Sayfalar

Ne Aramıştınız?

cuma hutbesi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
cuma hutbesi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

28.01.2014

CUMA NAMAZININ MÜSLÜMANLARI BİR ARAYA GETİRMESİ VE KAYNAŞTIRMASI HUSUSUNDA!

CUMA,CUMA GÜNÜ,CUMA NAMANIZI,CUMA NAMAZININ ÖNEMİ,İNSANLARI KAYNAŞTIRMASI,CUMA BİLİNCİ; Cuma günü, Müslümanların toplanma ve kaynaşma günleridir. İnsanların, kişisel işlerinin yoğunluğu nedeniyle birbirlerini görmekte zorlandıkları büyük şehirlerde, Cuma namazı buluşma ve kaynaşma için anlamlı bir neden olmaktadır. Bunun farkında olanlar; kişisel programlarını Cuma namazına göre ayarlar. Dinde namazın cemaatle kılınmasına çok önem verilmiştir. Cemaat namazı, İslam’ın muhteşem ibadi merasimlerinden sayılır. İslam’da cemaat namazına önem verilmesi, bu mukaddes dinin birlik ve beraberlik dini olduğunu Müslümanlar arasında sürekli bir dayanışmanın sağlanmak istendiğini açıkça göstermektedir. Cemaat namazı, soy ve toplumsal sınıflardan kaynaklanan ayrıcalık ve imtiyazları ortadan kaldırmaktadır. Hangi soy renk ve milletten olursa olsun tüm Müslümanlar namaz safında aynı sırada beraberce yer alır; hep birlikte aynı kıbleye yönelerek tek vücut olarak ibadet eder ve birlikte yere kapanıp kalkarlar. Cuma namazı toplumun kaynaşması için en güzel vesiledir. Müminlerin birbirlerinin halinden haberdar olmaları için en iyi fırsattır. Özellikle düşmanlar karşısında Müslümanların birlik ve beraberlik içerisinde olduklarını gösteren Cuma namazı toplumsal bir ibadet merasimi sayılır. Bu namazda okunması gerekli olan iki hutbe namaza katılanları, bir yandan takva iman ve Allah’a yönelmek konusunda yönlendirdiği gibi onları toplumsal ve siyasi konularda da bilinçlendirmektedir.
Devamını Oku »

CUMA NAMAZININ ÖNEMİ!

Cuma günü,Cuma Namazı,Cuma namazanın anlam ve önemi! Cuma Günü ve Cuma Namazı; Cuma günü Müslümanlar için, haftanın en önemli günü sayılır. Her milletin kendine göre kutsal bir günü vardır. Mesela Yahudiler Cumartesi, Hristiyanlar Pazar gününü kutsal kabul ederler. Bunlara karşılık yüce Allah müslümanlar için Cuma gününü seçmiştir. Sevgili Peygamberimiz: “Üzerine güneş doğan günlerin en hayırlısı Cuma günüdür. Adem Aleyhisselam o gün yaratıldı. O gün cennete girdirildi, o gün cennetten çıkarıldı. Kıyamet Cumadan başka bir günde kopmayacaktır.” “Cuma gününün içinde öyle bir saat vardır ki Allah duaları kabul eder.” buyurmuştur. Cuma günü müminlerin haftalık bayramı sayılır. O gün yapılan ibadetler diğer günlere göre daha büyük sevap kazandırır. Kılınan CUMA NAMAZININ ÖNEMİ! Cuma namazının fazileti ise pek büyüktür. Allahü teâlâ, Cuma sûresi sonundaki âyet-i kerîmede meâlen buyurdu ki, (Ey îmân etmekle şereflenen kullarım! Cuma günü, öğle ezânı okunduğu vakit hutbe dinlemek ve Cuma namazı kılmak için camiye koşunuz! Alışverişi bırakınız! Cuma namazı ve hutbe, size başka işlerinizden daha faydalıdır. Cuma namazını kıldıktan sonra, camiden çıkar, dünya işlerinizi yapmak için dağılabilirsiniz. Allahü teâlâdan rızık bekleyerek çalışırsınız. Allahü teâlâyı çok hâtırlayınız ki, kurtulabilesiniz!) Müslümanlar Cuma günü banyo yapar, en temiz elbiselerini giyer, en güzel kokularını sürünüp, güler yüzle sokağa çıkarlar. Cuma için ezan okunduğu vakit her türlü işlerini bırakarak camilere koşarlar. Zira Yüce Allahımız: Cuma günü namaz için çağrıldığında hemen Allah’ın zikrine koşun. Alışverişi bırakın” buyurmuştur.Cuma Namazı, Müslüman erkeklere farz olan bir ibadettir. Kur’an-ı Kerim’de, Peygamberimizin hadislerinde onun farz olduğu, mutlaka kılınması gerektiği açık açık emredilmiştir. Vakti, öğle namazının vaktidir. Cuma günleri öğle namazı vaktinde bu namaz kılınırsa, öğle namazı da kılınmış sayılır. Dört rekat ilk sünneti, iki rekat farzı, dört rekat da son sünneti vardır. Bu dört rekatlık son sünneti kılmak sevaptır. Farz kılınmadan önce imam minbere çıkıp hutbe okur. Bu hutbenin okunması ve dinlenmesi de Cuma Namazı’nın farzlarındandır. Cuma namazı kadınlara farz olmadığı halde eğer onlar da cemaatle birlikte Cuma’yı kılarlarsa öğle namazını kılmış sayılırlar. Cuma namazı hür ve serbest olmayanlara, yolcu olanlara, hasta olanlara, kör olanlara, ayakları olmayan sakat kimselere farz değildir. Ama bunlar Cuma’yı kılarlarsa büyük bir sevap kazanırlar. Cuma Namazı’nı kılabilmek için imam dahil en aşağı üç kişinin bulunması, Cuma kılınan yerin herkese açık olması gerekir. Şartlarına uygun bir Cuma namazı kılmak için abdest alınıp camiye gelinir. Sonra Cuma’nın 4 rekatlık ilk sünnetini kılmak için kalkılır. “Niyet ettim Allah rızası için Cuma namazının ilk sünnetini kılmaya” diyerek tekbir alınır. Sübhaneke, euzu besmele, Fatiha ve bir sûre okunarak rüku ve secdelere gidilir. İkinci rekatta Fatiha ve bir sûre okunup oturulur. Sadece Ettahiyatü duası okunup kalkılır. Besmele, Fatiha ve bir sûre okuyarak üçüncü ve dördüncü rekatlar tamamlanır. Bu arada imam hutbe okumak üzere minbere çıkar. Cemaat büyük bir dikkatle onu dinler. Zira hutbeyi dinlemek farzdır. Hutbeden sonra imam mihraba geçer. Artık Cuma’nın iki rekatlık farzı kılınacaktır. Bunun için “Niyet ettim Allah rızası için Cuma Namazı’nın farzını kılmaya, uydum hazır olan imama” denilir. Herkes içinden Sübhanekeyi okur, sonra imam açıktan Fatiha ve bir sûre okur. Cemaat imamı dinler. Kendileri bir şey okumaz. Sonra rüku ve secdelere gidilerek iki rekat tamamlanır. Farz cemaatle kılındıktan sonra Cuma’nın son sünneti niyetiyle dört, Ahir Zühur niyetiyle dört ve Vaktin Sünneti niyetiyle iki rekat namaz daha kılınır. Ahir Zühur namazını aynen Cuma’nın ilk sünneti gibi kılmak daha sevaptır
Devamını Oku »