Sayfalar

Ne Aramıştınız?

fidye ne zaman verilir etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
fidye ne zaman verilir etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

28.06.2014

Fidye Ne Demektir?,Fidye Miktarı Ne Kadardır?

Fidye Ne Demektir?

Oruçla ilgili olan fidye, dinî bir terim olarak, bazı ibadetlerin eda edilmemesi ya da edası sırasında birtakım kusurların işlenmesi halinde ödenen dînî-malî yükümlülüktür. İbadetlerle ilgili fidye, oruç ve hacda söz konusudur. İhtiyarlık ve şifa ümidi olmayan bir hastalık sebebiyle oruç tutamayan kimse, daha sonra kaza etmesi mümkün olmadığından oruç tutamadığı her güne karşılık bir fidye öder. Bu durumdaki bir kimsenin fidye ödemesi vaciptir. Kur’an-ı Kerim’de, “Oruç tutmaya güç yetiremeyenler, bir fakir doyumu kadar fidye öder.” (Bakara 2/184) buyurulmaktadır. Bu ayetten hareketle fidye miktarının, bir kişiyi bir gün için doyuracak yiyecek olarak anlaşılmıştır.

Yaşlılıktan ötürü oruç tutmaya gücü yetmeyen kişi, her gün için bir sadaka-i fıtır miktarı fidye verir. Buna da imkânı yoksa Allah’tan af diler. Fakat böyle bir kişi, kısa günlerde rahatlıkla oruç tutabilme imkânına ulaşırsa tutamadığı oruçları, o günlerde kaza etmesi gerekir. Zira ramazan ayında oruç tutmaya gücü yetmeyen kimseler ile iyileşme ümidi bulunmayan hastalar ileride oruç tutabilecek duruma gelirlerse tutamadıkları oruçları kaza etmeleri gerekir. Önceden verdikleri fidyelerin hükmü kalmaz, bunlar sadaka sayılır.

Fidye Miktarı Ne Kadardır?
2014 yılında Fidye Miktarı 10tl'dir.
Fidye miktarı bir sadaka-ı fıtır miktarıdır.

Diyanet İşleri Başkanlığı'nın belirlemiş olduğu 2010 yılı fidye miktarı 7 liradır.
2013yılında 9,5 liraydı,2014 yılında Fidye Miktarı 10tl'dir.
Devamını Oku »

17.02.2014

Fidye ne demektir?

Fidye, bir kimseyi bulunduğu sıkıntılı durumdan kurtarmak için ödenen bedel demektir. Dini bir terim olarak ise, oruç ibadetinin eda edilememesi, hac ibadetinin edası sırasında işlenen birtakım kusurların giderilmesi için ödenen maddi bedeli ifade eder.   Kur’an-ı Kerim’de, “Oruç tutmaya güç yetiremeyenler, bir yoksul doyumu fidye öder.” (Bakara 2/184) buyrulmaktadır. Buna göre ihtiyarlık ve şifa ümidi olmayan bir hastalık sebebiyle oruç tutamayan kimse, daha sonra bu oruçları kaza etme imkanı bulamazsa her gününe karşılık bir fidye öder (Serahsi, el-Mebsut, III, 100; İbn Kudame, Muğni, III, 82).   Şafii mezhebine göre ise, emzirme ve hamilelik sebebiyle çocuğunun sağlığı hakkında endişe edenler için oruç tutamadıklarında hem kaza hem de fidye gerekir. Fakat çocuk hakkında değil de kendileri hakkında endişe ederlerse o zaman sadece kaza gerekir (Kasani, Bedaiu’s-sanai, II, 97; Nevevi, el-Mecmu, VI, 267).   Hac ve umre ile ilgili görevler yerine getirilirken meydana gelen bazı eksiklikler için uygulanması gereken maddi yaptırım da fidye kapsamına girer (Bakara, 2/196).   Bir fidye, bir kişiyi bir gün doyuracak yiyecek miktarı veya bunun ücretidir. Bu da “sadaka-i fıtır” la aynı miktarı ifade eder. Bu, fidyenin asgari ölçüsüdür. İmkanı olanların daha fazla vermesi daha iyidir (Bakara 2/184; Merğinani, el-Hidaye, I, 127).
Devamını Oku »