Sayfalar

Ne Aramıştınız?

Cinler Kimlere Görünür? etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Cinler Kimlere Görünür? etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

2.02.2016

Cinler İnsan Kılığına Girebilirler mi?

Cinler İnsanlara Görünür mü Cinler Kimlere Görünür?,Cinler Nasıl Görünür Cinlerin Şekilleri,İyi Cinler Nasıl Çağırılır?İyi Cinler Musallat Olur mu?,İyi Cinler Ne Yapar?,Cinler İnsanı Öldürebilir mi?,İyi Cinler Hakkında Bilgi,Cinler İnsanlara Aşık Olabilir mi?,Cinler İnsan Kılığına Girebilirler mi-NİHAT HATİPOĞLU?..
Cinler İnsan Kiliğina Girebilirler mi?

Ruhani varlıkların temessül edebileceklerine, yani bir kısım insan veya hayvanlar şekline girip insanlara görünebileceklerine dair gerek Kur’an’da gerekse sünnette işaretler vardır. Mesela; Hz. Cebrail’in Hz. Meryem’e düzgün bir insan şeklinde görünmesi buna işaret etmektedir. Ayrıca Cebrail (a.s), hem asli heyetiyle(1), hem de sahabeden Dıhyetü’l-Kelbi(2) şeklinde Peygamberimize görünmüştür. 
Bunu da yalnız Peygamberimiz (s.a.v) değil yanında bulunan ashabı da görmüştür. Bu hadis tevatür derecesinde sağlam olarak ve “Cibril” hadisi adıyla rivayet edilmiş ve böyle meşhur olmuştur.

İslam kaynaklarında Azrail ve Cebrail’in ve Allah’ın takdir ettiği diğer bazı meleklerle cinlerin de farklı şekillerde temessül ederek insanlara görünebileceklerine dair görüşler vardır. Bu görüşlerden bazılarını nakletmek istiyoruz:

Hem ruhların temessülüne yani misali bedenlere girmelerine ve insanlara görünmelerine işaret eden Hazret-i Süleyman (a.s)’ın ifritleri celp ve teshirine dair âyetler(3), hem “Derken ona Cebrail’i gönderdik; o da aynen bir beşer suretinde ona görünüverdi.”(Meryem, 19/17-18)

gibi bazı âyetler, ruhanîlerin temessülüne işaret etmekle beraber, ruhların celbine dahi işaret ediyorlar. Fakat işaret olunan iyi ruhları celp etmek ise, medenîlerin yaptığı gibi hezeliyat (yani ciddiyetten uzak bazı saçmalıklar) şeklinde bazı oyuncaklara o pek ciddî ve ciddî bir âlemde olan ruhlara hürmetsizlik edip, kendi yerine ve oyuncaklara celp etmek değil, belki ciddî olarak ve ciddî bir maksat için Muhyiddin-i Arabî gibi zâtlar ki, istediği vakit ervah ile görüşen bir kısım velayet ehli gibi onlara bağlı olup münasebet peyda etmek ve onların yerine gidip âlemlerine bir derece yaklaşmakla ruhaniyetlerinden manevî istifade etmektir ki, âyetler ona işaret eder ve işaret içinde bir teşviki ihsas ediyorlar ve bu nevi sanat ve gizli ilimlerin en ileri hududunu çiziyor ve en güzel suretini gösteriyorlar.”(4)

Ayetlerden ve müşahhas bazı olaylardan anlaşılmaktadır ki, meleklerin, cinlerin ve diğer ruhanilerin de insan suretine girebilecekleri mümkün görünmektedir. 

Bu ruhani varlıklar, peygamberler dışında başka kimselere de görünebilmektedirler. Nitekim Cebrail’i normal, düzgün bir insan şeklinde gören Hz. Meryem peygamber değildi. "O görebildiğine göre diğer bazı insanlar neden göremesin?" sorusu akla geliyor.

Yine Süleyman (a.s)’ın kavminden ve ümmetinden bir kısım kimselerin cinlerden bir ifriti gördükleri ve onların kendi şekilleriyle Hz. Süleyman’ın emrinde bir inşaat işçisi gibi çalıştıkları, denizlerin dibinden define çıkardıkları ve sair işler yaptıkları bilinmektedir. Yine Peygamberimizin ashabından da başta İbn Mes’ud, Ebu Hureyre ve Ebu Eyyub el-Ensari (r.a), gibi bazı sahabeler cinleri değişik şekillerde gördüğünü söylemiş ve Peygamberimiz (s.a.v) bunlardan bazılarını şeytan, bazılarını da cin olarak nitelendirmiştir.

Cinlerin kâfir olanlarına şeytan denildiğine göre, demek ki temessül eden yine cinlerden biri idi. Nitekim İslam alimlerinden bir kısmı bu konudaki bazı hadisleri esas alarak, melekler gibi, şeytan ve cinlerin de yaratılmış oldukları asıl şekilleriyle görünmenin yanı sıra başka suret ve şekillerde de görünebileceklerini söylemişlerdir. 
Buna delil olarak da Hz. Peygamberin namazda kendisine saldıran şeytanı mağlup etmesi, boğması ve Mescid-i Nebevinin direklerinden birine bağlamak istemesi ile Sebe Melikesi Belkıs’ın tahtını Hz. Süleyman’a getirebileceğinden bahseden ayeti (Neml, 27/39) göstermektedirler(5).

İslam alimlerinden diğer bazıları ise, melek, cin ve şeytanların kendi irade ve istekleriyle yaratılışlarını değiştirmeye, asli şekillerinden başka suretlere girmeye güçlerinin bulunmadığına ve bunun mahzurlarına inanıp dikkat çekmişlerdir. 
Mesela, er-Razi; cinlerin başka şekillere veya insanların suretlerine girebildiklerinin kabul edilmesi halinde, dünya da insanlara güvenin kalmayacağını, bir kişinin arkadaşının, dostunun, anasının, babasının, karısının ve çocuğunun cin değil de kendileri olduğunun bilinemeyeceğini kaydetmektedir.(6) Yine er-Razi, onların peygamberlerin suretlerine giremeyeceklerini, aksi halde din ve şeriattan hiçbir şeye güven kalmayacağını, alim ve zahitlerin suretine de giremeyeceklerini, aksi halde onları öldürmenin, memleketlerini harap etmenin, eserlerini parçalamanın insanlara vacip olması gerektiğini söylemektedir.(7)

Ebu Ya’la el-Ferra ise, Allah’ın irade ve kudretiyle yapması müstesna, cin, şeytan ve meleklerin asli şekillerini değiştiremeyeceklerini, onların kendiliklerinden başka kılık ve şekillere girmelerinin mümkün olmadığını söylemiştir.(8)

Cinler yapı olarak hafif olduklarından neredeyse her şeyin kılığına bürünebiliyorlar. Yani bir kalıp üretebiliyorlar kendilerine. Ateş esasında çok hafif bir elementtir. Bu sebeple cinlerin yaratılışı nar-ı semum onlara bu özelliğide vermiş oluyor.
Malumunuz üzere cinler peygamberlerin kılığına giremezler. Ama tanıdığınız her hangi bir kişinin kılığına bürünebilirler. Cinlerin bizim alemimizde bulundukları süre içinde en fazla hayvan kılığına bürünmektedirler. Çünkü en az dikkat çeken şey budur. Cinler neredeyse her hayvanın kılığına bürünebiliyorlar. 

Sınıflandırmaya kalktığımızda bu hayvanlar içinde sıralama şöyle olmaktadır. 
1- Yılan, 
2-Akrep, 
3-Karga, 
4-Çıyan,
5-Kedi, 
6-Keçi, 
7-Köpek, 
8-Domuz, 
9-Merkep, 
10-Katır. 
Elbette sıralamanın tamamı bu değil. Bildiğiniz neredeyse her hayvanın kılığına bürünüp aramızda olabiliyorlar. Bu özellik onların çok sık kullandıkları bir şeydir. Çünkü içimizde bu sayede çok daha rahat dolaşabilmektedirler. Unutmayalım ki cinler her an hayatımızda ve alemimizde yer alıyorlar. Yürüdüğünüz yerlerde, gezdiğiniz park alanlarında hatta evlerimizde bile bulunabiliyorlar. Ancak insana yaklaşabilmeleri, onlarla bir takım hususları yapabilmeleri için kişinin iradesini büyük ölçüde düşürmek zorundalar ki musallat durumu gerçekleşebilsin. 
Fakat hayvan kılığına girdiklerinde bizlerinde onları görmemizi sağlamış oluyorlar. Tabi ki gördüğünüz sadece size göre bir hayvan olabilir ama aslında onun bir cin olduğu gerçeğinden bihabersinizdir. Bu taktik onların insanların içinde gezip kişilerin en zayıf noktalarını tespit etme olanağıda sunmaktadır. 
Mesela gece bir yolda gidiyorsunuz ve önünüzde bir köpek duruyor. Yada daha masum bir hayvanı ele alalım. Bir kedi gördünüz ve önemsemediniz. Çünkü size göre bir kedi sadece. Ama o kedi aniden karşınızda kayboldu yada bir saniye içinde bir kaç metre öteye gitti. O esnada ne yapardınız? Bu gördüğünüz olay sizin korkularınızı açığa çıkaracaktır ve iradenizi düşürecektir. 
Onlar korkularınızla beslenebilirler. Peki irade düşüp zayıfladığınızda musallat olurlar mı? Bu durumda o an musallat olmazlar. Yani yüzde 90 olmazlar. Çünkü onlar sadece av'larını tespit ediyorlar. Sizi asla unutmayacaklar yada bir başkasını hedef almayacaklar. Çünkü onlara beslenebilecekleri bir şey verdiniz bile. Yani avans verdiniz ve onlar maaş alacak zamanı bekleyeceklerdir.
Konuyu dağıtmadan önemli bir hususu paylaşayım sizlerle. Cinler dediğimiz gibi neredeyse her kılığa bürünüyorlar. Peki hangi hayvanın kılığına bürünemiyorlar?
Belki şaşırtıcı gelebilir yada hadi canım olurmu öyle şey diyebilirsiniz ama cinler kurt'ların kılığına giremezler. Hatta cinler kurtlardan çok fazla korkarlar. Köpekler cinleri görebilir ama saldırmazlar. 
Fakat kurtlar cinlerin tabiatlarınıda bilir ve asla cinlerden korkup kaçmazlar. Aksine onlara saldırırlar ve ciddi zararlar verebilirler. Zehlehşir adındaki mübarek bir cin dostumuz geçmişte bir çok cinin kurtlar tarafından katledildiğini bu sebeple cinlerin dağlık bölgelerden şehirlere indiklerini dağlık bölgelerde kalanlarında kurtların uğramadıkları yerlerde barındıklarını anlatmıştı. 
Bu hususta seyyid maytatarun hazretleri şöyle demektedir. '' Yahdi la vahid haruf kaale mehl yahdi la vahid tayr kaale mehl yahdi la vahid kelip kaale mehl. Lakin vahid cinne ze'ev rehip MAZAALLAH.'' Yani diyor ki '' Belki bir kuzuya dikkat etmeyiz, belki bir kuşa dikkat etmeyiz, belki bir köpeğede dikkat etmeyiz. Lakin bir kurt korkunçtur MAZAALLAH.'' Bir sohbette yine bir ulvi dostumuz kurtların vahşiliği onlar için tehdit oluşturduğundan bahsetmişti.
Devamını Oku »