Sayfalar

Ne Aramıştınız?

ÜÇ AYLAR etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ÜÇ AYLAR etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

28.04.2015

Üç Aylarda Yapılması Gerekenler!..

Üç Aylarda Yapılması Gerekenler:

Üç Aylarda Yapılması Gerekenler

Yüce Allah’ın insanlara rahmetini ve nimetlerini çokça ihsan ettiği belli vakitler, belli mevsimler vardır.
Haftanın günleri arasında Cuma; kameri aylardan olan Recep, Şaban ve Ramazan bu türden feyiz ve bereketi bol zaman dilimlerindendir.

Allah’a şükürler olsun ki, İslam dinine gönülden bağlı Yüce milletimizin “üç aylar” diyerek özel bir önem verdiği Recep, Şaban ve Ramazan aylarının başlangıcına ulaşmış bulunuyoruz. Sevgili Peygamberimiz, bu aylarda her zamankinden daha çok ibadet eder ve "Allah’ım! Recep ve Şaban ayını hakkımızda hayırlı kıl, bizi Ramazan ayına kavuştur." diye dua ederdi.

Kuşkusuz üç aylar, dünyanın ağır meşgaleleriyle bunalan ruhlarımızı dinlendirmek ve kulluk şuuru içinde Yüce Allah’ın rahmet ve merhametine sığınmak için çok kıymetli fırsatlardır. Yüce Allah’a üç aylarda yapılacak yakarışlar, tövbe istiğfarlar, kalıcı iyilik ve hayırlar, gönülden paylaşılan sevinç ve kederlerin mükafatı insanlara kat kat verilecektir. 

Yüce Allah’ın ilahi ihsan ve manevi hediyelerinin diğer zamanlardan daha çok tecelli etmesi, samimi kalple Allah’a yönelenlerin affedilmelerinin ümit edilmesi ve müminlerce gönülden arzulanması sebebiyle bu geceye “Regâib” denilmiştir.
Bu gecede öncelikle yapılması gereken, nefis muhasebesidir. Yani iç gözlemdir. Madde ve selim yerine silahların konuştuğu bir zamanda insanın ruhunu derin kırılmalardan ve acılardan koruyabilmek için, nefis muhasebesine her zamankinden daha çok ihtiyacı vardır. Nefis muhasebesi, varlığımızın özünde var olan ve kimliğimizin temelini teşkil eden ahlaki değerlerimizi kaybetme tehlikesinden bizi uzak tutacak, en emin yoldur. 

Dinimizin bize ısrarla tavsiye ve telkin ettiği bu yol, ihmal veya terk edilirse, insanın varlığı değersizleşir. Bunun toplumsal tezahürü de, arsızlık, ahlaksızlık, haksızlık, hırsızlık, yolsuzluk, kin ve intikam duygularının yaygınlaşması; merhametsizlik ve sevgisizlik biçiminde ortaya çıkar. 
Nefsiyle muhasebesini hakkıyla yapanlar ve iç dünyasına yönelenlerde görülen ilk değişim, bütün kötülükleri reddedip, Allah’ın yeryüzündeki halifesi olan insanın ıstıraplarını yüreklerinde hissetmeleridir.
İşte Regaib Kandili, sözünü ettiğimiz nefis muhasebesinin yapılması bakımından bizim için bulunmaz bir fırsattır. Şu halde bu gece hatalarımız varsa onları terk edelim, kötü duygu ve düşüncelerimizi kalplerimizden atalım. 
Üç aylarda,Allah ve Resülünü bize unutturan şeyleri bir tarafa bırakalım. Gönül sarayımızı bulandıran haset, kin, düşmanlık, haksızlık ve zulüm çamuruna bulaşmaktan sakınalım. Birbirimize, Anne ve Babamıza, yakınlarımıza sevgiyle ve iyilikle yaklaşalım.Üç aylarda Dünyamızı saran düşmanlıklara karşı birlik ve beraberlik içinde olalım. Gönüllerimizde iyilik, fazilet ve bilgi ışığını yakalım. Kalplerimiz bu güzel duygularla dolsun. Allah’ın rahmet ve bereketi üzerinize olsun.

Kelime olarak regâib, “çokça rağbet edilen, nefis, kıymetli, değerli, ihsan” mânâlarına gelen Ragibe kelimesinin çoğuludur.
 Buna göre Regaip Gecesi denilince: “Çok lütuf ve ihsanla dolu, kıymeti ve değeri büyük, çok iyi değerlendirilmesi gereken gece” mânâsı anlaşılır. Bu gece Allah lütuflarını sağanak sağanak yağdırır.
Bu geceyi ibadetle ihya etmenin sevabı pek çoktur. Diğer zamanlarda okunan her Kur'ân harfi için on sevap verilirse, Recep ayında yüzleri geçmekte, Regâib kandilinde ise daha da artmaktadır. Kaza ve nafile namazların sevabı ise diğer gecelere oranla kat kat fazladır. Regâib kandilinde yapılacak ibadetlerden birisi de duadır. Peygamberimiz (sas), bir hadislerinde bu gecede yapılacak duaların Allah katından geri çevrilmeyeceğini bildirmişlerdir.

Bütün kandil gecelerinde yapılabilecek ve yapılması gereken önemli bir takım afv ü mağfirete nail olma, ecr ü sevap kazanma, manevî terakki kaydetme, bela ve musibetlerden kurtulma ve rıza–i İlâhiye ulaşma vesileleri vardır ki, bunlardan bazılarını maddeler hâlinde kısaca ve toplu olarak yeniden hatırlamakta yarar var:

1. Kur'ân–ı Kerim okunmalı; okuyanlar dinlenmeli; uygun mekânlarda Kur'ân ziyafetleri verilmeli; Kelamullah'a olan sevgi, saygı ve bağlılık duyguları yenilenmeli, kuvvetlendirilmeli.

2. Peygamber Efendimiz (sas)'e salât ü selâmlar getirilmeli; O'nun şefaatini ümit edip, ümmetinden olma şuuru tazelenmeli.

3. Kaza, nafile namazlar kılınmalı; varsa o geceye ait nakledilen namazlar, onlar da ayrıca kılınabilir; kandil gecesi, özü itibariyle ibadet ve ibadette ihsan şuuruyla ihya edilmeli.

4. Tefekkürde bulunulmalı; “Ben kimim, nereden geldim, nereye gidiyorum, Allah'ın benden istekleri nelerdir” gibi konular başta olmak üzere hayatî meselelerde derin düşüncelere girmeli.

5. Geçmişin muhasebe ve murakabesi yapılmalı; ve şu anın ve geleceğin plân ve programı çizilmeli.

6. Günahlara samimi olarak tevbe ve istiğfar edilmeli; idrak edilen geceyi son fırsat bilerek nedamet ve inabede bulunulmalı.

7. Bol bol zikir, evrad ü ezkarda bulunulmalı.

8. Mü'minlerle helalleşilmeli; onlarla irtibatımız cihetinden rızaları alınmalı.

9. Küs ve dargın olanlar barıştırılmalı; gönüller alınmalı; kederli yüzler güldürülmeli.

10. Kişi kendine ve diğer Mü'min kardeşlerine hattâ isim zikrederek dualar etmeli.

11. Üzerimizde hakları olanlar aranıp sorulmalı; vefa ve kadirşinaslık ahlâkı yerine getirilmeli.

12. Yoksul, kimsesiz, öksüz, yetim, hasta, sakat, yaşlı olanlar ziyaret edilip, sevgi, şefkat, hürmet, hediye ve sadakalarla mutlu edilmeli.

13. O gece ile ilgili âyetler, hadîsler ve bunların yorumları ilgili kitaplardan ferden veya cemaatle birlikte okunmalı.

14. Dini toplantılar, paneller ve sohbetler düzenlenmeli; va'z ü nasihat dinlenmeli;

15. Kandil gecesinin akşam, yatsı ve sabah namazları cemaatle ve camilerde kılınmalı.

16. Sahabe, ulema ve evliya türbeleri ziyaret edilmeli; hoşnutlukları alınmalı; ve manevî iklimlerinde vesilelikleriyle Hakk'a niyazda bulunulmalı.

17. Vefat etmiş yakınlarımızın, dostlarımızın ve büyüklerimizin kabirleri ziyaret edilmeli; iman kardeşliğine ait sadakati yerine getirilmeli.

18. Hayattaki manevî büyüklerimizin, anne ve babamızın, dostlarımızın ve diğer yakınlarımızın kandilleri bizzat giderek veya telefon, faks yahut e–mail çekerek tebrik edilmeli; duaları istenmeli.

19. Bu kandil gecelerinin gündüzlerinde mümkün olduğunca oruç tutulmalı.

20. Komşun açken sen tok yatmayacaksın!

Üç Aylarda Yapılması Gereken 32 Şey:

1. Cumaya gitmeyenler cumaya gitmeye başlamalı.

2. Sadece Cuma kılanlar beş vakit namaza başlamalı.

3. Camiye cemaate gitmeyenler cemaate katılmalı.

4. Sünnî Müslümanlar, güvenilir bir akaid kitabı alarak itikadını tashih etmeli.

5. Herkes kendine yetecek kadar (doğru kitaplardan) ilmihalini öğrenmeli.

6. Gıybet nedir öğrenmeli ve dilini gıybetten korumalı, ölü kardeşinin etini yememeli. 

İnsanların gizli özel hayatını, saklı günahlarını araştırmamalı, tecessüs etmememli.

7. İsraf edenler israftan vazgeçmeli kanaatli, mütevâzı, iktisatlı bir hayat sürmeli. Kur'an, israf edenlerin şeytanın kardeşleridir buyuruyor.

8. Otomobili ihtiyacının üstünde lüks ve israflı bir araba ise onu satıp ihtiyacına göre bir oto almalı. Artan paranın bir kısmını zekat ve sadaka olarak dağıtmalı.

9. Her gün bir saat Kur'an okumalı, kıraati yeterli değilse dinlemeli. Ayrıca faydalı ve hikmetli kitaplar okumalı, içlerindeki bilgileri öğrenmeli ve hayatına uygulamalı.

10. Aylık maaşının, gelirinin 40'da birini Allah rızası için fakirlere, miskinlere peşinen vermeli.

11. Dualarının kabul edilmemesi şüphesine binaen duası makbul kimselerden dua istemeli.

12. Gururdan, kibirden, benlikten ateşten kaçar gibi kaçmalı.

13. Nefs-i emmâresinin kötü isteklerine hayır demeli, karşı koymalı.

14. Kötülükle çok emreden benliğine karşı büyük cihad yapmalı.

15. Sinirlenip öfkelenmemeli.

16. Kendisine kötülük eden Müslümanları afvetmeli ve karşılığında onlara iyilik etmeli, ikramda bulunmalı.

17. Şimdiye kadar haram ve şüpheli gelirle zengin olmuşsa onları ya hak sahiplerine geri vermeli, geri veremiyorsa hak sahiplerinin adına tasadduk etmeli.

18. Günde defalarca hüsn-i hâtime konusunda korkuyla ürperip ağlamalı ve Hak Teala'dan iyi sonuç (imanla ölmek) dilemeli.

19. Allahın kendisine ikram ve ihsan ettiği nimetlerin bir kısmını muhtaçlarla ve kardeşleriyle paylaşmalı.

20. Başkalarının karılarına, kızlarına kötü gözle bakmamalı.

21. İslama, Kurana, Sünnete, Şeriata aykırı tv. programlarını seyretmemeli. En doğrusu hiç tv. seyretmemeli.

22. İçinde riba ve faiz şüphesi olan hiçbir muameleye karışmamalı.

23. Yaptığı ibadetler ve iyilikler konusunda 'ucba düşmemeli.

24. Allahtan gereği gibi, hakkıyla korkamadığı için ağlamalı.

25. Bir iş yaparken, Efendimiz (Salat ve selam olsun ona) nasıl yapmamı isterdi diye sormalı ve ona göre yapmaya çalışmalı.

26. Başta Efendimiz olmak üzere şefaat sahiplerinin (Allahın izniyle) yapacakları şefaatlere dahil olmak için çalışmalı.

27. Mü'minleri şirk ve küfürle suçlamaktan kaçınmalı.

28. Kendi kusur, günah, noksan ve hatâlarına bakmaktan ve üzülmekten başkalarınınkileri görememeli.

29. Cemaat, tarikat, hizip, fırka, grup, sekt, klik militanlığından, fanatizminden, holiganlığından tevbe edip bir daha yapmamaya kesinlikle niyet etmeli.

30. Muhterem ve gayr-i muhterem kimseleri erbab haline getirmekten, putlaştırmaktan son derece hazer etmeli.

31. Her sabah üç kere, her akşam üç kere besmele duasını okumayı âdet edinmeli ve bunu hiç terk etmemeli. (Euzü billahi mineşşeytanirracim BismillahirRahmanirRahim... Bismillahi hayrilesma... Bismillahillezi lâ yadurru ma'asmihi şey'un fil ard vela fissema ve hüvessemiül'Alîm...)

32. Allahın vermiş olduğu iman nimetine çok şükretmeli, imanını kayb etmekten çok korkmalı, imanını koruyacak tedbirlere ve sebeplere tevessül etmeli.

Devamını Oku »

14.04.2015

Üç Aylar Ne Zaman Başlıyor 2015?

3 Aylar Ne zaman 2015?,Üç Aylar Ne zaman Bitiyor?,3 Aylar Ne zaman Başlıyor 2015,3 Aylar Ne zaman Biter?,Üç Aylar..

3 aylar nezaman başlıyor 2015
Üç Aylar Ne Zaman Başlıyor 2015?
Üç Aylar 2015 bu yıl 20 Nisan Pazartesi günü başlıyor. 3 Ayların Başlangıcı; Kamerî takvimin yedinci, sekizinci ve dokuzuncu ayları olan Recep, Şaban ve Ramazan ayları gelenekte “üç aylar” diye adlandırılır.

2015 Yılında üç aylar 20 Nisan Pazartesi, Receb ayının 1"inde başlayacak. Ramazan ayı ise 18 Haziran 2015 Perşembe günü başlayacak.

Müslüman halkımız tarafından "Üç Aylar" olarak isimlendirilen, yeni bir mânevî mevsime girmiş bulunuyoruz.

Bu üç aya dinimizde son derece önem verilir; Müslümanlar adeta bu ayları iple çeker ve bu ayları değerlendirmek için azami gayret gösterirler. “Mübarek üç aylar” diye bilinen aylar bu şekilde hiçbir kaynakta yer almamasına rağmen Müslüman toplumlarda özel bir yeri vardır. Şüphesiz bu durum “onbir ayın sultanı” diye anılan Ramazan Ayı'nın çekim kuvvetinden dolayıdır. İslamî-Hicri takvimin 7. ve 8. ayları olan Recep ve Şaban'ın diğer aylar arasında fonksiyonları Ramazan'dan önce gelmeleri ve böylece hazırlık dönemi olmaları hasebiyledir.

Sevgili Peygamberimiz, mübarek üç aylar için, “Recep Allah'ın ayı, Şaban benim ayım, Ramazan ise ümetimin ayıdır” (Buhârî) buyurmuşlardır.

Rasulullah, Ramazan ayı dışında en fazla Recep ve Şâban aylarında oruç tutmuşlardır. Recep ayı girdiğinde de, “Allah'ım, bize Recep ve Şaban"ı mübarek kıl ve bizi Ramazan"a ulaştır” (Keşfu'l Hafa) diye dua etmiştir.

Bu üç ayda ayrıca Regaip Kandili, Berat Kandili, Miraç Kandili ve Kadir Gecesi bulunmaktadır. Ramazan ayındaki farz orucun yanı sıra Resululah, Recep ve Şaban aylarında da Müslümanları oruç tutmaya teşvik etmiştir.

Konuyla ilgili Abbad ibn Hanif şöyle bir rivayette bulunmuştur: “Said İbnu Cübeyr (ra)'a Recep ayındaki oruçtan sordum. Bana şu cevabi verdi. İbni Abbas (ra)"ı dinledim, şöyle demişti: Rasulullah Recep ayında bazı yıllarda öyle oruç tutardı ki biz Galiba hiç yemeyecek (ayın her gününde oruç tutacak) derdik, (bazı yıllarda da öyle) yerdi ki biz, galiba hiç tutmayacak derdik.”(Müslim)

Hz. Aişe başka bir rivayetinde bu konuda şunları söyler: “Rasulullah senenin hiçbir ayında Şaban ayındakinden fazla oruç tutmaz ve şöyle buyururdu: Amellerden gücünüzün yettiğini yapın. Çünkü siz bıkmadıkça, Allah da size asla bıkmış muamelesi yapmaz. Allah yanında amelin en makbulü, kişinin az da olsa devam üzere işlediği ameldir.” (Müslim)

ÜÇ AYLAR Açıklaması:

İslâm'ın mübarek saydığı hicrî kamerî aylardan Recep, Şaban ve Ramazan ayları. Bu aylar ve diğer dokuz ayın süreleri, ayın hareketlerine göre belirlenmektedir. Kameri ayların süresi, şemsî ayların süresine nazaran değişiklik arz eder. Kamerî sene, şemsî seneden on bir gün daha kısadır. Ayrıca kamerî ayların diğer bir özelliği şemsî aylarda olduğu gibi senenin aynı mevsimine değil, değişik mevsimlerine tesadüf etmesidir.
Mesela, kamerî bir ay olan Ramazan ayı, senenin mevsimlerini dolaşır. Hicrî ve kamerî aylar arasında küçük önem taşıyan ve "üç aylar" diye adlandırılan Receb, Şaban ve Ramazan ayları mübarek aylar olarak kabul edilirler. Bu ayların Müslümanlarca önemli ölçüde değer kazanmasının sebepleri arasında Hz. Peygamber (s.a.s)'in bu aylar hakkında verdiği haberler gösterilebilir. 
Rasûlüllah (s.a.s) bir hadis-i şerifinde; "Recep Allah'ın ayı, Şaban benim ayım ve Ramazan ümmetimin ayıdır" buyurmuştur. Ayrıca Peygamber Efendimiz, Receb ayı girince, " Âllahım! Receb ve Şabanı bize mübarek kı! Bizi Ramazana ulaştır" diye dua ederdi.

Üç ayların değerini ifade eden diğer bir önemli özellik ise beş mübarek kandil gecesinden dördünün bu aylar içinde olmasıdır. Regaib gecesi, Recep ayının ilk cuma gecesine, Mirac gecesi, Recep ayının yirmi yedinci gecesine, Berat gecesi, Şaban ayının on beşinci gecesine, Kadir gecesi ise Ramazan ayının yirmi yedinci gecesine rastlar.

Hz. Peygamber (s.a.s) Şaban ayında çok oruç tutardı. Hz. Aişe, Rasûlüllah (s.a.s)'ın bu aydaki orucu hakkında şöyle der: "Şaban ayındaki kadar çok oruçlu olduğu bir ay görmedim" (Tecrid-i Sarih, VI, 295).

Ramazan ayının fazileti ise çok daha yücedir. Peygamber Efendimiz (s.a.s) şöyle buyurmaktadır: "Ramazan geldiğinde Cennet kapıları açılır, Cehennem kapıları kapanır, şeytanlar da bağlanır" (Müslim, Kitâbu's-Sıyam, 1).

Receb ve Şaban ayları, rahmet ayı olan Ramazanı karşılayan aylar olup Ramazan ayının müjdecisidir. Dinimizde ayrı bir değeri olan üç ayların, kişide insani özelliklerin olgunlaşmasında ve iradenin kontrol altına alınmasında rolü büyüktür. Zira Recep ve Şaban aylarının feyzinden ve bu aylarda bulunan Regaip, Mirac ve Berat gecelerinin rahmetinden istifade yolunu tutan bu kişi Ramazan ayında ise her türlü kötülükten kendini uzak tutar ve insani vasıflarının artmasına gayret eder. Nihayet Kadir gecesinde yapacağı ibadet ve tövbe ile manevi hazza ulaşır.

Bu nedenle özellikle, bu aylarda bol bol istiğfar etmek, namaz kılmak, oruç tutmak, Kur'ân okumak ve dua etmek en uygun davranışlardır.

İlave Bilgi: Üç Aylara Girerken Okunacak Dualar


Devamını Oku »

20.02.2014

REGAİP KANDİLİ VE ÜÇ AYLAR

REGAİP KANDİLİ VE ÜÇ AYLAR

Allah (c.c) katında zamanların değerleri birbirine eşittir. Ancak öyle zamanlar vardır ki o zamanlarda öyle hadiseler olur ki, o vakte diğer zaman dilimlerinden daha üstün bir değer kazandırır. 
Receb-i şerîfin ilk Cuma gecesine isabet eden Regâib Gecesi'de bu müstesna zamanlardan biridir. Cuma geceleri böyle kıymetli vakitlerden biridir. Regaib Gecesi gibi iki kıymetli gecede biraraya gelince, bu gece dahada bir kıymetli oluyor. Bu gece, yalvarış ve yakarışların Yüce Mevla'ya sunulduğu ve O'nun rahmetinden af istenildiği umut, huzur ve müjde gecesidir.


Allah Teâla'nın kullarına lütfunun çokluğu, kereminin bolluğu ve pek çok günahkarı bağışlaması sebebiyle bu geceye Regaib Gecesi" adı verilmiştir. Bu gecenin bu değeri nereden kazandığı hususunda değişik rivayetler bulunmaktadır. Bunlardan biri; Hz.Amine validemizin böyle bir gecede Resulullah (s.a.v)'e hamile olduğunu anladığıdır.


İki Cihan Güneşi Sevgili Peygamber Efendimiz, saâdet meclisinde oturuyordu. Mescide bir esir grubu getirildi. O sırada Allah Resûlü (sas), bir kadının yana yakıla bir şeyler aradığını gördü. Kadın yakaladığı her çocuğu sinesine basıyor, kokluyor sonra bırakıyordu.
Sonra kendi yavrusunu buldu, bağrına bastı. Doyma bilmeden onu öpüyor, kokluyor, tekrar bağrına basıyordu. Allah Resûlü (sas) bu manzara karşısında iyice doldu. 
Hıçkıra hıçkıra ağlayarak parmağıyla yanındakilere bu kadını gösterdi ve: “Şu kadını görüyor musunuz?” dedi. Sahabe cevap verdi: “Evet Ya Rasulallah!” Allah Resûlü (sas) tekrar: “Bu kadın şu kucağındaki çocuğunu cehenneme atar mı?” diye sordu. Sahabe “Hayır ya Rasulallah!” karşılığını verdi. Ve işte bunun üzerine İki Cihan Serveri şu hikmet dolu sözleri söyledi: “Allah o kadından daha şefkatlidir, kullarını cehenneme atmak istemez.


İşte böylesine baş döndürücü bir şefkat ve merhamete sahip olan Allahu Teala, sene içinde kulları için gönül dünyalarında adeta bir manevi hamle yapmaları adına bazı özel gün ve geceler yaratmıştır. Bu özel zaman dilimlerinde Cenab-ı Hakk’ın rahmet esintileri sağanak sağanak yağmaktadır. Şu günlerde bu zaman dilimlerinden “üç aylar”a kavuşmanın sevincini yaşıyoruz. Malum olduğu üzere halkımız arasında Arabi aylardan Recep, Şaban ve Ramazan aylarına “üç aylar” deniyor.

Ahiret ticaretinin yapıldığı kazançlı bir pazar durumunda olan üç aylar, yılda ancak bir defa açılır ve üç ay boyunca devam eder. İstifade edebilenlerin çok şey kazandığı bu pazarı kaçıranlar gelecek mevsimi beklemek zorundadır. Tabii ömürleri yeterse. Kimse yarına çıkmaya garanti veremediği gibi gelecek mevsime yetişmeyi de taahhüt edemez. Öyleyse yapılacak iş, bu mevsimi çok iyi değerlendirmek, bunun için de onu elimize geçen son fırsat olarak kabul etmek. 
Sevgili Peygamberimiz (s.a.v) Regaib gecesinin içinde bulunduğu Recep ayında çok dua eder, namaz kılar, oruç tutar, iyiliklerin her çeşidini yapar, sadaka vermeye özen gösterirdi. Resulullah (s.a.v)'in Receb'in ilk perşembe gününü oruçla geçirdiği ve cuma gecesinde, bu kandil gecesine mahsus olmak üzere on iki rekât namaz kıldığı kabul edilir. Regâib gecelerinde dua etmek, tevbe ve istiğfarda bulunmak, bu geceyi kutsal kabul etmek suretiyle çeşitli ibâdetlerle geçirmek, genel olarak alimler arasında kabul görmüştür


Regaip Kandili Gecesini Nasıl Karşılamak ve Nasıl İhya Etmek Gerekir?
  • Bu gece, oruçlu olarak karşılanmalıdır. 
  • Bu gece, kazâsı olanın hiç değilse bir günlük kazâ namazı kılması, çok iyi olur. 
  • Kur'an-ı Kerim okunmalıdır. 
  • Bu gecenin ihyâsı, yatsı namazıyla sabah namazını camide cemaatle kılmakla olur. Bu, gecenin ihyâsıdır. Bütün günün ihyâsı bu... Yatsı namazı ile sabah namazını camide kılmak, o günün, o gecenin ihyâsı demektir. İnsan sabahlara kadar, akşamlara kadar ibadet etmiş gibi sevab kazanır. 
  • Bir başka ihyâ şekli zikir ... "Lâ ilâe illallah", "Allahümme salli alâ seyyidinâ muhammedin ve alâ âli seyyidinâ muhammed", "Estağfirullah", "Sübhànallah", "Elhamdülillâh", "Allahu ekber", "Lâ havle ve lâ kuvvete illâ billâhil aliyyil azîm", "Allah" gibi sözler mübarek kelimelerdir, cümleciklerdir. Bunları zikretmek çok sevabdır..
Devamını Oku »