesli okuyalım ki evladımız da öğrensin,sesli okuyalım ki herkes öğrensin...Bu günkü konumuz Hz Muhammedin (S.A.V.) Şefaati.
Allah razı olsun deyin yeter!

PEYGAMBER EFENDİMİZ HZ. MUHAMMEDİN  ŞEFAATİ:
Şefaatçilerin başında tabi ki en büyük şefaatçi olan Peygamber efendimiz gelir.Hz Peygamberin (S.A.V.) şefaati farklı türlerde olacaktır.Günahları az olanlar bu şefaat sayesinde azaptan tamamen kurtulacaktır.Bazılarının da günahlarının yarısı yada daha azı veya daha fazlası silinecektir.Hatta büyük günah işleyenler dahi eğer Allaha şirk koşmadan ölmüşlerse bundan nasibini alacaktır.Ama muhebbet ceza alacaklar bundan yararlanamazlar.Allaha şirk koşarak ölenlerin cezası mühebbettir.Çünkü onlar zaten Resulullah'ın (S.A.V.) ona icabet eden ümmetinden değillerdir.Bu konuda ki en meşhur hadis şu şekildedir;
"Benim şefaatim ümmetimden büyük günah işleyenlerdir".Peygamber Efendimiz'in (S.A.V.) himmeti büyüktür.Bütün ümmeti cennete girmedikçe rahat etmeyecektir.
Hadis-i şeriflerde şefaat meselesine bakıldığında,Resul-i Ekrem'in (A.V.) şefaatinin çok geniş olduğu görülecektir.Şefaat hususunda da zirve yine Allah Resulü dür.Her nebi kendisine bahşedilen sınırsız,fakat bir defaya mahsus şefaat hakkını dünyada kullanırken o, bunu ahirete saklamıştır.Nitekim şöyle buyurmuştur;
"Her Peygamberin Allah katında makbul bir duası vardır.Bütün Peygamberler bu duayı yapmakta acele ettiler,ben ise bu duamı kıyamet gününde,ümettime şefaat için sakladım.Ümmetimden şirk koşmadan ölenler için şefaat edeceğim."
Ümmü Habibe Annemizden (R.A.) rivayet edildiğine göre Hz. Peygamber (S.A.V.) şöyle buyurmuştur:
"Benden sonra ümmetimin karşılaşacağı felaketler ve birbirlerinin kanlarını dökecekleri bana (mana aleminde) gösterildi.Bu hal beni üzdü.Daha önce geçen ümmetlerde olduğu gibi ümmetimin başına geleceklerde Allah'ın takdiridir,Allah'tan kıyamet gününde ümmetime şefaat etmemi istedim.O da kabul etti."
Evet, bu dua şefaat olarak tecelli edecektir ve inşallah Cenab-ı Hak bu konuda onu mahcup ve mahzun etmeyecektir.
Allah yar ve yardımcınız olsun,Allah dualarımızı kabul etsin inşallah...
Devamını Oku »

17.02.2014

Dövme yaptırmak, abdeste veya gusle engel midir? Kalıcı dövme ile geçici dövmenin bu konudaki hükmü aynı mıdır?

Kalıcı dövme ile geçici dövmenin bu konudaki hükmü aynı mıdır?

Dövme yani vücuda iğneler batırarak deri altına boya zerk etmek sureti ile deri üzerinde çeşitli şekiller oluşturmak dinimizce yasaklanmıştır. Peygamberimiz şöyle buyurmuştur:
“Dövme yapan ve yaptıran kadınlara, kaş ve yüzlerinden tüy yolan ve yolduranlara, dişlerini seyreltip inceltenlere ve bu şekilde Allah’ın yarattığı şekli değiştirenlere Allah lanet etmiştir” (Buhari, Libas, 87; Müslim, Libas, 120).   Dövme yaptırmak yasaklanmış olmakla birlikte, deri üzerinde suyun alta ulaşmasına engel olacak bir tabaka oluşturmadığı için gusül ve abdeste engel değildir (İbn Abidin, Reddü’l-muhtar, Beyrut, 1421/2000, I, 330).   Vücudunda dövme bulunan bir kimse mümkünse, sağlığına zarar vermeyecek yöntemlerle onu ortadan kaldırmalıdır. Bu mümkün olmazsa Allah’tan bağışlama dilemesi, yaptığına pişmanlık duyması gerekir.
  Yapıştırma yöntemi ile deri üstüne yapılan geçici ‘dövme’ ise suyun deriye ulaşmasına engel olacağından gusül ve abdeste engel olur.
Devamını Oku »

14.02.2014

Cünüp olan bir bayan, henüz gusletmeden önce adet olsa, ayrıca gusül alması gerekir mi?

Cünüp olup da henüz gusletmeden önce adet görmeye başlayan bir kadının hemen gusletmesi şart değildir, guslü adetinin bitimine kadar geciktirebilir (Zebidi, El-Cevheratu’n-Neyyira, Mektebetu Hakkaniyye, Pakistan, ts. , I, 13; İbn Nüceym, el- Bahru’r-raik, Daru’l-Marife, Beyrut, ts. , I, 64).
Ancak bu durumda olan bir kadın adetinin bitmesini beklemeden temizlik amacıyla boy abdesti alabilir.
Devamını Oku »

Cünüp olarak uyumak, yemek ve içmekte bir sakınca var mıdır?

Cünüplük, cinsel ilişki veya şehvetle meninin gelmesi sebepleriyle meydana gelen ve belirli ibadetlerin yapılmasına engel olan hükmi kirlilik halidir.   Cünüp olan bir kimse, namaz kılmak ve Kur’an okumak gibi ibadetleri yerine getiremez. Dolayısıyla, ibadetlerini yapmaya engel olan bu durumdan ilk fırsatta guslederek kurtulmaya çalışmalıdır. Öte yandan bu durumdaki bir kimse ihtiyaç halinde, herhangi bir namazın geçmesine sebebiyet vermemek kaydıyla, cinsel bölgesinin maddi temizliğini yaptıktan sonra abdest alarak ya da sadece el ve ağzını yıkayarak uyuyabilir, yiyip içebilir ve başka işlerle meşgul olabilir (Buhari, Gusül, 27; Müslim, Hayz, 6 (21, 22, 24). Çünkü cünüplük, gusül ve abdest gibi özel bir temizliği gerektirmeyen işlerin yapılmasına engel değildir.
Hz. Peygamber, cünüp olmakla müminin necis/maddeten pis olmayacağını ifade etmiştir (Buhari, Gusül, 23). Fakat cünüp birinin namazını kaçıracak şekilde yıkanmayı geciktirmesi haram, elini ağzını yıkamadan yiyip içmesi ise mekruh görülmüştür. Bu itibarla zorunlu bir durum olmadıkça insan hemen boy abdesti almalı ve bir an önce yıkanıp temizlenmelidir.
Devamını Oku »

Eşler birlikte çıplak olarak banyo yapabilirler mi?

Eşler arasında avret konusunda bir sınırlama olmadığı için bir arada banyo yapmalarında sakınca bulunmamaktadır. Zira Hz. Peygamber (s.a.s.)’in eşleriyle birlikte yıkandığı bilinmektedir (Buhari, Gusül, 2).
Devamını Oku »

Guslederken Yellenmek, Gusle Yeniden Başlamayı Gerektirir mi?

Boy Abdesti Alırken Yellenmek, Gusle Yeniden Başlamayı Gerektirir mi,Gusül Alırken Yapılması Gerekenler?
Gusül (Boy) Abdesti Alırken Dikkat Edilmesi Gerekenler;

Gusül abdesti alırken, yellenme, burun kanaması, yaranın kanaması vb. namaz abdestini bozan şeylerden birinin meydana gelmesi, gusle yeniden başlamayı gerektirmez. Çünkü bunlar, kişinin cünüp olmasını gerektiren hususlardan değildir (Mevsıli, el-İhtiyar, İstanbul, ts. , I, 12).
Ancak gusülden sonra namaz kılmak isteniyorsa, o zaman namaz için abdest alınması gerekir.

Devamını Oku »

Kadınlar abdest aldıktan sonra oje veya ruj sürerek namaz kılabilirler mi?

Abdest ve gusülde genel ilke; her birinde yıkanması farz olan uzuvları hiçbir kuru yer kalmayacak şekilde yıkamaktır. Dolayısıyla abdestte veya gusülde yıkanması farz olan uzuvlara, daha önceden oje, ruj ve benzeri, suyun bedene ulaşmasına engel olacak türden maddeler sürülmüşse, bunların gusül veya abdestten önce bulundukları yerlerden temizlenmeleri gerekir (Merğinani, el-Hidaye, I, 12, 16).
Gusül ve abdest aldıktan sonra makyaj yapmak veya oje sürmekle abdest bozulmaz. Bu şekilde yapılan bir makyajla namaz kılınabilir.
Devamını Oku »

İçki içtikten ne kadar sonra abdest alınıp namaz kılınabilir?

İçki içtikten ne kadar zaman sonra namaz kılınabilir?

Öncelikle belirtmek gerekir ki, alkollü içki ve uyuşturucu kullanmak haramdır. Bu sebeple bir Müslümanın alkollü içki içmesi ve uyuşturucu kullanması düşünülemez.
Ancak her nasılsa bu haramı işleyen kişi, bunun haramlığını inkar etmedikçe Müslümandır. Dolayısı ile ibadetleri yerine getirmekle mükelleftir. Ancak sarhoşluk kişinin bilincini etkilediği için bu halde iken kılınan namaz geçersiz olur. Allah Teala, “Ey iman edenler! Sarhoş iken ne söylediğinizi bilinceye kadar namaza yaklaşmayın” (Nisa, 4/43) buyurmuştur.
  Kuşkusuz, dua ve ibadet bir idrak ve şuur işidir. Bunun içindir ki, bütün ibadetlerde Müslüman olma ve büluğ çağına ulaşmanın yanında akıllı olmak şart koşulmuştur.
İbadetlerin makbul olması için, ibadet niyetiyle ve ihlasla yapılmaları gerekir. Bu sebeple namaz kılacak, oruç tutacak ve dua edecek kimsenin ne dediğini, ne yaptığını bilecek kadar ayık olması, aklının başında olması gerekir. Bu itibarla, alkol alan veya uyuşturucu kullanan kişi, ne dediğini bilecek kadar sarhoş değilse namazlarını kılması gerekir. Bunun için belirlenmiş bir süre yoktur.  
Devamını Oku »

13.02.2014

KADINLARIN BAŞLARININ AÇIK OLMASI ABDESTLERİNE ZARAR VERİR Mİ?

Kadınların başlarının açık olması abdestlerine zarar verir mi?


Müslüman hanımların tesettür/örtünme kurallarına riayet etmeleri farzdır (Nur, 24/31, 60; Ahzab, 33/33, 53-55, 59). Ergenlik çağından itibaren müslüman bayanların namahrem (kendileriyle evlenebileceği) erkeklerin bulunduğu yerlerde ve evlerinden dışarı çıkarken başlarını örtmeleri dini bir gerekliliktir. Ancak bu kurallara riayet etmemek, örneğin başı açık olarak gezmek, abdesti bozmaz. Abdesti bozacak durumlardan biri meydana gelmedikçe almış olduğu abdestle namaz kılabilir.
Devamını Oku »

GÜNEŞ ENERJİSİ İLE ISITILAN SU İLE ABDEST ALINIR MI?

Güneş enerjisi ile ısıtılan su ile abdest almanın hükmü nedir?


Klasik fıkıh kaynaklarımızda güneş altında bırakılan bakır, tunç, alüminyum gibi kaplardaki su ile abdest almanın mekruh olduğu belirtilmektedir. Ancak bu hüküm, güneş altında bekletilen suyun baras (alaca) hastalığına sebep olacağını ifade eden bir rivayete dayandırılmaktadır (Zeylai, Tebyinü’l-hakaik I, 87; İbnü’l Hümam, Fethu’l-Kadir I, 56; Maverdi, el-Havi’l-kebir, I, 52). Bu hadis zayıf kabul edilmektedir (Beyhaki, es-Sünenü’l-kübra, Tahare 7; Darakutni, es-Sünen, Tahare 7; İbn Kudame, el-Muğni, I, 46). Yine kaynaklarda testi, küp, çömlek gibi topraktan yapılan kaplardaki su ile abdest almanın ise sakıncasının olmadığı belirtilmekte (Şirbini, Muğni’l-muhtac I, 19; Haşiyetü’l-Büceyremi ale’l-Hatib, I, 244); gerekçe olarak da bu kaplardaki suyun hastalığa sebep olmadığı gösterilmektedir. İmam Şafii de güneşte ısıtılan su ile abdest almayı sadece tıbbi açıdan mekruh gördüğünü ifade etmektedir (Şafii, el-Ümm I, 3). Ayrıca Şafii kaynaklarda, söz konusu hükmün, kaptaki suyun tabiatını değiştirecek derecede sıcaklığın yüksek olduğu bölgelerle alakalı olduğuna dikkat çekilmektedir (Şirbini, Muğni’l-muhtac I, 19).   Sonuç olarak güneş altında ısıtılan su ile abdest almanın uygun bulunmayışının gerekçesi bir hastalığa neden olmasıdır. Ancak günümüzde güneş enerjisi ile ısıtılan suyu kullanmanın bir sakıncası bilinmemektedir. Dolayısıyla böyle bir su ile abdest almak ve gusül etmekte dinen bir sakınca yoktur.DİYANET
Devamını Oku »

CÜNUP OLAN KİMSE YIKANMAK İÇİN SU VE UYGUN BİR YER BULAMAZSA NE YAPAR?

Cünüp olan kimse yıkanmak için su ve uygun bir yer bulamazsa ne yapar?


Yıkanmak için uygun su bulamayan veya soğukta gusül abdesti aldığı takdirde hastalanacağı kanaatinde olan ya da gusül abdesti alabileceği uygun bir yer bulamayan cünüp kimse, teyemmüm ederek namazını kılar. Çünkü bunda zaruret vardır (Merğînânî, el-Hidaye, el-Mektebetü’l-İslamiyye, t. s. , I, 25).
Devamını Oku »

VARİS ÇORABI ÜZERİNE MESH EDİLEBİLİR Mİ?


Varis Çorabı üzerine Mesh yapılabilir mi?


Varis hastalığından dolayı ayağa giyilmesi gereken varis çorapları, kırık, çıkık üzerindeki sargı hükmündedir.Kırık,çıkık üzerinde ki sargıya mesh edilmesinde de bir sakınca yoktur.
Bu itibarla, varis çorapları üzerine meshedilmesinde bir sakınca yoktur. 

DİN İŞLERİ YÜKSEK KURULU KARARLARINDAN
Devamını Oku »

ABDEST ALDIKTAN SONRA GİYİLEN MESTE MESH ETMEK GEREKİR Mİ?

Abdest aldıktan sonra giyilen meste mesh etmek gerekir mi?


Mestler, ayaklar yıkandıktan sonra abdestli iken giyildiğinde, tekrar abdest alınıncaya kadar üzerlerine mesh etmek gerekmez. Ancak abdesti bozulan kişi, yeni bir abdest alacağı zaman mest üzerine mesh yapar (Mevsılî, el-İhtiyar, I, 24).
Devamını Oku »

SÜT EMZİRMEK ABDESTİ BOZAR MI?

Süt Emzirmek Abdesti Bozar mı?

Abdest;ön ve arkadan idrar ve dışkı;vücuttan da kan,irin, ağız dolusu kusmuk vb. necis şeylerin çıkmasıyla ve kadınlara mahsus özel haller ile bozulur.(Mevsılî, İhtiyâr, İstanbul, ts. I, 9-11).
 Dolayısıyla süt emzirmekle abdest bozulmaz.
Devamını Oku »

7.02.2014

Abdest ve Gusülden Sonra Namaz

Peygamberimiz "Her kim şu benim aldığım gibi abdest alır ve aklından bir şey geçirmeyerek iki rek`at namaz kılarsa geçmiş günahları affolunur" buyurmuştur (Buhârî, "Vudû", 14; Müslim, "Tahâret", 5, 6, 17). Bu sebeple, abdest alındıktan sonra veya gusül yapıldıktan sonra iki rek`at namaz kılmak güzel karşılanmıştır. Bu namaz, Hanefîler'e göre mendup (müstehap), Şâfiîler'e göre sünnettir. Bununla birlikte abdest aldıktan hemen başka bir sünnet veya farz namaz kılınacaksa, kılınan namaz aynı zamanda abdest namazı yerine de geçer.
İhrama girmek için iki rek`at namaz kılmak da müstehap görülmüştür.
Devamını Oku »