Sayfalar

NE ARAMIŞTINIZ?..

dua etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
dua etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

18.06.2014

Yolculukta Kılınamayan Namazlar Nasıl Kaza Edilir?

Yolculukta Kılınamayan Namazlar Nasıl Kaza Namazı Edilir?
Namaz, kişinin zimmetine nasıl ve ne şekilde terettüp ederse, onu o şekliyle eda veya kaza edecektir. Yolculukta iken namazı kazaya kalan kişi, ekat olarak kaza eder. 
Mukim iken namazı kazaya kalan kişi de, yolculukta bu namazı tam olarak kaza eder.evine döndükten sonra da olsa, dört rekatlı olan farzları iki r
Devamını Oku »

İş Bulmak İçin Dua (Nihat Hatipoğlu)


iş bulmak için dua

İş Bulmak İçin Okunacak Dualar Nihat HATİPOĞLU;
Nihat HATİPOĞLU Dosta Doğru adlı (televizyon)tv programında işsiz olan,iş arayan,rızık arayanlar için bu duayı okumalarını tavsiye etmiştir.
İş bulmak için dua aşağıdaki makalede yer almaktadır.Makaleyi Okuyunuz.

''Allahım! senin kolaylaştırdığın şey dışında kolay bir şey yoktur. Sen, istediğin zaman engebeli araziyi düzleştirirsin.'' Amin...

İş bulmak ve hayırlı bir iş bulmak için dua Her sabah namazından sonra evden çıkmadan önce iş görüşmesine giderken,iş arayışlarınızı yaparken günde 70 kere okuyunuz,

Bismillahirrahmannirrahim

"Rabbena atina min ledunke rahmeten ve heyyi' lena min emrina reşeda"


Anlamı:"Ey Rabbimiz, bize katından rahmet ver ve işimizde bizim için muvafakiyet hazırla."

Kehf Suresi / 10. ayet

Öğlen namazının farzından sonra bu dua çok faziletlidir bir bilseniz bu duanın her gün sabırla devam edildiği zaman rızık kapılarının açıldığını borçlu borçtan kurtulur,fakir rızıklanır,iş isteyen hayırlı bir iş bulur.

Üç(3) defa "Estağfirullahellezi la ilahe illa huvel hayyul kayyume ve etübü ileyh"

Bir(1) defa "Allahümme entes selamü ve minkes selam tebarakte ya zel celali vel ikram"
Devamını Oku »

14.06.2014

Kamet Nasıl Getirilir?

Nasıl Kamet Getirilir?
Sünnete uygun olarak kâmet şu kelimelerden ibarettir:"Allahü ekber, Allahü ekber, Allahü ekber, Allahü ekber. Eşhüde en la ilâhe illallah. Eşhüde en la ilâhe illallah. Eşhedü enne Muhammeden Rasululullah. Eşhedü enne Muhammeden Rasulullah. Hayye alessalah, hayye alessalah. Hayye alel-felâh. Hayye alel-felah. Kad kâmeti's-sâlatu Kad kameti's-salah. Allahü ekber, Allahü ekber, La ilâhe illallah."

Kâmetin Türkçe anlamı şöyledir:
"Allah en büyüktür, Allah en büyüktür, Allah en büyüktür, Allah en büyüktür, Allah'tan başka ilah olmadığına şehadet ederim, Allah'tan başka ilah olmadığına şehâdet ederim, Muhammed'in Allah'ın rasûlü olduğuna şehadet edelim. Muhammed'in Allah'ın Rasûlü olduğuna şehadet ederim. Haydin namaza, Haydin namaza, Haydin kurtuluşa, Haydin kurtuluşa, Namaz başladı. Namaz başladı, Allah en büyüktür, Allah en büyüktür Allah'tan başka ilah yoktur."
Devamını Oku »

Yeni Doğan Bebeğe İsim Koymak İçin Kulağına Ezan ve Kamet Okunması

Ezan ve kamet bebeğe yapılan ilk iman telkinidir. Çünkü ezanın mana ve muhtevasında tekbir, tevhid, nubuvvet ve namaz gibi dinin esasları bulunmaktadır. Usul olarak yeni doğan bebeğe, babası veya kim ismini verecekse sağ kulağı göğse gelecek şekilde kucağına alır. Normal sesle ezan okur. Sonra da ‘Yavrum, senin ismini (Abdullah)….. koyduk. Allah sana bereket versin’ der.

ـ3ـ وعن أبى رافع رضِىَ اللَّهُ عنهُ قال : ] رَأيْتُ رَسُولَ اللَّهِ # أذَّنَ في أُذُنِ الحسنِ بنِ عليّ رضى اللَّهُ عنه حينَ وَلدتْهُ فاطمةُ رَضِىَ اللَّهُ عنها [. أخرجه أبو داود والترمذى وصححه.زاد رزين: وقرأ في أذنِهِ سورةَ ا“خص وحنَّكهُ بتمرةٍ وسماهُ .3


Ebu Rafi (r.anh) anlatıyor: "Hasan bin Ali (r.anh) dünyaya geldi zaman Peygamber (s.a.v.)'in onun kulağına ezan okuduğunu gördüm."
(Ebu Davud, Edeb, 107 - 116, (5105); Tirmizî, Edahî,16 - 17 (1514); Ahmed b. Hanbel, VI / 9,291).
Tirmizî hadisin sahih olduğunu söylemiştir.
Rezîn şu ziyadeyi kaydeder: "Kulağına İhlas sûresini okudu, hurma ile tahnik etti ve ismini koydu
Yeni doğan çocuğa tatlı bir şey çiğneyerek ağzına vermek, dudağına sürmek Sunnet-i seniye’dir. Bunu sâlih bir kimsenin yapması ise mendubdur. Kuru üzüm ve şeker gibi tatlılarla yapılabilirse de kuru hurma ile yapmak mustehabdır, daha faziletlidir.

Âişe (radiyallahu anhâ) Vâlidemiz der ki:
“Yeni doğan çocuklar Rasulullah'a (sallallahu aleyhi ve sellem) getirilirdi. O da bunlara mubârak olmaları için duâ eder ve ağzında yumuşattığı hurmanın suyunu çocuğun ağzına sıkardı.”
(Muslim: 2147)

Âlimlerin büyük çoğunluğu yeni doğan çocuğa yedinci günde isim vermenin daha fazîletli olduğu görüşüne varmış ve şöyle demişlerdir:
"Enes b. Mâlik'in (Allah ondan râzı olsun) rivâyet ettiği hadis, sadece doğduğu ilk günde bebeğe isim vermenin câiz olduğuna delâlet eder. Fakat mustehab olduğuna delâlet etmez." (el-Muğnî, c: 9, s: 356)

Mâliki mezhebinin bazı âlimleri ile Nevevî -Hanbelilerin bir görüşü de bu doğrultudadır- şöyle demişlerdir:
"Doğduğu ilk günde çocuğa isim vermek mustehabdır. Aynı şekilde yedinci günde de isim vermek mustehabdır."
Nevevî (Allah ona rahmet etsin) şöyle demiştir:
"Sünnet olan; doğumunun yedinci gününde veya doğduğu günde çocuğa isim vermektir."("el-Ezkâr", s: 286). Bkz: ("el-İnsaf", c: 4, s: 111)

Akika Kurbanı :

Yeni doğan çocuğun yedinci günde saçlarının kesilmesi (traş edilmesi) ve aynı günde Akika kurbanının kesilmesi sünnettendir.

Nitekim Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem) bu konuda şöyle buyurmuştur:

(( كُلُّ غُلَامٍ رَهِينَةٌ بِعَقِيقَتِهِ، تُذْبَحُ عَنْهُ يَوْمَ سَابِعِهِ، وَيُـحْلَقُ وَيُسَمَّى.)) [ رواه الترمذي وأوب داود وصححه الألباني في إرواء الغليل ]

"Yeni doğan her çocuk, Akika'sı ile rehindir (Akika'sı kesilmeden ölürse, kıyâmet günü anne ve babasına şefaat etmekten men edilir). Akika'sı doğumunun yedinci gününde kesilir, başı traş edilir ve o günde kendisine isim verilir."

(Tirmizî; Edahi 23, hadis no: 1572- 1522; Ebu Dâvud; Edahi 21, hadis no: (2837, 2838 - 3838;Nesai, Akika 5, (7, 166); Elbânî, "İrvâu'l-Ğalîl'; hadis no: 1165'de hadisin sahih olduğunu belirtmiştir.)


Rasulullah (s.a.v.) buyurdular ki: Hasan bin Ali (r.anh) için akika olarak bir koyun kurban etti ve:
"Ey Fatıma!" dedi, "Çocuğun başını tıraş ettir ve saçının ağırlığınca gümüş tasadduk et!"
Bu emir üzerine saçı tarttık, ağırlığı bir dirhem veya buna yakın bir şeydi.
(Tirmizi, Edahi 20, (1519)

Cafer İbnu Muhammed, babasından o da Fatıma (r.anha)'dan rivayet ettiğine göre, Fatıma, Hasan ve Huseyin'in, Zeyneb'in, Ummu Kulsum (r.anha)'nın saçlarını tarttı. Bunların ağırlığınca gümüş tasadduk etti.
(Muvatta, Akika 2, (2, 501)

Âişe'den (Allah ondan râzı olsun) rivâyet olunduğuna göre o Akika kurbanı hakkında şöyle demiştir:

((يـُجْعَلُ جُدوُلاً ، يُؤْكَلُ وَيُطْعَمُ.)) [ رواه ابن أبي شيبة في المصنف ]
"(Akika kurbanının etleri), kemikleri kırılmadan ve her kemik başka bir kemikle karıştırılmadan mafsaldan kesilir, sonra ondan yenir (sahibi ondan yer) ve (başkalarına da)yedirilir."
(İbn-i Ebî Şeybe, el-Musannef).

Muhammed b. Salih el-Useymîn, hadiste geçen ( جُدوُلاً ) lafzını şöyle açıklamıştır: "Yani, azalara ayrılır ve kemikleri kırılmaz. Aksine azalar, mafsallarından (eklem yerlerinden)kesilir."
('eş-Şerhu'l-Mumti'; c: 7, s: 545)

Amr b. Şuayb babasından, o da dedesinden rivâyet ettiğine göre Rasûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurmuştur:

(( مَنْ وُلِدَ لَهُ وَلَدٌ فَأَحَبَّ أَنْ يَنْسُكَ عَنْهُ فَلْيَنْسُكْ، عَنِ الْغُلَامِ شَاتَانِ مُكَافِئَتَانِ، وَعَنِ الْجَارِيَةِ شَاةٌ.)) [ رواه أبو داود وحسنه الألباني في صحيح أبي داود ]
"Her kimin bir çocuğu olur da onun için kurban (Akika kurbanı) kesmek isterse, onu kessin. Erkek çocuğu için birbirine denk iki, kız çocuğu için ise tek koyunkessin"
(Ebu Davud; hadis no:2842; Elbânî; "Sahîh-i Ebî Davud"da hadis hasendir" demiştir)

Bir kimse, çocuğa yedinci günden başka bir günde isim verirse veya Akika kurbanını yedinci günden başka bir günde keserse, bunda herhangi bir sakınca yoktur.
Aynı şekilde Akika kurbanını bir günde keser, saçlarını da başka bir günde traş ederse, bunda da herhangi bir sakınca yoktur.
İbn-i Abdilberr (Allah ona rahmet etsin) bu konuda şöyle demiştir:
"Çocuğun Akika kurbanının kesildiği günde başının traş edilmesine gelince, âlimler bunu mustehab olarak görürlerdi." (İbn-i Kayyim; "Tuhfetu'l-Mevlûd"; s: 67).

Not :


Çocuğun sol kulağına kamed hadisinin zayıflığı:
من ولد له مولود، فأذن في أذنه اليمنى، وأقام في أذنه اليسرى ؛لم تضره أم الصبيان

Huseyin bin Ali (r.anh) rivayetine göre ise Peygamberimiz bu adetlerinin hikmeti hususunda da şöyle buyurmuşlardır:
“Kimin bir çocuğu olur da, sağ kulağına ezan, sol kulağına kamet okursa, o çocuğa ummu sıbyan hastalığı (cin) zarar vermez.”
(Feyzu'l-Kadir, 6:237; Beyhaki; Ebû Ya’lâ, el-Musned, 4/1602; İbn es-Sunni, Amelu’l-Yevmi ve’l-Leyle, 200/617)

Elbani bu hadis hakkında "uydurmadır" demiştir.
Râvilerinden olan, Yahyâ b. el-Alâ er-Râzî ve Mervân b. Suleyman, hadis uydurmuşlardır.
Hadisin senedinde yer alan Mervan b. Salim el-Ğifarî “metruk (rivayetlerine itibar edilmez)” bir kimse olduğundan bu rivayet zayıf kabul edilmiştir. (Mecmau’z-Zevaid, hadis no: 6206)

Bu hadisin uydurma olduğu, zikirler ve virdler hakkında kitab yazan bir kısım ilim ehlinin gözünden kaçmıştır. İmam en-Nevevî (rahimehullah) rivâyetin zayıflığına işaret dahi etmeden kitabında bu hadisi zikreder. Kitabı şerheden İbn Allân (6 / 95)hadis hakkında susarak senedi hakkında hiç bir şey söylemez!
en-Nevevî’den sonra gelen İbn Teymiyye hadisi el-Kelimu’t-Tayyib’te, öğrencisi olan İbn Kayyım da ona tabî olarak el-Vâbil es-Sayyib’te hadisi zikrederler. Ancak her ikisi de rivâyeti yâni zikrolunduğuna göre kelimesi ile başlattıklarından, bu sözle hadisin zayıf olduğuna işaret etmişlerdir. Gerçi bu, o ikisinden hadisin zayıflığına sukût etme mesuliyyetini kaldırsa bile, hadisi kitablarında zikretme mesuliyyetini kaldırmaz. Çünkü onların bu sözlerinde hadisin uydurma olduğuna değil, yalnız zayıf olduğuna işaret vardır. Yoksa öyle olmasaydı hadisi kitablarına almazlardı. Bunu, her ikisinin kitablarına muttali olan herkes anlar. Bu konudaki yanlış anlaşılma gayet açıktır. Çünkü onlardan sonra gelen birisi, o ikisinin bu hükmüne aldanarak; « her ikiside büyük imamlardır, bunda bir beis yoktur, zayıf hadis ile fadâilu’l-a’mâl’da amel edilir » diyebilir. Veya bu hadis, zannınca zayıf olduğundan başka bir zayıf hadis için bunu şahid olarak sayıp hadisi böylece kuvvetlendirir. Bu esnada her iki rivâyetin zayıflığının şiddetli olmaması şartını da unutarak bunu yapabilir.
Bu zikrettiğimiz yanlışa düşen kişiyi örnek verebiliriz; et-Tirmizî zayıf bir senedle Ebî Râfi’den, onun şöyle dediğini rivâyet eder:

رأیت رسول الله صلى الله عليه وسلم أَذَّنَ في أُذْنِ الحسن بن علي حين ولدته فاطمة بالصلاة

"Rasûlullâh (s.a.v.)’i gördüm Fâtıma, el-Hasen b. Ali’yi doğurunca, kulağına ezan okudu."
et-Tirmizî şöyle der: « Hadis sahihtir, amel bu hadis üzeredir! »
Sunen-i şerheden el-Mubârekfurî, hadisin senedinin zayıf olduğunu açıkladıktan sonra şöyle der: « Hadis zayıf olmasına rağmen nasıl olurda amel bu hadis üzeredir? Derim ki : Evet, bu hadis zayıftır, ancak el-Hasen b. Ali hadisini, Ebû Ya’lâ ve İbn Sunni’nin rivâyet ettikleri diğer bir hadis destekleyib kuvvetlendirmektedir. »!
Düşün, nasıl da zayıf bir hadisi uydurma bir hadis ile kuvvetlendiriyor. Tabi ki bunun sebebi, hadisin uydurma olduğunu bilmeyişinden ve zikrettiğimiz ilim ehlinin bu hükmüne aldanışından dolayıdır.

Konuyla ilgili başka bir hadis ise :

أن النبي صلى الله عليه وسلم أَذَّنَ في أُذْنِ الحسن بن علي یوم ولد، وأقام في أذنه اليسرى

"Peygamber (s.a.v.) el-Hasen b. Ali doğduğu gün kulağına ezan okur, sol kulağına da kâmet getirir."
(El- Beyhaki, eş-Şuab)

Bu hadisin, et-Tirmizî de gelen zayıf hadis için şahid olması imkansızdır. Çünkü bu rivâyetin senedinde, biri yalancı ve biri de metrûk (terkedilmiş) olmak üzere iki râvi vardır.
Ancak tuhaf olan el-Beyhakî ve İbn Kayyım gibi iki büyük alimin hadis hakkında zayıf hükmüyle yetinmeleridir!
Devamını Oku »

12.06.2014

Berat Kandili Duası

Sevgili Müslüman kardeşlerim berat kandili gecesi bol bol dualar okuyup Yüce yaradan Rabbimiz Allah'a (C.C) Dualar etmeliyiz çünkü o gece amel defterimizin yazıldığı gecedir!

                   Berat Kandili Duası Arapça




BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM


Allahümme ya zel-menni vela yümennü aleyhi.Ya zel-celali vel-ikrami.Ya zet-tavli vel inami.La ilahe illa ente.Zahrel-laciine ve carel-müstecirine ve emanel -haifine.Allahümme in künte ketebteni indeke fi ümmil -kitabi şekıyyen ev mahrumen ev matruden ev mukatteren aleyye fir-rızkı.Femhullahümme bi fazlike şekaveti ve hirmani ve tardi ve iktare rızki ve esbitni indeke fi ümmil-kitabi seiden ve merzukan ve müveffekan lil-hayrati,feinneke kulte ve kavlukel-hakku fi kitabikel-munzeli ala lisanı nebiyyikel-mürseli.Yemhullahü ma yeşaü ve yüsbitü ve indehu ümmül-kitabı.ilahi bit-tecelliyyil-azami fi leyletin-nısfı min şabanel-mükerremilleti.Fiha yüfreku küllü emrin Hakim.ve yübremü en tekşife anna minel-belai manalemü ve ma la nalemü ve ma ente bihi alemü inneke entel-eazzül-ekremü.Ve sallallahü ala seyyidina Muhammedin ve ala alihi ve ashabihi ve evladihi ve ezvacihi ve selleme.

Berat Gecesi Duasının Anlamı:

Ey, kullarına sayısız lütuf ve ihsanlarda bulunan, onların karşılığına ihtiyacı olmayan Allah’ım!. Celal ve Kerem sahibi Rabbim! Biz âciz kullarına sonsuz nimet ve imkânlar bahşeden Sensin! Senden başka ilah yok! Sana sığınıp yalvaranlara yardım edersin! Korkanların güvenip sığınacağı yegâne mercii yine Sensin!
Ya Rabbi, Senin nezdindeki kitabında, Levh-i Mahfûz’da şayet beni kötü, mahrum, ilâhî rahmetten kovulmuş, fakir bir insan olarak yazmış isen fazlınla bu kötü kaderimi; âsî, mahrum, ilâhî huzurdan kovulmuş, darlık içinde hayat geçirmeye mahkum bir fakir insan oluşuma ait yazgımı siliver Allahım! Beni, nezdindeki ana kitapta iyilerden, salih kullarından, rızkı bol, zengin ve hayırlı işlerde yarışan ve muvaffak olan kullarından olarak yazıver.
Allah’ım! —Senin sözün haktır- Nebiyy-i Zişan’ın lisanı üzere gönderdiğin mukaddes Kitabında şöyle buyurdun: “Allah dilediğini siler. (Dilediğini de) sabit bırakır. Bütün kitapların aslı O’nun yanındadır” (Ra’d Sûresi, 39)
İlahî! “Her hikmetli iş nezdimizde bir emir ile o zaman ayrılır” (Duhan, 4) buyurduğun mükerrem Şaban ayının 14. gecesi en büyük tecellin ile; bildiğimiz bilmediğimiz, Senin bildiğin bela ve musibetleri bizlerin üzerinden kaldırmanı diliyoruz. Şüphesiz Sen, sonsuz güç ve kuvvet sahibisin! Lütuf ve ihsanı bol olan Rabbimizsin!
Allahım! Seyyidimiz, Efendimiz Hazret-i Muhammed’e, Ehl-i Beyt’ine, ashabına, evlâdına, ezvâc-ı tâhirâtına salât ü selâm eyle! Dualarımızı Habibin hürmetine kabul eyle!
AMİN…
Devamını Oku »

11.06.2014

Mülk Suresinin Faydaları

Mülk Suresinin Faydaları(Mülk Suresi Hakkında Detaylı Bilgi):
Bu mubarek sure de Mekke'de nazil olmuştur.30 (otuz) ayet-i celiledir.315 kelime ve 1313 harften meydana gelmiştir.
Alusi tevsirine(yorumuna) göre Mülk suresinin fazileti hakkında varid bir çok haber sebebiyle,bu surenin her gece okunması menduptur.Hakim-in Ebu Hureyre'den rivayetine göre Peygamberimiz Efendimiz:"Tebareke'l-ezzi bi yedihi'l mülk suresinin her müslümanın gönlünde bulunmasını çok arzu ederdim."buyurmuşlardır.
Nese'i nin Ebu'd Derda' dan rivayetine göre ise;"Tebareke'l-llezi biyedihi'l mülk suresini okuyan kimseye,bu sure her gece kabrine gelerek,ondan kabir azabını def etmeye çalışır ve bunun mücadelesini yapar." buyruluyor.
Tirmizi ibn-i Abbas'dan naklediliyor;
Ashab-ı Kiram'dan bazı şahıslar bilmeden çadırlarına bir kabrin üstüne kurmuşlar bir ara kabirde bir adamın mülk suresini okuduğunu duymuşlar.Bundan çok ürpermişler ve durumu gelip Peygamber efendimize nakletmişler.Bu olay üzerine Resülullah (S.A.V) "Mülk suresi kabir azabını mani olan bir suredir.Azaptan da kurtarıcıdır"buyurmuşlardır.
Buhari şerhlerinden bazıları da: "Hilal gördüğü zaman kötülerden korunmak ümidiyle bu surenin 30 ayetini okumak menduptur." denilmiştir.


Devamını Oku »

10.06.2014

Amme Suresi(Nebe Suresi)

AMME SURESİ(NEBE SURESİ);
"Peygamber Efendimiz ikindi namazından sonra bu sureyi okuyan kimsenin Allah (C.C) azabını azaltır,hafifletir" buyurmuşlardır.




Bismi’llâhi’r-Rahmân’ir-Rahîm
(1) Amme yetesaelune (2) aninnebeil azıymi (3) elleziy hüm fiyhi muhtelifun (4) kellâ seya’lemune (5) sümme kellâ seya’lemun (6) elem nec’alil’arda mihaden (7) velcibale evtaden (8) ve haleknaküm ezvacen (9) ve cealna nevmeküm sübaten (10) ve cealnelleyle libasen (11) ve cealnennehare meaşa (12) ve beneyna fevkaküm seb’an şidaden (13) ve cealna siracen vehhaca (14) ve enzelna minelmu’sırati mâen seccaca (15) linuhrice bihî habben ve nebaten (16) ve cennatin elfafa (17) inne yevmel fasli kâne miykaten (18) yevme yünfehu fiyssûri fete’tûne efvaca (19) ve fütihatis semâü fekânet ebvaba (20) ve süyyiretil cibalü fekanet seraba (21) inne cehenneme kanet mirsaden (22) littağıyne meaba (23) lâbisiyne fiyha ahkaba (24) lâyezûkûne fiyha berden ve lâ şeraben (25) illâ hamiymen ve ğassaka (26) cezâen vifaka (27) innehüm kânu lâ yercûne hısaben (28) ve kezzebu biâyâtina kizzâba (29) ve külle şey’in ahsaynahü kitaba (30) fezûku felen nezideküm illâ azaba (31) inne lilmüttekıyne mefaza (32) hadâika ve a’naben (33) ve kevâıbe etraben (34) ve ke’sen dihaka (35) lâ yesmeune fiyha lağven ve lâ kizzaba (36) cezâen min rabbike atâen hısaba (37) rabbis semâvâti vel’ardı ve ma beynehumerahmâni lâ yemlikûne minhü hitaba (38) yevme yekumür ruhu velmelâiketü saffa, lâ yetekellemune illâ men ezine lehü rahmânü ve kâle savaba (39) zalikel yevmülhakku femen şâettehaze ilâ rabbihî meâbâ (40) inna enzernaküm azâben kariyba yevme yenzurülmer’ü ma kaddemet yedahü ve yekülül kafirü yâleyteniy küntü türaba.

Anlamı:

1. Neyi soruşturuyorlar?..

2. O çok büyük haberi;

3. ki hakkında bir türlü anlaşamadılar!..

4. İhtilâfa ne gerek var; yakında her şeyi bilecekler!..

5. Kesinlikle ve mutlaka bilecekler, anlıyacaklar!..

6. Biz yeryüzünü yayılmış döşek;

7. Dağları da destek yapmadık mı?..

8. Sizi çiftler şeklinde var ettik.

9. Uykunuzu dinlenmeniz için oluşturduk.

10. Geceyi örtü;

11. Gündüzü, geçiminizi temine vesile olsun diye yarattık!..

12. Üstünüze sağlam yedi kat gök yayılı.

13. Parıl parıl yananı varettik.

14. Bulutlardan bol bol yağmurlar indirdik;

15. Onlarla nebatlar;

16. Bol ağaçlı bağ-bahçeler yetiştirdik!..

17. Kesindir ki ayırım ve hüküm günü gelecektir.

18. Sûr üfürüldüğü zaman, gruplar halinde geleceksiniz.

19. O gün, gök açılacak kapı kapı;

20. Dağlar yürütülüp seraba dönecek;

21. Cehennem herkesin güzergâhında olacaktır.

22. Ki azgınların dönüp dolaşıp; varacakları yerdir.

23. Orada nîce devirler kalacaklardır.

24. Orada serinlik ve içecek bir şey de tadamıyacaklar;

25. Ancak hamiym ve zehir gibi içecek nesne içebileceklerdir;

26. Yaptıklarının neticesidir.

27. Çünkü onlar hesap görüleceğini umuyorlardır.

28. Bütün âyetlerimizi yalanlıyorlardı.

29. Biz ise her şeyi en ince bir şekilde kitapta zabtetmiştik.

30. Tadın azabı, biz ancak azabınızın artmasına katkıda bulunuruz, (deriz).

31. Şüphesiz ki korunanlar için; Kurtuluşa erme zamanı..

32. Bağlar-bahçeler;

33. göğüsleri tomurcuklanmış yaşıt eşler;

34. pak kâseler vardır dolu dolu.

35. Orada boş lâf ve yalan duymazlar.

36. Bunlar rableri katından, verdikleri hesabın karşılığıdır.

37. O, göklerin ve yerin ve arasındakilerin rabbi olan Rahman’dır!.. O, varlığı katında kimsenin konuşamıyacağıdır.

38. RUH ve meleklerin saf saf duracağı o günde, Allâh’ın izni olmadan hiç kimse konuşamaz. izin alabilense gerçeği dile getirir.

39. Bu hak olan ve kesinlikle gelecek olan gündür. Dileyen rabbine erdirecek yolu edinir.

40. Sizi, yakında gelecek azab konusunda uyardık. O gün, kişi elleriyle meydana getirdiklerine bakar; gerçeği örtenler de, keşke toprak olsaydım; der.

Devamını Oku »

6.06.2014

Mülk Suresi Kaç Ayettir

Mülk Suresi Kaç Ayet:
Mülk suresi kuranı kerimin 67. suresidir. Mekke de yazılan mülk suresi 30 ayetten oluşur. Mülk suresi adını birinci ayette geçen "el-mülk" kelimesinden almıştır. Ayrıca mülk suresi tebareke, münciye, mücadele, mania ve vakiye adları ile de anılmaktadır. Mülk suresinin ismi olan mülk evreni temsil eder. Mülk suresi kuranı kerimin evren tanımının özeti olarak bilinir. Kuranı kerimde evren dünya merkezli olarak tanımlandığından yeryüzünün insanlar için dümdüz bir döşek haline getirildiğini ve evrenin dünya üzerinde 7 kat olarak düzenlendiğini ifade eder. Kıyametin koptuğunda yıldızların yeryüzüne döküleceğini ve 7. yüz yıl evreni ile uyumlu olduğu görülür. Mülk suresine göre dünya şeması yıldızlar ile donatılmıştır ve hırsız şeytanları kovmak için kullanılan sapan taşları olarak ifade edilmiştir. Gök cisimleri kuranı kerimde güneş, ay ve yıldızlardan ibarettir. Kuranı kerimde yıldızlarla ilgili bazı ifadelerin yer alması ile birlikte 7 kat gök ile yıldızların dünya evrenine yerleştirildiği ve aynı zamanda şeytanlara atılan taşlar olduğu sözlerini teşbih olarak anlamak ve algılamak mümkün değildir. Mülk suresinin 5. ayeti dil bilgisi açısından eleştirilebilir. Çünkü yıldızlara işaret eden zamir Arapçada olması gerektiği gibi çoğul değildir, dişil ve tekildir. Mülk suresinin anlamı aşağıdaki gibidir:

Mutlak hükümranlık elinde olan Allah, yüceler yücesidir ve O'nun her şeye gücü yeter.
O ki, hanginizin daha güzel davranacağını sınamak için ölümü ve hayatı yaratmıştır. o, mutlak galiptir ve çok bağışlayıcıdır.
O ki birbiri ile ahenktar yedi göğü yaratmıştır. Rahman olan Allah'ın yaratışında hiçbir uygunsuzluk göremezsin. Gözünü çevir de bir bak, bir bozukluk görebiliyor musun ?
Sonra gözünü tekrar tekrar çevir bak göz ( aradığı bozukluğu bulmaktan ) aciz ve bitkin halde sana dönecektir.
Rabbini inkar edenler için cehennem azabı vardır. O, ne kötü dönüştür.
Devamını Oku »

Arapça Mulk Suresi (Mülk Suresi)

Arapça Mulk Suresi (Mülk Suresi):













Devamını Oku »

Mülk Suresinin Fazileti

Mülk Suresinin Fazileti:
Mülk Sûresi, Mekke’de inmiş ve 30 âyettir. Adını birinci âyette geçen “el-mülk” kelimesinden almıştır. Ayrıca Tebâreke, Münciye, Mücâdele, Mâni’a, Vâkiye adları ile anılır.
Sûrede Allah(c.c.)’ın kâinattaki kudretine dikkat çekilerek, ölmüşleri diriltmeye de kâdir olduğu belirtilir. Allah(c.c.)’ın insanlara olan nimetleri hatırlatılır ve âhirete inanmayanların kötü sonuçlarına, âhirette gerçeklerin ortaya çıkacağına, kimlerin sapık ve kimlerin doğru yolda olduklarının orada belli olacağına işâret edilerek sûre tamamlanır.
Mülk (Tebareke) Suresi’nin fazileti
1. İbn Abbas (ra)’dan şöyle rivayet edilmiştir: “Sevgili Peygamberimiz’in (sas) ashâbından birisi bir kabrin üzerine çadırını kurmuştu, ancak onun bir kabir olduğunu bilmiyordu. Bir de baktı ki, orada bir adam Mülk (Tebâreke) Sûresi’ni okuyor. Sonuna kadar okudu. Bunun üzerine çadır sahibi Hz. Peygamber’e gelerek, “Ey Allah(c.c.)’ın Resûlü, ben çadırımı bir kabir üzerine kurmuşum; fakat onun bir kabir olduğunu bilmiyordum. Baktım ki orada bir adam Mülk Sûresi’ni okuyor, sonuna kadar okudu. Resûlullah (sas) buyurdu ki: “O sûre Mânia’dır. O zatı kabir azâbından kurtarır.”
2. Ebu Hüreyre’den şöyle rivâyet edilmiştir: “Allah(c.c.) Resûlü (sas) buyurdu ki: “Kur’an’da otuz âyetli bir sûre bir adama şefaat etti. Nihayet o, bağışlandı. İşte bu sûre Mülk Sûresi’dir.”
3. Câbir (ra)’den şöyle rivâyet edilmiştir: “Peygamber Efendimiz (sas) Secde ve Mülk sûrelerini okumadan uyumazdı.” (Tirmizî, Fedâilü’l-Kur’an, 9)
4. Ebu Hüreyre (ra) anlatıyor: “Resûlullah (sas) buyurdular ki: “Kur’ân-ı Kerim’de otuz âyetlik (şanı yüce) bir sûre vardır. Bu sûre (kendisini okuyan) kimseye (kıyamet günü) şefaat eder ve Allah(c.c.)’ın onu affetmesini sağlar. Bu sûre Tebârekellezî bi-Yedihi’l-Mülk’tür.”
5. Tirmizî’de, İbnu Abbas (ra) Resûlullah’ın (sas) şöyle dediğini belirtir: “Bu sûre (kabir azabına veya kabir azabına sebep olan günahlara karşı) engeldir, bu sûre kurtuluş sebebidir, kişiyi kabir azabından kurtarır.” (Tirmizî, Sevab-ül Kur’an-9) Âlûsî der ki: “Bu sûrenin fazîleti hakkında zikredilen haberlerden dolayı söz konusu sûrenin her gece okunmasının mendub olduğu söylenmiştir. Ben de temyiz yaşından beri bu sûreyi okumaya devam ediyorum. Beni buna muvaffak kılan Allah(c.c.)’a hamd eder, bundan böyle de yardım ve kabulünü dilerim.” (Âlûsî, Rûhu’l-Meânî).
Devamını Oku »

Mülk Suresi (Mülk Suresi Oku)

Mülk Suresi:

. Tebarekelleziy biyedihilmulku ve huve 'ala kulli şey'in kadiyrun.
. Elleziy halekalmevte velhayate liyebluvekum eyyukum ahsenu 'amelen ve huvel'aziyzulğafuru.
. Elleziy haleka seb'a semavatin tıbakan ma tera fiy halkırrahmani min tefavutin ferci'ılbasare hel tera min futurin.
. Summerci'ılbasare kerreteyni yenkalib ileykelbesaru hasien ve huve hasiyrun.
. Ve lekad zeyyennessemaeddunya bimesabiyha ve ce'alnaha rucumen lişşeyatıyni ve a'tedna lehum 'azabesse'ıyri.
. Ve lilleziyne keferu birabbihim 'azabu cehenneme ve bi'selmasıyru.
. İza ulku fiyha semi'u leha şehiykan ve hiye tefuru.
. Tekadu temeyyezu minelğayzı kullema ulkıye fiyha fevcun seelehum hazenetuha elem yet'kum neziyrun.
. Kalu bela kad caena neziyrun fekezzebna ve kulna ma nezzelellahü min şey'in in entüm illa fiy dalalin kebiyrin.
. Ve kalu lev kunna nesme'u ev na'kılu ma kunna fiy ashabisse'ıyri.
. Fa'teref'u bizenbihim fesuhkan liashabisse'ıyri.
. İnnelleziyne yahşevne rabbehum bilğaybi lehum mağfiretun ve ecrun kebiyrun.
. Ve esirru kavlekum evicheru bihi innehu 'aliymun bizatissuduri.
. Ela ya'lemu men haleka ve huvelletıyfulhabiyru.
. Huvelleziy ce'ale lekumul'arda zelulen femşu fiy menakibiha ve kulu min rizkıhi ve ileyhinnuşuru.
. Eemintum men fiyssemai en yahsife bikumul'arda feiza hiye temuru.
. Em emintum men fiyssemai en yursile 'aleykum hasıben feseta'lemune keyfe neziyri.
. Ve lekad kezzebilleziyne min kablihim fekeyfe kane nekiyri.
. Evelem yerev ilettayri fevkahum saffatin ve yakbıdne ma yumsikuhunne illerrahmanu innehu bikulli şey'in basıyrun.
. Emmen hazelleziy huve cundun lekum yansurukum min dunirrahmani inilkafirune illa fiy ğururin.
. Emmen hazelleziy yerzukukum in emseke rizkahu bel leccu fiy 'utuvvin ve nufurin.
. Efemen yemşiy mukibben 'ala vechihi ehda emmen yemşiy seviyyen 'ala sıratın mustekıymin.
. Kul huvelleziy enşeekum ve ce'ale lekumussem'a vel'ebsare vel'ef'idete kaliylen ma teşkurune.
. Kul huvelleziy zereekum fiyl'ardı ve ileyhi tuhşerune.
. Ve yekulune meta hazelva'du in kuntum sadikıyne.
. Kul innemel'ılmu 'ındallahi ve innema ene neziyrun mubiynun.
. Felemma reevhu zulfeten siy-et vucuhulleziyne keferu ve kıyle hazelleziy kuntum bihi tedde'une.
. Kul ereeytum in ehlekeniyallahu ve men me'ıye ev rahımena femen yuciyrulkafiriyne min 'azabin eliymin.
. Kul huverrahmanu amenna bihi ve 'aleyhi tevekkelna feseta'lemune men huve fiy dalalin mubiynin.
. Kul ereeytum in asbeha maukum ğavren femen ye'tiykum bimain me'ıynin.
Devamını Oku »

YASİNDEN SONRA OKUNACAK DUALAR

Ya Rab okuduğum Yasin-i Şerifi dergah-i izzetinde (yüce katında) kabul eyle . Ya Rabbi sevabını sevgili peygamberimiz Hz.Muhammet (Aleyhisselamın) aziz, latif ruhu şeriflerine hediye eyledik, haberdar eyleyıp kabul eyle ya Rabbi. Ölmüşlerimizi ve cümlemizin peygamberimizin şefaatına nail eyle ya Rabbi. Bütün Peygamber efendilerimizin ve bilcümle Evliyaullahın mübarek ruhlarına hediye eyledik. Kabul eyle ya Rabbi.
Ya Rab okuduğumuz Yasin-i Şerifin sevabına ölmüşlerimizin aziz ruhlarına hediye eyledik, kabul eyle ya Rabbi*. Kabirleri Kur’an’ın nuruyla nur olsun, makamları cennet olsun ya Rabbi. Kabirlerini cehennem çukuru olmaktan koru ya Rabbi. Okunan bu Yasin’i Şerif’i ve dualarımızı kabul eyle ya Rabbi. Bi-hurmeti Taha ve Yasin, vel hamdülillahi Rabbil-alemiyn.

Subhane Rabbike Rabbil izzeti amma yasıfun, ve selamun alelmurselıyn. Velhamdülillahi Rabbil aleminel-Fatihah.
NOT:Dua eden kimse, okunan Yasin-İ Şerif-in sevabını kimin ruhuna bağışlamak isterse onların isimlerini de burada sayabilir.
Devamını Oku »

YASİN'DEN ÖNCE OKUNACAK DUA

Yasin Suresini Okumaya başlarken okumadan önce bu dua okunmalıdır.

Allahumme inni es”elüke sabran cemilen ve kalben selima
ve lisanen zakira..
Ve duaen mustecaba ve kitaben yemina ve rizkan halalen
ve neıymen mukıymen ve cenneten ve hariran
ve nadraten ve sürüra.
Ya kadıyel hacat.
Ya mucibed deavat, ya kaşifed durri vel belliyat, ya alimessirri vel hafiyyat
İkdi haceti fi hazihis saatil mubaraketi bi hurmeti Yasin.
Vel kur'anil kerim
Fe iza kada emran fe emran fe innema yekülü lehü kün feyekun..
Fe subhanellezi bi yedihi meleketu kulli sey'in ve ileyhi turceün
Ve sallellahü ala seyyidına Muhammedin ve ala alihı ve sahbihı ecmeıyn…

Şimdi Yasini Şerif Suresine baslayabilirsiniz…

Devamını Oku »

MÜHİM İŞLERLER İÇİN DUALAR

Mühim işlerin kolaylıkla halledilmesi için Yasin Suresi arka arkaya (4)dört defa okunmalıdır.Yalnız her (mubin) ayeti okununca (7)yedişer defa (mubin duası) okunmalıdır.
!!! MUBİN DUASI Okumak İçin Tıklayanız!!!!

Allah yar ve yardımcımız olsun,Allah ettiğimiz tüm dualarımızı kabul etsin inşallah...
Devamını Oku »

29.05.2014

MUBİN DUASI VE MANASI (Dilek,Hacet ve İstek Duası)

Mubin Duasi,Mübin Duası Nasıl Okunur,Mübin Duası Anlamı,Eş Bağlama İçin Mübin Duası,Mübin Duası Okunuşu,Hayırlı Kısmet İçin Mubin Duası,İş Açıklığı İçin Mubin Duası:


Mühim işlerin halli için mubin duası okunmalıdır.
Yasin-i Şerif”te yedi yerde “mübin” kelimesi vardır.Bunlar:12,17,24,47,60,69 ve 77, ayetlerdir.

Mubin duası adıyla bilinen bu dua bir çeşit hacet duasıdır.Dünyevi ve uhrevi her türlü dilek vehacetlerin yerine gelmesi,sıkıntı,keder ve her türlü elemlerin gitmesi için niyet ederek,Yasin Sures’ndeki,her “mübin”le biten ayetten sonra 3,5 veya 7 defa bu dua ihlasla okunursa,Allah,dua eden kulunun dileğini yerine getirir.

Yasin-i Şerif okuduktan sonra da bu duanın okunması tavsiye edilmektedir.Bu şekilde duanın,hacetlerin kabulüne vesile olacağı,Cenab-ı Hakk’ın okuyanların her türlü sıkıntı ve kederden kurtaracağı rivayet olunmuştur.
Mühim işlerin kolaylıkla halledilmesi için Yâsin Suresi arka arkaya dört defa okunmalıdır. Yalnız her "mübîn" ayeti okununca yedişer defa "Mubîn Duası" okunmalı.


Mubin dilek ve hacet duasi

Sübhânel müneffisi an külli medyün* sübhânel müderrici an kulli mahzun* sübhâne men ceale hazâinehy beynel kâfi ven nun* sübhâne men izâ erâde şey’en en yekule lehu kün fe yekun* yâ müferriicü ferric* yâ müferricü ferric* yâ müferricü ferric* yâ müferricü ferric* ferric annî hemmi ve ğammî fercen âcilen ğayra âcilin bi rahmetike yâ erhammer râhımiyn*

Mubib Duasının Manası:”Her borçluyu sıkıntıdan kurtaran,her kederlinin gönlünü sevindren,her tutukluyu kurtaran,bütün gizli şeyleri bilen,bütün hazinelerini lahzada açabilecek duruma getiren,dilediği şeye “ol” deyince hemen oluveren,her şey yed-i kudretinde bulunan ve en sonunda O’na döneceğimiz Cenab-ı Hakk’a hamdü sena olsun.Bütün tesbih ve dualarımız O’na mahsustur.
Devamını Oku »

YASİN SURESİNİN FAZİLETİ VE HİKMETİ(YASİN SURESİ)

Bu muberek sure mekkede nazil olmuştur,83 ayet-i celiledir.Yasin, aynı zamanda aziz Peygamberimizin isimlerindedendir.
"Ey insan-ı kamil Resülum"manasına geldiği ehlince ifade edilmektedir.727 kelime ve 3000 harften meydana gelmiştir.
-İmam Begavi'nin Mesabih'deki rivayetine göre aziz Peygamberimiz Efendimiz Aleyhisselam;
"Allahü Teala, Taha ve Yasin surelerini gökleri ve yeri yaratmadan bin yıl önce okudu. Melekler Kur'an'ı işitince: "Üzerine bu sureler inecek ümmete müjdeler olsun. Bu sureleri gönlünde taşıyanlara müjdeler olsun, Bu sureleri okuyan dillere de müjdeler olsun dediler."buyurdu.
-Taberani Ebu Hureyre'den:
"Geceleyin Allah'ın rızasını gözeterek Yasın Suresi'ni okuyan kimsenin günahları bağışlanır. Öyleyse bu sureyi ölülerinize okuyun."buyuruluyor.
-Tirmizi'nin Enes İbn-i Malik'ten;
"Resülullah (S.A.V.) :Her şeyin bir kalbi vardır. Kur'an'ın kalbi de Yasin Suresi'dir. Kim bu sureyi Allah rızası için okursa affedilir. Kur'an'ı on(10) defa okuyup hatmetmiş gibi Allah kendisine sevap ihsan eder." (Nesefi, 3/15)" buyuruyor.
-Taberani'nin Ebu Hureyre'den rivayetine göre ise:
"Her gece Yasın suresini okumaya devam ederek bu hal üzere ölen kimse, şehit olarak vefat eder."
"Kim Cuma günü annesiyle babasını veya bunlardan birinin kabrini ziyaret eder de başucunda Ya sin Suresi'ni okursa her harfi adedince ana babasına mağfiret olunur."
"Kabristana girip Yasin suresini kim okursa, o gün mutlaka o kabirde bulunanların azabı hafiflemiş olur, okuyana da harfleri adedince sevap verilir."
"Yasin, Kur'an'ın kalbidir. Onu bir defa okumak Kur'an'ı on defa okumaya denktir. Geceleri okuyan sabahları ilahi mağfirete nail olarak kalkar. Yalnız Allah rızası için okuyanın geçmiş hataları affo/unur. Onu ölmek üzere bulunanların yanında okursanız her harfi mukabilinde on melek gelerek karşısında durup onun için rahmet isteyip, istiğfar getirirler. Defni esnasında hazır bulunurlar. Cennet şerben içirirler. Artık o kimse cennete girene kadar susuzluk çekmez. Bu sureyi okuyana şefaat etme yetkisi verilir. Onu dinleyen de affolunur." (Kenzül Ummal, Keşşaf)
"Kur'an'ın kalbi Yasin'dir. Kim Allah', ve ahret yurduna kavuşmayı isteyerek onu okursa Allah onu bağışlar. Onu ölülerinizin üzerine okuyunuz." (imam-ı Ahmed-Beyhaki, Tae, 4/18)
Yasin ilahı bir hazinedir. Cuma geceleri Yasın okuyanların mağfiret edileceği haber verilmiştir.
Değerli okuyucum! Yasin-i Şerifin faziletini saymakla bitiremeyiz. Kıymetini biliniz ve her gün en az bir defa okuyunuz ki, manevi muhafaza altında olunuz.
Devamını Oku »

26.05.2014

Yasin Suresi, Yasin Suresi Meali, Yasin Suresi Tefsiri ve Okunuşu, Yasin Suresi Oku(Yasin Dinle,Yasin Oku)...


Yasin Suresi, Yasin Suresi Meali;

yasin suresi meali


Yasin suresi, Mekke'de inmiş olup üç ana konuyu kapsamaktadır. Bunlar, Öldükten sonra dirilme ve haşre iman, belde halkının kıssası ve Âlemlerin Rabbi'nin birliğini gösteren kesin delillerdir ve 83 Ayet'tir, Kuran-ı Kerimin en büyük suresi olarak kabul edilir.

Yasin suresi, vahyin doğruluğu ve Hz. Muhammed (s. a. v. )'

in peygamberliğinin gerçek olduğuna dair Kur'an-ı Kerim üzerine yemin ile başlar. Sonra azgınlık ve sapıklıkta devam eden ve peygamberlerin efendisi Muhammed b. Abdullah'ı (s. a. v. ) yalanlayan, dolayısıyla üzerlerine Allah'ın azap ve intikamı hak olan Kureyş kâfirlerinden söz eder.

Sonra bu sure vahyi ve peygamberliği yalanlamanın sonucundan sakındırmak maksadıyle, peygamberleri yalanlamış olan Antakya beldesinin halkı ile ilgili kıssayı anlatır. Bunu, Kur'an'ın; ret ve öğüt alınması için kıssaları anlatma hususundaki üslubuyla ifade eder.

Yasin suresi, kavmine nasihat eden, sonunda kavmi tarafından öldürülen ve Yüce Allah tarafından cennete sokulan mü'min davetçi Habîbu'n-neccâr'ın durumunu anlatır. Onu öldürenleri, Yüce Allah mühlet vermeksizin öldürücü ve yok edici şiddetli bir sesle cezalandırmıştır.

Yasin suresibu harika kâinatta Allah'ın birliğini ve gücünü gösteren delillerden söz eder. Buna, içinde hayat bulunan kupkuru arz sahnesinden başlayarak sırasıyla, gündüzün kendisinden sıyrılmasıyla kapkaranlık bir hal alan gece sahnesinden, Allah'ın kudretiyle, sapmadan bir yörüngede dönen parlak güneş sahnesinden, yörüngelerinde derece derece şekil alan aydan ve ilk insanların nesillerini yüklenip taşıyan dolu gemiden bahseder ki bunların hepsi Allah'ın gücünü gösteren apaçık delillerdir. Yasin Suresi.

Yasin suresi, kıyamet ve onun korkunç hallerinden, üfürüldüğünde insanların kabirlerinden kalkacağı diriliş ve haşir üfürüğünden, cennet ve cehennem ehlinden, o korkunç günde mü'minlerle suçluların birbirlerinden ayırt edileceğinden, neticede bahtiyarların Naîm cennetlerinde, bedbahtların da cehennemin alt tabakalarında yer alacağından bahseder. Yasin suresi...




Yasin suresi, "öldükten sonra dirilme ve hesap" denilen ana konuyu ele alıp onun meydana geleceğine dair kesin delilleri anlatarak sona erer.
Bismillahirrahmanirrahim
1. Ayet : Yasin
Anlamı : Yasin
2. Ayet : Vel kur'anil hakiym
3. Ayet : İnneke le minel murseliyn
Anlamı : 2 ve 3. Ayet : Ayet : Ey Muhammed! Hikmetli Kur'ân'a andolsun ki, sen risâlet görevi
4. Ayet : Ala sıratım müstekıym
Anlamı : Dosdoğru bir yol üzerindesin. Ayet :
5. Ayet : Tenziylel aziyzir rahıym
6. Ayet : Li tünzira kavmem ma ünzira abaühüm fehüm ğafilun
Anlamı : 5 ve 6. Ayet - Babaları korkutulmamış ve kendileri de gafil olan bir kavmi, çok güçlü ve çok merhametli olan Allah'ın indirdiği (Kur'ân) ile korkutasın.
7. Ayet : Le kad hakkal kavlü ala ekserihim fehüm la yü'minun
Anlamı : Andolsun ki onların çoğunun üzerine azab sözü hak olmuştur. Onlar imana gelmezler.
8. Ayet : İnna cealna fı a'nakıhim ağlalen fe hiye ilel ezkani fehüm mukmehun
Anlamı : Çünkü biz onların boyunlarına kelepçeler geçirmişiz. O kelepçeler çenelerine dayanmıştır da burunları yukarı, gözleri aşağı somurtmaktadırlar.
9. Ayet : Ve cealna mim beyni eydihim seddev ve min halfihim sedden fe ağşeynahüm fehüm la yübsırun
Anlamı : Hem önlerinden bir sed, arkalarından bir sed çekmişiz, kendilerini sarmışızdır. Baksalar da görmezler.
10. Ayet : Ve sevaün aleyhim e enzertehüm em lem tünzirhüm la yü'minun
Anlamı : Onları korkutsan da korkutmasan da onlara göre birdir, inanmazlar.
11. Ayet : İnnema tünziru menittebeaz zikra ve haşiyer rahmane bil ğayb fe beşşirhü bi mağfirativ ve ecrin kerım
Anlamı : Sen ancak Kur'ân'a tabi olan ve görünmediği halde Rahman olan Allah'tan korkan kimseyi sakındırırsın. İşte onu bir bağışlanma ve çok şerefli bir mükafatla müjdele.
12. Ayet : İnna nahnü nuhyil mevta ve nektübü ma kaddemu ve asarahüm ve külle şey'in ahsaynahü fı imamim mübiyn
Anlamı : Gerçekten biz ölüleri diriltiriz, onların önceden yapıp gönderdiklerini ve bıraktıkları eserlerini yazarız. Zaten biz her şeyi açık bir kütükte, bir "imam-ı mübin"de (ana kitapta, yani Levh-i mahfuzda) sayıp tesbit etmişizdir.
13. Ayet : Vadrib lehüm meselen ashabel karyeh iz caehel murselun
Anlamı : Sen onlara, o şehir halkını örnek ver. Hani oraya peygamberler gelmişti.
14. Ayet : İz erselna ileyhimüsneyni fe kezzebuhüma fe azzezna bi salisin fe kalu inna ileyküm murselun
Anlamı : Hani biz onlara iki peygamber göndermiştik, fakat onlar ikisini de yalanlamışlardı. Biz de (onları) üçüncü bir peygamberle destekledik. Onlara: "Şüphesiz ki biz size gönderilmiş elçileriz." dediler.
15. Ayet : Kalu ma entüm illa beşerum mislüna ve ma enzeler rahmanü min şey'in in entüm illa tekzibun
Anlamı : Onlar da: "Siz bizim gibi insandan başka birşey değilsiniz, hem Rahman olan Allah, hiçbir şey indirmedi. Siz sadece yalan söylüyorsunuz." dediler.
16. Ayet : Kalu rabbüna ya'lemü inna ileyküm le murselun
Anlamı : Peygamberler dediler ki: "Rabbimiz biliyor ki biz gerçekten size gönderilmiş elçileriz."
17. Ayet : Ve ma aleyna illel belağul mübın
Anlamı : "Bize düşen de sadece apaçık tebliğdir."
18. Ayet : Kalu inna tetayyarna biküm leil lem tentehu le nercümenneküm ve le yemessenneküm minna azabün eliym
Anlamı : Onlar dediler ki: "Herhalde biz sizin yüzünüzden uğursuzluğa uğradık. Eğer bu işten vazgeçmezseniz, andolsun ki, sizi hiç tınmadan taşlarız ve mutlaka bizden size pek acıklı bir azab dokunur."
19. Ayet : Kalu tairuküm meaküm ein zükkirtüm bel entüm kavmüm müsrifun
Anlamı : Peygamberler de şöyle cevap verdiler: "Sizin uğursuzluğunuz beraberinizdedir. Size öğüt verildi diye mi (uğursuzluğa uğradınız)? Doğrusu siz israfı âdet etmiş bir kavimsiniz."
20. Ayet : Ve cae min aksal medıneti racülüy yes'a kale ya kavmittebiul murseliyn
Anlamı : O sırada şehrin ta ucundan bir adam koşarak geldi ve: "Ey kavmim! Uyun o elçilere!"
21. Ayet : İttebiu mel la yes'elüküm ecrav vehüm mühtedun
Anlamı : "Uyun sizden hiçbir ücret istemeyen o zatlara ki, onlar hidayete ermişlerdir."
22. Ayet : Ve ma liye la a'büdüllezı fetaranı ve ileyhi türceun
Anlamı : "Bana ne oluyor da kulluk etmeyecekmişim beni yaratana? Hep döndürülüp O'na götürüleceksiniz."
23. Ayet : E ettehızü min dunihı aliheten iy yüridnir rahmanü bi durril la tuğni annı şefaatühüm şey'ev ve la yünkızun
Anlamı : "Hiç ben O'ndan başka ilâhlar edinir miyim? Eğer O Rahman, bana bir zarar dileyecek olsa, onların şefaati benden yana hiçbir şeye yaramaz ve onlar beni kurtaramazlar."
24. Ayet : İnnı izel le fı dalalim mübın
Anlamı : "Şüphesiz ki ben, o zaman apaçık bir sapıklık içinde olurum."
25. Ayet : İnnı amentü bi rabbiküm fesmeun
Anlamı : "Şüphesiz ki ben, Rabbinize iman getirdim, gelin dinleyin beni."
26. Ayet : Kıyledhulil cenneh kale ya leyte kavmı ya'lemun
Anlamı : (Sonra ona) "haydi gir cennete!" denildi. O da dedi ki: "Ne olurdu kavmim bilseydi!"
27. Ayet : Bima ğafera lı rabbı ve cealenı minel mükramiyn
Anlamı : "Rabbimin beni bağışladığını ve beni kendilerine ikram edilen kullarından kıldığını."
28. Ayet : Ve ma enzelna ala kavmihı mim ba'dihı min cündim mines semai ve ma künna münziliyn
Anlamı : Biz arkasından kavminin üzerine bir ordu indirmedik, indirecek de değildik.
29. Ayet : İn kanet illa sayhatev vahıdeten fe iza hüm hamidun
Anlamı : Sadece bir gürültü oldu, onlar da hemen sönüverdiler.
30. Ayet : Ya hasraten alel ıbad ma yetiyhim mir rasulin illa kanu bihı yestehziun
Anlamı : Yazıklar olsun o kullara ki, kendilerine glen her bir peygamberle mutlaka alay ediyorlardı.
31. Ayet : Elem yerav kem ehlekna kablehüm minel kuruni ennehüm ileyhim la yarciun
Anlamı : Görmediler mi ki, kendilerinden önce nice kuşakları helak etmişiz. Onlar artık kendilerine dönüp gelmiyorlar.
32. Ayet : Ve in küllül lemma cemiy'ul ledeyna muhdarun
Anlamı : Onların hepsi toplanıp, sadece bizim huzurumuza getirilmişlerdir.
33. Ayet : Ve ayetül lehümül erdul meyteh ahyeynaha ve ahracna minha habben feminhü ye'külun
Anlamı : Hem bir delildir onlara ölü toprak. Biz ona hayat verdik ve ondan taneler çıkardık da ondan yiyip duruyorlar.
34. Ayet : Ve cealna fiyha cennatim min nahıyliv ve a'nabiv ve feccerna fiyha minel uyun
Anlamı : Biz orada hurmalıklardan, üzüm bağlarından bahçeler yaptık. İçlerinde pınarlardan sular fışkırttık.
35. Ayet : Li ye'külu min semerihı ve ma amilethü eydiyhim efela yeşkürun
Anlamı : (Bunu), Onun ürününden ve kendi elleriyle yaptıklarından yesinler diye (yaptık). Hâlâ şükretmeyecekler mi?
36. Ayet : Sübhanellezı halekal ezvace külleha mimma tümbitül erdu ve min enfüsihim ve mimma la ya'lemun
Anlamı : Yerin bitkilerinden, kendi nefislerinden ve daha bilemeyecekleri şeylerden bütün çiftleri yaratan Allah'ın şanı ne yücedir.
37. Ayet : Ve ayetül lehümül leyl neslehu minhün nehara fe iza hüm muslimun
Anlamı : Gece de onlara bir delildir. Biz ondan gündüzü soyar çıkarırız, bir de bakarlar ki karanlığa dalmışlar.
38. Ayet : Veş şemsü tecrı li müstekarril leha zalike takdiyrul aziyzil aliym
Anlamı : Güneş de bir delildir ki kendi yolunda akıp gidiyor. İşte bu çok güçlü ve her şeyi bilen Allah'ın takdiridir.
39. Ayet : Vel kamera kaddernahü menazile hatta ade kel urcunil kadiym
Anlamı : Ay'a gelince, ona menziller tayin ettik. Nihayet o eski hurma salkımının çöpü gibi (yay haline) dönmüştür.
40. Ayet : Leşşemsü yembeğıy leha en tüdrikel kamera velel leylü sabikun nehar ve küllün fı felekiy yesbehun
Anlamı : Ne güneşin aya çatması yaraşır, ne de gece gündüzü geçebilir; onların her biri kendi yörüngesinde yüzerler.
41. Ayet : Ve ayetül lehüm enna hamelna zürriyyetehüm fil fülkil meşhun
Anlamı : Onlar için bir delil de bizim, onların neslini dolu bir gemide taşımamızdır.
42. Ayet : Ve halakna lehüm mim mislihı ma yarkebun
Anlamı : Yine kendileri için onun gibi binecek şeyler yaratmamızdır.
43. Ayet : Ve in neşe' nuğrıkküm fela sariyha lehüm velahüm yünkazun
Anlamı : Eğer dilesek onları boğarız da o zaman ne onların feryadına yetişen bulunur, ne de onlar kurtarılır.
44. Ayet : İlla rahmetem minna ve metaan ila hıyn
Anlamı : Ancak tarafımızdan bir rahmet ve bir zamana kadar yaşatmak başka.
45. Ayet : Ve iza kıyle lehümütteku ma beyne eydıküm ve ma halfeküm lealleküm türhamun
Anlamı : Durum böyle iken onlara: "Önünüzdekinden ve arkanızdakinden korkun ki size rahmet edilsin" denildiği zaman,
46. Ayet : Ve ma te'tiyhim min ayetim min ayati rabbihim illa kanu anha mu'ridıyn
Anlamı : Ve kendilerine Rablerinin âyetlerinden herhangi bir âyet geldiği zaman mutlaka ondan yüz çevirirler.
47. Ayet : Ve iza kıyle lehüm enfiku mimma razekakümüllahü kalelleziyne keferu lilleziyne amenu e nut'ımü mel lev yeşaüllahü at'amehu in entüm illa fı dalalim mübın
Anlamı : Onlara: "Allah'ın size rızık olarak verdiği şeylerden hayra harcayın" dendiği zaman, o kâfirler, müminler için: "Allah'ın dileyince doyurabileceği kimseyi biz mi doyuracağız? Siz apaçık bir sapıklık içinde değil de nesiniz?" dediler.
48. Ayet : Ve yekulune meta hazel va'dü in küntüm sadikıyn
Anlamı : Yine onlar: "Eğer doğru söylüyorsanız bu (kıyamet) vaadi ne zaman?" diyorlar.
49. Ayet : Ma yenzurune illa sayhatev vahıdeten te'huzühüm vehüm yehıssımun
Anlamı : Onlar sadece bir tek çığlığa bakıyorlar, bir çığlık ki, onlar çekişip dururken kendilerini yakalayıverir.
50. Ayet : Fela yestetıy'une tevsıyetev ve la ila ehlihim yarciun
Anlamı : O zaman bir vasiyette bile bulunamazlar. Ailelerine de dönemezler.
51. Ayet : Ve nüfiha fis suri fe iza hüm minel ecdasi ila rabbihim yensilun
Anlamı : Sûr'a üfürülmüştür, bir de ne baksınlar kabirlerinden Rablerine doğru akın ediyorlar.
52. Ayet : Kalu ya veylena mem beasena mim merkadina haza ma veader rahmanü ve sadekal murselun
Anlamı : Onlar: "Eyvah başımıza gelenlere! Mezarımızdan bizi kim kaldırdı? O Rahmân'ın vaad buyurduğu işte bu imiş. Gönderilen peygamberler de doğru söylemişler" derler.
53. Ayet : İn kanet illa sayhatev vahıdeten feiza hüm cemiy'ul ledeyna muhdarun
Anlamı : Başka değil, sadece bir tek çığlık olmuş, derhal hepsi toplanmış huzurumuza getirilmişlerdir.
54. Ayet : Fel yevme la tuzlemü nefsün şey'ev vela tüczevne illa ma küntüm ta'melun
Anlamı : Artık bugün hiç kimseye zerre kadar zulmedilmez. Ancak yaptıklarınızın cezasını çekeceksiniz.
55. Ayet : İnne ashabel cennetil yevme fı şüğulin fakihun
Anlamı : Gerçekten cennetlik olanlar bugün bir meşguliyet içinde zevk etmektedirler.
56. Ayet : Hüm ve ezvacühüm fı zılalın alel eraiki müttekiun
Anlamı : Kendileri ve eşleri gölgelerde koltuklar üzerine kurulmuşlardır.
57. Ayet : Lehüm fiyha fakihetüv ve lehüm ma yeddeun
Anlamı : Onlara orada bir meyve vardır. İsteyecekleri her şey onlarındır.
58. Ayet : Selamün kavlem mir rabbir rahıym
Anlamı : (Onlara) Rahîm olan Rab'den "selâm" sözü vardır.
59. Ayet : Vemtazül yevme eyyühel mücrimun
Anlamı : Ey günahkârlar! Bugün siz bir tarafa ayrılın.
60. Ayet : Elem a'hed ileyküm ya benı ademe el la ta'büdüş şeytan innehu leküm adüvvüm mübiyn
61. Ayet : Ve enı'büduni haza sıratum müstekıym
Anlamı : 60 ve 61. Ayet - "Ey Âdemoğulları! Şeytana tapmayın, o size apaçık bir düşmandır ve bana kulluk edin, doğru yol budur, diye size and vermedim mi?" (buyurulacak)
62. Ayet : Ve lekad edalle minküm cibillen kesiyra efelem tekunu ta'kılun
Anlamı : Böyle iken o sizden birçok nesilleri yoldan çıkardı. Ya o zaman düşünmüyor muydunuz?
63. Ayet : Hazihı cehennemülletı küntüm tuadun
Anlamı : İşte bu size vaad edilen cehennemdir.
64. Ayet : Islevhel yevme bima küntüm tekfürun
Anlamı : Bugün yaslanın ona bakalım inkâr ettiğiniz için.
65. Ayet : El yevme nahtimü ala efvahihim ve tükellimüna eydıhim ve teşhedü ercülühüm bima kanu yeksibun
Anlamı : Bugün biz onların ağızlarını mühürleriz de neler kazandıklarını bize elleri söyler, ayakları da şahitlik eder.
66. Ayet : Velev neşaü letamesna ala a'yünihim festebekus sırata fe enna yübsırun
Anlamı : Hem dileseydik gözlerini üzerinden silme kör ediverirdik de yola dökülürlerdi. Fakat nereden görecekler?
67. Ayet : Velev neşaü le mesahnahüm ala mekanetihim femestetau mudiyyev ve la yarciun
Anlamı : Yine dileseydik oldukları yerde kılıklarını değiştirirdik de ne ileri gidebilirlerdi, ne de geri dönebilirlerdi.
68. Ayet : Ve men nüammirhü nünekkishü fil halk efela ya'kılun
Anlamı : Bununla beraber kimin ömrünü uzatıyorsak, yaratılışta onu (güç ve kuvvetini alarak) tersine çeviriyoruz. Hâlâ akıllanmayacaklar mı?
69. Ayet : Ve ma alemnahüş şı'ra ve ma yembeğıy leh in hüve illa zikruv ve kur'anüm mübiyn
Anlamı : Biz ona şiir öğretmedik. Bu ona yaraşmaz da... O sadece bir öğüt ve apaçık bir Kur'ân'dır.
70. Ayet : Li yünzira men kane hayyave ve yehıkkal kavlü alel kafirın
Anlamı : (Bu), diri olanları uyarmak ve kâfirlere de azab sözünün hak olması içindir.
71. Ayet : E ve lem yerav enna halakna lehüm mimma amilet eydına en'amen fehüm leha malikun
Anlamı : Şunu da görmediler mi: Biz onlar için kudretimizin meydana getirdiklerinden birtakım hayvanlar yaratmışız da onlara sahip bulunuyorlar.
72. Ayet : Ve zellelnaha lehüm fe minha rakubühüm ve minha ye'külun
Anlamı : Onları, kendilerinin hizmetine vermişiz de, hem onlardan binekleri var, hem de onlardan yiyorlar.
73. Ayet : Ve lehüm fiyha menafiu ve meşarib efela yeşkürun
Anlamı : Onlarda daha birçok menfaatleri ve türlü içecekleri de var. Hâlâ şükretmeyecekler mi?
74. Ayet : Vettehazu min dunillahi alihetel leallehüm yünsarun
Anlamı : Onlar, Allah'tan başka birtakım ilâhlar edindiler. Güya yardım olunacaklar.
75. Ayet : La yestetıy'une nasrahüm vehüm lehüm cündüm muhdarun
Anlamı : Onların, onlara yardıma güçleri yetmez. Kendileri ise onlar için bazı askerlerdir.
76. Ayet : Fela yahzünke kavlühüm inna na'lemü ma yüsirrune ve ma yu'linun
Anlamı : O halde onların sözleri seni üzmesin. Biz onların içlerini de biliriz, dışlarını da.
77. Ayet : Evelem yeral insanü enna halaknahü min nutfetin fe iza hüve hasıymün mübın
Anlamı : İnsan, kendisini bir damla sudan yarattığımızı görmedi mi de, şimdi apaçık bir hasım kesildi?
78. Ayet : Ve darabe lena meselev ve nesiye halkah kale mey yuhyil ızame ve hiye ramım
Anlamı : Yaratılışını unutarak bize bir de mesel fırlattı: "Kim diriltecekmiş o çürümüş kemikleri?" dedi.
79. Ayet : Kul yuhyıhellezı enşeeha evvele merrah ve hüve bi külli halkın alım
Anlamı : De ki: "Onları ilk defa yaratan diriltecek ve o her yaratmayı bilir."
80. Ayet : Ellezı ceale leküm mineş şeceril ahdari naran fe iza entüm minhü tukıdun
Anlamı : Size o yeşil ağaçtan bir ateş yapan O'dur. Şimdi siz ondan tutuşturmaktasınız.
81. Ayet : Eveleysellezı halekas semavati vel erda bi kadirin ala ey yahlüka mislehüm bela ve hüvel hallakul alım
Anlamı : Gökleri ve yeri yaratan, onlar gibisini yaratmaya kâdir değil midir? Elbette kâdirdir. Çünkü o her şeyi yaratandır, her şeyi bilendir.
82. Ayet : İnnema emruhu iza erade şey'en ey yekule lehu kün fe yekun
Anlamı : O'nun emri, bir şeyi dileyince ona sadece "Ol!" demektir. O da hemen oluverir.
83. Ayet : Fe sübhanellezı bi yedihı melekutü külli şey'iv ve ileyhi türceun
Anlamı : O halde her şeyin mülkü ve tasarrufu (hükümranlığı) elinde bulunan Allah'ın şanı ne yücedir. Siz de yalnız O'na döndürüleceksiniz.

Devamını Oku »

Fatiha Suresi (Fatiha Suresi Meali,Fatiha Duası)

Fatiha Suresi, Müddesir suresinden sonra Mekke'de inmiştir. 7 ayetten oluşmaktadır. Tam olarak inen ilk suredir. Resmi sıralamada birinci, nüzul sırası itibarıyla beşinci sûredir. Kur'an'ın ilk sûresi olduğu için açış yapan, açan manasına "Fâtiha" denilmiştir. Halk arasında yaygın olarak "El-Hamdülillah" suresi olarak da bilinir. Bu sureye "ana kitap" manasında "Ümmü'l-Kitâp", "dinin esaslarını ihtiva eden" manasında "el-Esâs" isimleri verildiği gibi, ana hatlarıyla İslâm'ı anlattığı için "el-Vâfiye" ve "el-Seb'u'l-Mesânî", birçok sırrı taşıdığı için "el-Kenz" gibi isimler de verilmiştir. Peygamberimiz "Fâtiha'yı okumayanın namazı olmaz" buyurmuştur. Bundan dolayı beş vakit namazın her rek'atında bu sûreyi okumak vâciptir. Namaz kılan her Müslüman, bu sureyi günde kırk kere okumaktadır.
Bismillahirrahmanirrahim.
"Elhamdü lillâhi rabbil’alemin. Errahmânir’rahim. Mâliki yevmiddin. İyyâke na’budü ve iyyâke neste’în, İhdinessırâtel müstâkim. Sırâtellezîne en’amte aleyhim ğayrilmağdûbi aleyhim ve leddâllîn."
Anlamı : "Hamd, âlemlerin Rabbi, merhametli olan, merhamet eden ve Din Günü’nün sahibi olan Allah’a mahsustur. (Allahım!) Ancak sana kulluk eder ve yalnız senden yardım dileriz. Bizi doğru yola, nimete erdirdiğin kimselerin, gazaba uğramayanların, sapmayanların yoluna eriştir. "
Manası itibariyle Fâtiha, en büyük dua ve münâcâttır. Kur'an'ın ihtiva ettiği esaslar ana hatlarıyla Fâtiha'da vardır. Fâtiha'da, övgüye ve ibadete lâyık tek Allah'ın varlığı, O'nun hakimiyeti, kulluğun yalnız Allah'a yapılacağı, yardımın yalnızca Allah'tan geldiği, doğru yola varmanın da doğru yoldan sapmanın da Allah'ın iradesine dayandığı, hayrı ve şerri yaratanın Allah olduğu hususları ifade edilmiştir. Ayrıca bu surede Allah'ın "rabb", "rahman" ve "rahim" gibi yüce sıfatlarından da bahsedilmektedir. Rab; terbiye eden, besleyip büyüten, istediği şekle sokan, kullarına "yap, yapma!" diye tekliflerde bulunan, bazen sevindiren, bazen korkutan ve yavaş yavaş yetiştirip kemâle erdiren demektir.
fatiha suresi oku
Rahmân, bu surede Allâh'ın ikinci sıfatı olup pek merhametli, sonsuz ve umûmî rahmet sahibi demektir. Başka bir deyişle Rahmân; her varlığa yaradılışının gerektirdiği gayeye göre bir takım kabiliyetler veren, şahsının ve türünün yaşaması için gereken her şeyi hepsine birden, bunların isteyip istemediğine, çalışıp çalışmadığına, îmanlı veya îmansız olduğuna bakmayarak vermiş olan ezelî, geniş, sonsuz rahmet sahibi demektir. Rahîm; çok merhamet edici demektir. Bu da, Allah'ın üçüncü sıfatıdır. Allah'ın Rahîm sıfatını taşımasının anlamı şudur: Akıl ve iradeye, iyiyi kötüden seçme kudretine sahip olarak yaratmış olduğu insanlara Allah, rahman sıfatının gerektirdiğinden fazla olarak, çalışmalarının karşılığı artı nimetler verir. Allah'ın bu nimetlerine kavuşmak için her şeyden evvel, insanın iradesini kullanarak çalışması, Allah'ın gösterdiği yoldan yürümesi gerekir. Allah isterse onun bir amelini bin bir mükâfat ile de karşılar. Bu rahîm sıfatının gereğidir.
"Mâliki yevmi'd-dîn" (Din Günü'nün Sahibi), Yüce Allah'ın surede geçen diğer sıfatıdır. Bu sıfatı gereğince Allah, insanın yaptığı her iyi ve kötü işin karşılığını mutlaka ahirette verir.
Fâtiha'da Allâh'ın yüce sıfatları böylece belirtildikten sonra, bu sıfatlara sahip Allah'a karşı kulun tutum ve davranışlarının nasıl olması gerektiği ifade edilir. Kul, yalnızca bu yüce sıfatlara sahip Allah'a ibadet etmeli ve ona sığınmalı, ondan kendisini hidayete erdirmesini dilemelidir. 
Devamını Oku »

11.05.2014

Anneye Okunacak Dua

Anneler Gününde Dua,Anneye Okunacak Dua,Evlatların Anneler İçin Okuması Gereken Dualar,Anneye Dua,Anneler İçin Dua,Anneler için Okunacak Dualar;
Anneler baş tacımızdır,bizleri karnında taşıyan,besleyen büyüten,yemeyen yedirten,giymeyen giydirten,elimize çöp batsa onların canı yanan,Annelerimizin hakkı ödenmez,Annelerin ayaklarının altı öpülür,Cennet Annelerin ayakları altındadır!Anneler gününde Annemize verilecek en güzel hediye ona edilecek olan hayır duadır.Bu Anneler gününde Annelerimize dua etmeyi unutmayalım!
Peygamber Efendimiz (S.A.V.) in Annelerimiz için söylediklerine bir bakınız,bir bakınız ki onların ne kadar değerli olduğunu,Allah katında ne kadar kutsal varlıklar olduğunu anlayınız;
Allah Resûlü, sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:
Ana babasına iyilik yapana ne mutlu! Allah onun ömrünü artırsın!”  [ İbn Enes radıyallahu anh. Taberânî. ]
Yanıma bir kadın geldi. Beraberinde iki kızı vardı. Yanımda bir hurmadan başka yiyecek de yoktu. Hurmayı ona verdim. Onu iki kızına paylaştırdı. Kendisi bir şey yemedi. Sonra çıkıp gitti.Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem gelince, bu olayı ona anlattım. Şöyle dedi:
Kimin bu şekilde kızları olup da, onlara iyilik ederse, onun bu iyiliği, ateşe karşı bir perde olur.” [ Aişe radıyallahu anha. Buhârî.]
Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu: “Kim üç kıza, ya da kız kardeşe, yahut iki kız kardeşe, veya iki kıza bakıp, onları güzelce terbiye edip yetiştirir, sonra da evlendirirse, cenneti hak eder.” [ Ebû Saîd radıyallahu anh. Tirmizî. ]
Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu: “Kim, erginlik çağına erişinceye kadar iki kızı yetiştirirse, kıyamet gününde, o ve ben yanyana iki parmak gibi oluruz.” [Enes radıyallahu anh. Müslim.]

Anneye Okunacak Dua: “Rabbirham hüma kema rabbeyani sağira.”
Meali(Anlamı): ” Ey Rabbim! Anne ve babama merhamet ederek esirge.Çünkü onlar beni küçükken nasıl merhamet ederek yetiştirip büyüttüler ise Sen de öyle acı ve merhamet eyle.” demektir.(Sure-i İsra)
İzah ve açıklama:
Bu ayet-i kerimede Cenab-ı  Hakk,bir evladın ihtiyarlamış olan anne ve babasına ne yolda,ne şekilde duacı olmasını göstermektedir.
Bir anne -babanın evladı üzerindeki emeği ve hakkı hatırlatılmaktadır.Bir evlat anne rahminde var olmaya başlamasıyla,o muhterem,çilekeş annenin çilesi başlamıştır.Bu çile 9 ay sürer.Ölümle pençe pençeye gelen anne evladını dünya yüzüne getirip minik evlada şefkat dolu kucağına alır.Yemez yedirir,giyme giydirir.Uyumaz ninni söyler.Bu 10-15 yada 20 yıl sürer.İşte ayette bu incelikler hatırlatılarak evladın anne ve babaya  bu incelik,bu kadir cinaslık duygularıyla Cenab-ı Hakk’a açılan niyaz ve dua elleri boş çevrilmeyeceğini hatırlatmaktadır.
Ayette “Onlar,anne ve babana merhamet ederek,acıyarak saygı dolu,güven dolu tevazu kanatlarını indir.Onlar için şöyle dua et:
“Ey Rabbimiz!Onlar beni küçükken terbiye edip yetiştirdikleri,büyüttükleri gibi,Sen de kendilerine merhamet et.Rabınız,içinizdekini çok daha iyi bilir.”
Allah,kullarının içindeki samimi duygu ve düşünceleri çok iyi bilir.Onun için Allah rızası için anne-babaya bakılmalı,dua edilmeli,affı dilenmeli.
Devamını Oku »

9.05.2014

Herkes Tarafından Sevilmek için Dua

Sevilme Duası,Sevgi Duası,Herkes Tarafından Sevilmek için Dua,Herkes Tarafından Sevilmek için Okunacak Dualar:

Cümle alemin gözünde şirin olmak kendini sevdirmek saygın olmak sözünü dinletmek isteyen bir kimse yazacağımız şu duayı niyet ederek okumalıdır.

Bismillâhirrahmânirrahîm.
Hamdii senâî vel kibriyâî zâtı vel hulku küllühüm, abdı ve imâî vel enbiyâü ver rusülü evliyâi ve asfiyâi ve muhammediin rasûlüllahi sallâllahü aleyhi ve sellem. Nebiyyî ve rusülî innî kad zevvectül eşyâe liyedüllû ala vahdâniyyetî eşhedü ve melâiketî sevâtî ve hameletü arşı innî kad zevvectü emetî hakkal bediyh fıtratı ve menbeu kudreti âdemü aleyhisselâm, aleyhi salâtî ve tesbîhî ve tenzîhihî ve tehlîlî ve hüve âyetel kürsî bişehâdeti en la ilahe illâllahü yâ âdemii yâ havvâii üdhulâ cenneti ve kula semeratî velâ takrabâ şeceratî, esselâmü aleykümâ ve rahmeti ve bereketi.

Allahümme ahrık ve heyyic ve eclib ve eczib kalbi ve akli ve ruhi ve cem’ı a’zâi ve cem’ı cevârihı “sevdiğiniz kişinin ismi” alâ hubbi ve aşkı ve mehabbeti ve meveddeti “sizin isminiz” bil mehabbetil kaviyyeti veş şediydeti min gayri mühletin bilâ ihtiyarin bil aceli ves sür’ati.
Allahümme ellif beynehümâ kemâ ellefte beyne âdeme ve havvâe ve kemâ ellefte beyne mûsâ ve safûrâ ve kemâ ellefte beyne ibrâhîme ve sârâ ve hâcer, ve kemâ ellefte beyne, yûsuf ve züleyhâ ve kemâ ellefte beyne muhammed ve âişe radıyallahü anhüm ve radû anh. Ve bihakkı cebrâîle ve mikâîle ve isrâfîle ve azrâîle salâvâtullahi aleyhim ecmaîn. Ve bihakkıl enbiyâi vel mürselîn. Ve sallâllahü alâ hayri halkıhî muhammedin ve âlihî ve sahbihî ecmaînet tayyibînet tâhirîn. Ve selâmün alel mürselîn vel hamdü lillâhi rabbil âlemin

Allah yar ve yardımcınız olsun...Rabbim ettiğimiz duaları kabul etsin inşallah...
Devamını Oku »