Sayfalar

Ne Aramıştınız?

NAMAZ etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
NAMAZ etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

18.06.2014

Sabah Namazının Vakti Ne zaman Başlar Ne zaman Biter?

Sabah namazının vakti ne zaman başlar ne zaman sona erer; ezan neden imsaktan bir saat sonra okunuyor?
Sabah namazının vakti imsak ile girer, güneşin doğması ile biter.
Ancak Hanefilere göre hafif ışıyıncaya kadar bırakmak, Şafilere göre ise erken, karanlık iken kılmak faziletlidir.

Hanefi mezhebinde sabah namazının geç kılınması daha faziletli olduğu için, imsaktan hemen sonra kılınmamaktadır.

Ayrıca imsak vaktinde değil de namaza başlanacağı vakit ezan okunur ki, insanlar namazın kılındığı vakti bilip cemaate gelsinler diye namazdan önce okunmaktadır.

İmsak girer girmez de namaz kılınabilir. Ezanı beklemek şart değildir.

Tam namaz kılarken ve namaz bitmeden güneş doğarsa Hanefilere göre namaz bozulur. Kerahet vakti çıktıktan sonra yeniden kılmak gerekir.

Zamanında sabah namazını kılamayan bir, kişi güneş doğduktan ve kerahet vakti çıktıktan sonra öğlen namazı girmeden kılarsa, hem sünnetini hem de farzını beraber kaza eder.
Devamını Oku »

İş Elbisesi ve Pijama ile Namaz Kılınabilir mi?

 İş Elbisesi ve Pijama-Gecelik ile Namaz Kılınabilir mi?

Namazın şartlarından birisi de necasetten (pislikten) taharettir. Namaz kılacak kişinin elbisesinde, bedeninde ve namaz kılacağı yerde, kan, idrar, şarap, dışkı gibi namaza mani necasetler bulunmamalıdır. Tesettüre uymak ve temiz olmak şartı ile iş elbisesi ve pijama ile namaz kılınabilir.

Bu itibarla, işin cinsine göre iş elbisesinde bulunan badana, boya, madenî yağlar, pas ve benzeri kirler namazın sıhhatine manî değildir. Ancak kişi, camiye veya mescide gidecekse temiz elbise giymesi Kur'an-ı Kerim'in emridir. Örf, adet ve medeniyet gereği olarak camiye veya cemaate giden kimsenin en güzel elbiselerini giymesi cemaate saygının bir gereğidir. Gerek evde, gerek diğer yerlerde tek başına da olsa namazların temiz ve güzel bir kıyafetle kılınması, şüphesiz daha iyidir.
Devamını Oku »

Hangi Vakitlerde Kaza ve Nafile Namaz Kılınamaz?

Hangi Vakitlerde Kaza Namazı ve Nafile Namaz Kılınamaz?

Hiçbir namazın kılınamayacağı vakitler şunlardır:

a) Güneşin doğmaya başlamasından itibaren yaklaşık 45-50 dakika geçinceye kadar olan zaman içinde,

b) Öğle vakti girmesine yaklaşık 10 dakika kalmasından itibaren öğle vakti girinceye kadar olan süre içinde,

c) Güneşin batmasına 45-50 dakika kalmasından itibaren akşam namazı vakti girinceye kadar olan zaman içinde.

Ancak, güneşin batmasından önceki kerahat vaktinde, o günün ikindi namazının farzı kılınabilir. Fakat mazeretsiz olarak ikindi namazını bu vakte kadar geciktirmek mekruhtur.
Devamını Oku »

Yolculukta Kılınamayan Namazlar Nasıl Kaza Edilir?

Yolculukta Kılınamayan Namazlar Nasıl Kaza Namazı Edilir?
Namaz, kişinin zimmetine nasıl ve ne şekilde terettüp ederse, onu o şekliyle eda veya kaza edecektir. Yolculukta iken namazı kazaya kalan kişi, ekat olarak kaza eder. 
Mukim iken namazı kazaya kalan kişi de, yolculukta bu namazı tam olarak kaza eder.evine döndükten sonra da olsa, dört rekatlı olan farzları iki r
Devamını Oku »

14.06.2014

Kamet Nasıl Getirilir?

Nasıl Kamet Getirilir?
Sünnete uygun olarak kâmet şu kelimelerden ibarettir:"Allahü ekber, Allahü ekber, Allahü ekber, Allahü ekber. Eşhüde en la ilâhe illallah. Eşhüde en la ilâhe illallah. Eşhedü enne Muhammeden Rasululullah. Eşhedü enne Muhammeden Rasulullah. Hayye alessalah, hayye alessalah. Hayye alel-felâh. Hayye alel-felah. Kad kâmeti's-sâlatu Kad kameti's-salah. Allahü ekber, Allahü ekber, La ilâhe illallah."

Kâmetin Türkçe anlamı şöyledir:
"Allah en büyüktür, Allah en büyüktür, Allah en büyüktür, Allah en büyüktür, Allah'tan başka ilah olmadığına şehadet ederim, Allah'tan başka ilah olmadığına şehâdet ederim, Muhammed'in Allah'ın rasûlü olduğuna şehadet edelim. Muhammed'in Allah'ın Rasûlü olduğuna şehadet ederim. Haydin namaza, Haydin namaza, Haydin kurtuluşa, Haydin kurtuluşa, Namaz başladı. Namaz başladı, Allah en büyüktür, Allah en büyüktür Allah'tan başka ilah yoktur."
Devamını Oku »

1.05.2014

KALBTE İMAN İÇİN OKUNACAK DUALAR

Kalpte İman İçin Okunması Gereken Dualar;

İman Duası:Kalbde imanın sabit kalması için dua...

Resûlullah her zaman, “Allahümme, yâ mukallibelkulûb, sebbit kalbî, alâ dînik” (20) duâsını 

okurdu ki, Ey büyük Allahım! Kalbleri iyiden kötüye, kötüden iyiye çeviren, ancak sensin. 

Kalbimi, dîninde sâbit kıl, yâni dîninden döndürme, ayırma! demektir.

“Allahümme yâ muhavvilel havli vel-ahvâl havvil hâlenâ ilâ ahsenil hâl!” (50) (Ey, herkesin 

hâllerini değişdiren Allahım! Bize iyi hâller ihsân eyle!) duasını okumalıdır.


Allah yar ve yardımcınız olsun...Allah ettiğimiz duaları kabul etsin inşallah!
Devamını Oku »

21.04.2014

HZ. MUHAMMEDİN ŞEFAATİ

Okuyan anlar,okuyan bilir,okuyan ayırır doğruyla yanlışı,okuyan cehaletten kurtulur.Okuyalım sevgili kardeşlerim okuyalım ki ne kadar cahil olduğumuzu anlayalım,okuyalım ki okudukça bu cehalettimizden hep birlikte kurtulalım.Korkmadan okuyalım,sesli okuyalım,sesli okuyalım ki yanımızda ki arkadaşımızda nasiplensin sesli okuyalım ki evladımız da öğrensin,sesli okuyalım ki herkes öğrensin...Bu günkü konumuz Hz Muhammedin (S.A.V.) Şefaati.
Allah razı olsun deyin yeter!

PEYGAMBER EFENDİMİZ HZ. MUHAMMEDİN  ŞEFAATİ:
Şefaatçilerin başında tabi ki en büyük şefaatçi olan Peygamber efendimiz gelir.Hz Peygamberin (S.A.V.) şefaati farklı türlerde olacaktır.Günahları az olanlar bu şefaat sayesinde azaptan tamamen kurtulacaktır.Bazılarının da günahlarının yarısı yada daha azı veya daha fazlası silinecektir.Hatta büyük günah işleyenler dahi eğer Allaha şirk koşmadan ölmüşlerse bundan nasibini alacaktır.Ama muhebbet ceza alacaklar bundan yararlanamazlar.Allaha şirk koşarak ölenlerin cezası mühebbettir.Çünkü onlar zaten Resulullah'ın (S.A.V.) ona icabet eden ümmetinden değillerdir.Bu konuda ki en meşhur hadis şu şekildedir;
"Benim şefaatim ümmetimden büyük günah işleyenlerdir".Peygamber Efendimiz'in (S.A.V.) himmeti büyüktür.Bütün ümmeti cennete girmedikçe rahat etmeyecektir.
Hadis-i şeriflerde şefaat meselesine bakıldığında,Resul-i Ekrem'in (A.V.) şefaatinin çok geniş olduğu görülecektir.Şefaat hususunda da zirve yine Allah Resulü dür.Her nebi kendisine bahşedilen sınırsız,fakat bir defaya mahsus şefaat hakkını dünyada kullanırken o, bunu ahirete saklamıştır.Nitekim şöyle buyurmuştur;
"Her Peygamberin Allah katında makbul bir duası vardır.Bütün Peygamberler bu duayı yapmakta acele ettiler,ben ise bu duamı kıyamet gününde,ümettime şefaat için sakladım.Ümmetimden şirk koşmadan ölenler için şefaat edeceğim."
Ümmü Habibe Annemizden (R.A.) rivayet edildiğine göre Hz. Peygamber (S.A.V.) şöyle buyurmuştur:
"Benden sonra ümmetimin karşılaşacağı felaketler ve birbirlerinin kanlarını dökecekleri bana (mana aleminde) gösterildi.Bu hal beni üzdü.Daha önce geçen ümmetlerde olduğu gibi ümmetimin başına geleceklerde Allah'ın takdiridir,Allah'tan kıyamet gününde ümmetime şefaat etmemi istedim.O da kabul etti."
Evet, bu dua şefaat olarak tecelli edecektir ve inşallah Cenab-ı Hak bu konuda onu mahcup ve mahzun etmeyecektir.
Allah yar ve yardımcınız olsun,Allah dualarımızı kabul etsin inşallah...
Devamını Oku »

14.02.2014

Namazda pantolonu çekmek namazı bozar mı?

Kişi namaz kılarken, namaza halel getirecek hareketlerden kaçınmalı, azalarını kontrol ettiği gibi, kalbini de Allah’a yöneltmelidir. Namaza aykırı olup ‘amel-i kesir’ olarak nitelenen hareketlerin namazda yapılması namazı bozar. Amel-i kalil denilen, basit hareketler ise namazı bozmaz. Amel-i kesir için net bir tanım yapma imkanı olmamakla birlikte, dışarıdan gözlemleyen kişide, namazda olunmadığı izlenimini verecek kadar hareket etmek şeklinde tasvir edilmiştir. Amel’i kalil ise, bunun zıttıdır. Diğer bir tarife göre de iki el ile yapılması adet olan işler amel-i kesir, bir el ile yapılan işler ise ameli kalildir.
Zorunlu olmadıkça pantolonu veya elbiseyi rükua veya secdeye giderken çekmek, namaz dışı bir işle meşguliyet olduğu ve namazda olması gereken huşua aykırı düştüğü için mekruh olmakla birlikte namazı bozmaz (Kasani, Bedai’u’s-Sanai’, I, 504; Merğinani, el-Hidaye, I, 64). Pantolonu amel-i kesir sayılacak bir tarzda çekmek ise namaz bozar.
Devamını Oku »

Namazda kıyamda iken ayaklar arası açıklık ne kadar olmalıdır?

Namazda kıyamda iken iki ayağın arasındaki açıklık konusunda sarih bir hadis bulunmadığından, miktarın ne olacağı konusunda İslam alimleri farklı görüşler belirtmişlerdir.   Hanefi Mezhebine göre kıyamda iki ayağın arası, dört parmak kadar açık bulundurulmalıdır (Şürünbülali, Merakı’l-Felah, İstanbul, 1985, s. 100). Şafii mezhebine göre iki ayak arası bir karış kadar açık tutulmalıdır (Zekeriyya el-Ensari, Esna’l-Metalib, Beyrut, 1422/2000, I, 162). Maliki ve Hanbeli mezheplerine göre ise ayaklar arasını aşırı sayılacak kadar fazlaca açılmamalı, tümüyle de bitiştirilmemelidir (Vehbe ez-Zühayli, el-Fıkhu’l-İslami ve edilletühü, II, 695).
Devamını Oku »

Namazda takke takmanın hükmü nedir?

Hz. Peygamber (s.a.s.) ve ashab-ı kiram, İslam öncesinde olduğu gibi İslam’dan sonra da günlük hayatlarında yöresel örf ve iklim şartları gereği başlarını örtmüşlerdir (Kenzü’l-ummal, 7/121). Peygamberimiz (s.a.s.) günlük kıyafeti ile namazlarını kılmış, ibadet için ilave bazı özel giysiler giymemiştir. Takke üzerine sarık sardığı gibi, sarıksız takke ve takkesiz sarık kullandığı da olmuştur (Tirmizi, Libas 12, 42; İbnü’l-Kayyım, Zadü’l-mead, I, 135).
  Bazı alimler Peygamberimiz’in (s.a.s.) bu uygulamalarını göz önüne alarak namazda erkeklerin başını örtmesini sünnet kabul etmişler, baş açık namaz kılmanın sünneti terk etmek olduğundan tenzihen mekruh hükmünü alacağını söylemişlerdir (Merakı’l-felah, s. 197). Diğer bazıları ise bunu örf gereği kabul ettiklerinden başı açık namaz kılmakta bir sakınca olmadığını belirtmişlerdir.
Devamını Oku »

Bebek kusmuğu elbiseye bulaşırsa namaza engel olur mu?

Asıl olarak, insanın midesinden gelen ve ağız dolusu olan kusmuk, necistir. Bebek kusmuğu da buna dahildir. Bir bebeğin emdikten hemen sonra kusması ve içtiği sütün olduğu gibi geri gelmesi halinde bu kusmuk da Hanefi mezhebine göre pistir. Kusmuk, necaset-i ğaliza hükmünde olduğundan bir elbiseye bulaştığında, katı bir halde bulaştı ise bir dirhemi, yani yaklaşık 3 gr’ı geçtiğinde namaza mani olur. Sıvı bir halde bulaştığında ise, avuç ayası kadar olan bir alan ve daha fazlasını kapladığında namaza mani olur. Bu miktarlardan az olan kusmuk ise ruhsat kapsamında olup namaza engel olmaz. Ancak insanın bedeninde, elbisesinde veya namaz kılacağı yerde bulunan az veya çok her türlü pisliği temizlemesi namazın ruhuna yakışır bir davranış olduğundan, temizleme imkanı olduğu halde az da olsa bu pislikle namaz kılmak mekruhtur (İbnü’l-Hümam, Fethu’l-Kadir, I, 48, Beyrut, 1424/2003; İbn Abidin, Reddü’l-muhtar, I, 266, Beyrut, 1423/2003).
Devamını Oku »

Kadınlar başı açık ve çorapsız namaz kılabilir mi?

Ergen olmuş Müslüman bir hanımın, mahremi olmayan erkeklerin yanında olduğu gibi, namaz kılarken de vücudunun dinen örtülmesi gereken yerlerinin tamamını örtmesi gerekir. Baş da örtülmesi gereken yerlerdendir. Hz. Aişe’den rivayet edilen bir hadiste Peygamberimiz (s.a.s.) şöyle buyurmuştur: “Allah ergenlik çağına ulaşmış kadının başörtüsüz namazını kabul etmez.” (Ebu Davud, Salat, 85). Ayrıca Rasulüllah’ın eşlerinin evlerinde namaz kılarken başlarını örttüklerini, Peygamberimiz (s.a.s.)’in başı açık namaz kılan genç kızları uyardığını ve buluğa eren kadınların başlarını örterek namazlarını kılmaları gerektiğini bildiren hadisler vardır (Ebu Davud, Salat, 85).
Hz. Peygamber (s.a.s.) zamanından günümüze kadarki uygulama da böyledir. Kadınlar, ayakları -tercih edilen görüşe göre- avret mahalli olmadığından, topuklarından yukarısı açık olmamak kaydıyla çorapsız namaz kılabilirler (Merğinani, el-Hidaye, I, 43).
Devamını Oku »

Kadınlar abdest aldıktan sonra oje veya ruj sürerek namaz kılabilirler mi?

Abdest ve gusülde genel ilke; her birinde yıkanması farz olan uzuvları hiçbir kuru yer kalmayacak şekilde yıkamaktır. Dolayısıyla abdestte veya gusülde yıkanması farz olan uzuvlara, daha önceden oje, ruj ve benzeri, suyun bedene ulaşmasına engel olacak türden maddeler sürülmüşse, bunların gusül veya abdestten önce bulundukları yerlerden temizlenmeleri gerekir (Merğinani, el-Hidaye, I, 12, 16).
Gusül ve abdest aldıktan sonra makyaj yapmak veya oje sürmekle abdest bozulmaz. Bu şekilde yapılan bir makyajla namaz kılınabilir.
Devamını Oku »

İçki içtikten ne kadar sonra abdest alınıp namaz kılınabilir?

İçki içtikten ne kadar zaman sonra namaz kılınabilir?

Öncelikle belirtmek gerekir ki, alkollü içki ve uyuşturucu kullanmak haramdır. Bu sebeple bir Müslümanın alkollü içki içmesi ve uyuşturucu kullanması düşünülemez.
Ancak her nasılsa bu haramı işleyen kişi, bunun haramlığını inkar etmedikçe Müslümandır. Dolayısı ile ibadetleri yerine getirmekle mükelleftir. Ancak sarhoşluk kişinin bilincini etkilediği için bu halde iken kılınan namaz geçersiz olur. Allah Teala, “Ey iman edenler! Sarhoş iken ne söylediğinizi bilinceye kadar namaza yaklaşmayın” (Nisa, 4/43) buyurmuştur.
  Kuşkusuz, dua ve ibadet bir idrak ve şuur işidir. Bunun içindir ki, bütün ibadetlerde Müslüman olma ve büluğ çağına ulaşmanın yanında akıllı olmak şart koşulmuştur.
İbadetlerin makbul olması için, ibadet niyetiyle ve ihlasla yapılmaları gerekir. Bu sebeple namaz kılacak, oruç tutacak ve dua edecek kimsenin ne dediğini, ne yaptığını bilecek kadar ayık olması, aklının başında olması gerekir. Bu itibarla, alkol alan veya uyuşturucu kullanan kişi, ne dediğini bilecek kadar sarhoş değilse namazlarını kılması gerekir. Bunun için belirlenmiş bir süre yoktur.  
Devamını Oku »

13.02.2014

CENAZE NAMAZI AYAKKABI İLE KILINABİLİR Mİ?

Cenaze namazı ayakkabı ile kılınabilir mi?


Bütün namazlarda olduğu gibi cenaze namazında da namaza mani olan pisliklerin giderilmesi (necasetten taharet) şarttır. Buna göre, cenaze namazı kılacak kimsenin ayakkabılarında namaza engel bir pislik yoksa, namazını ayakkabıları ile kılmasında dinen bir sakınca bulunmamaktadır. Nitekim Rasulüllah (s.a.s.), ayakkabıları ile cenaze namazına durmuş, Cebrail’in ayakkabılarına pislik bulaşmış olduğunu haber vermesi üzerine onları çıkarmıştır (Ebu Davud, Salat, 91).
Devamını Oku »

KAZA NAMAZLARINDA EZAN VE KAMET GEREKİR Mİ?

Kaza Namazlarında Ezan ve Kamet Gerekir mi?



Ezan okumak ve namazların farzlarından önce kamet getirmek, vaktin değil namazın sünnetidir. Bu itibarla kaza namazı kılarken de ezan okunur ve kamet getirilir. Ezan okunmadan ve kamet getirilmeden kılınan namaz geçerlidir ancak sünnet terk edildiği için ezan ve kamet sevabından mahrum kalınmış ve kötü bir davranışta (isâette) bulunulmuş olur. Birden fazla kaza namazı kılacak kimse, her bir namaz için ayrı ayrı ezan okuyup kamet getirmesi daha faziletli ise de, başta bir kere ezan okuyup, her bir kaza namazı için ayrı kamet getirmesi de yeterli olur.

DİYANET
Devamını Oku »

NAMAZDA SESLİ GÜLMENİN HÜKMÜ

NAMAZDA SESLİ GÜLMENİN HÜKMÜ
Namazda huşu ve Allauzurunda bulunma bilinci ile kılınmalıdır,Bununla birlikte insan namazda iken her nasılsa,sadece kendisinin duyacağı kadar gülerse namazı bozulur.Yakınında bulanların işitebileceği kadar (kahkaha)ile gülerse hem namazı,hem abdesti bozulur.
  Peygamberimiz (s.a.v),'' Sizden her kim namazda kahkaha ile gülerse abdest alarak namazını iade etsin'' buyurmuşlardır.
Devamını Oku »

9.02.2014

Peygamberimizin Namazdan Sonra Okuduğu Dua

Peygamberimiz -sallallahu aleyhi ve sellem- namaz kıldıkları zaman sağ eliyle başlarını meshederler ve:

بِسْمِ الَلّهِ الَّذِي لاَاِلَهَ غَيْرُهُ الرَّحْماَنِ الرَّحيِمِ اَللهُمَّ اَذْهِبْ عَنِّي الْهَمَّ وَالْحُزْنَ

"Kendisinden başka ilâh bulunmayan Allah'ın adıyle. Rahman ve Rahîm ancak O'dur. Benden üzüntüyü düşünceyi ve hüznü gider ey Rabbim!" derlerdi.
                                     

"Farz namazı kıldığınız zaman, her bir farz namazdan sonra on defa:


لاَاِلَهَ اِلاّ اللهُ وَحْدَهُو لاَ شَريكَ لَهُ لَهُ الْمُلْكُ وَ لَهُ لْحَمْدُ وَهُوَ عَلَي كُلِّ شَيْءٍ قَديِرٌ

deyiniz. Böyle diyene bir köle azâd etmiş gibi ecir yazılır." buyururlardı.
Devamını Oku »

7.02.2014

İstihare Namazı ve Duası


İstihare sözlük anlamı "hayır ve iyilik istemek, bir şey hakkında hayır talep etmek" anlamlarına gelen istihâre, bir kimsenin yapmayı istediği bir şeyin kendisi için hayırlı olup-olmayacağını Allâh'ın kendisine bildirmesi maksadıyla yatmadan önce iki rek'at namaz kılarak Allâh'a dua etmesidir.

İnsanlar, bazen kendileri için önemli bir karar verecekleri veya bir seçim yapacağı zaman dünya ve âhiret bakımından kendileri için hangisinin daha hayırlı olacağını kestiremezler. Bunu anlayabilmek için istihâre ederler ve Allâh'tan yardım dilerler. Bu bakımdan istihâre, bir bakıma yapılacak işin hayırlı olmasını; hayırlı ise gerçekleşmesini Allâh'tan dilemek ve O'ndan tercih konusunda yardım istemek demektir.

İstihâre namazı menduptur. Namazın birinci rekatında Fatiha'dan sonra Kâfirûn sûresi; ikinci rekatında Fatiha'dan sonra İhlas sûresi okunur. Namazdan sonra istihâre duası yapılır. Hz. Peygamber, istihârede şöyle dua edilmesini tavsiye etmiştir:

"Allahım! Senden, ilminle hakkımda hayırlı olanı bana bildirmeni, kudretinle bana güç vermeni istiyorum. Senin büyük fazlu kereminden ihsan etmeni istiyorum. Senin her şeye gücün yeter, ben ise âcizim; sen her şeyi bilensin, ben ise bilmem; çünkü sen bütün gizli şeyleri en iyi bilensin. Allâh'ım! Yapmayı düşündüğüm bu iş, benim dinim, yaşayışım, dünyam ve âhiretim bakımından hakkımda hayırlı olacaksa, bunu bana takdir eyle, onu bana kolaylaştır, uğurlu ve bereketli eyle! Yok eğer bu iş, benim dinim, yaşayışım, dünyam ve âhiretim bakımından kötü ise, onu benden, beni ondan uzaklaştır. Hayır nerede ise, onu bana takdir et ve onunla beni hoşnut eyle!" (Buhârî, Teheccüd, 25)


İbadet ve sevap işlemek gibi iyi olduğu, haram ve günah gibi kötü olduğu bilinen şeylerde istihâre yapılmaz. İstihâre yapılmasının doğru olup-olmadığında tereddüt edilen şeylerde yapılır ve yedi kere tekrarlanır. İstihâreden sonra, insanın gönlüne bir açıklık gelir ve ilk defa kalbe doğan şeyin hayırlı olduğu kabul edilerek ona göre hareket edilir. Çeşitli nedenlerle istihare namazının kılınamaması halinde, sadece istihare duası okunmakla yetinilir.
Devamını Oku »

Hâcet Namazı

İnsanlar hayatları boyunca birçok şeye ihtiyaç duyarlar, birçok şeye kavuşmayı arzu ederler. Bunlar doğaldır. Dünyalık veya âhiretlik bir isteği ve dileği bulunan, bir şeye ihtiyaç duyan kimse ihtiyaçlarını karşılamak veya arzularına ulaşmak için öncelikle onlara götürecek sebeplere tutunmalı, ayrıca bunların gerçekleşmesi için Allah'tan yardım istemelidir. Peygamberimiz bu hususta şöyle buyurmuştur:
"Kimin Allah'tan veya insanlardan bir dileği varsa, şartlarına uygun güzel bir abdest alsın, sonra Allah'ı övgüleyip senâ etsin, Allah resulüne salât ve selâm getirsin. Daha sonra şöyle desin:
Lâ ilâhe illallâhü'l-halîmü'l-kerîm. Sübhânallâhi Rabbi'l-arşi'l-azîm. Elhamdü lillâhi rabbi`l âlemîn; Es'elüke mücîbâti rahmetike ve azâime mağfiretik; ve'l-ismete min külli zenbin ve'l-ganîmete min külli birrin ve's-selâmete min külli ism. Lâ teda' lî zenben illâ gaferteh; ve lâ hemmen illâ ferrecteh; velâ hâceten hiye leke rıdan illâ kadaytehâ. Yâ Erhame'r-râhimîn!" (Tirmizî, "Salât", 140, 348).
Hâcet namazı dört veya on iki rek`at olarak kılınır. Dört rek`at olarak kılındığı takdirde birinci rek`atında Fâtiha'dan sonra üç Âyetü'l-kürsî, diğer üç rek`atında ise Fâtiha'dan sonra birer kere İhlâs, Felâk ve Nâs sûreleri okunur. Namazdan sonra hadiste bildirilen hâcet duasını okur ve isteğini Cenâb-ı Rabbi'l-âlemîn'e iletir.
Devamını Oku »