Ana içeriğe atla

Medyuma Gitmek ve Medyuma İnanmak Haram mı?

Medyuma Gitmek ve Medyuma İnanmak Haram mı?,Medyuma İnanılır mı?,Medyuma İnanmak Doğru mu?,Medyuma Gitmek Caiz mi(Nihat HATİPOĞLU)? ;


"Medyum" yada "Şarlatan" bu iki terim arasında hiç bir fark yoktur!Bunlar Türkiye deki yasal açıklardan faydalanarak insanların umutlarını ve paralarını sömürerek geçinen düzenbaz insanlardır.Bu işi yapanlar kati suretle yasal açıdan cezalandırılmalıdır. İnternete medyum yazdığınızda bir sürü ilan ve reklam çıkmaktadır çoğunun sayfasında "aşk büyüsü,bağlama büyüsü,büyü bozma,büyü yapma v.b" tanıtımları yer almaktadır,bunlar eski zaman üfürükçülerinin şimdilerde kendilerini medyum diye adlandıran tek amaçları insanların zor ve çaresiz durumlarından faydalanarak cebindeki parayı almak olan Günahkar insanlardır!
Çoğu bırakın islam ilmini dua okumayı bile bilmeyen kağıt üzereni karalamalar yapan,cahil insanlardır.Medyum "sözde" ruhlarla iletişim kurabilen psişik insan manasını gelirken Türkiyede medyumluk anlayışı büyü yapmak büyü bozmak,gelecekten haber veren insan anlamına gelir.Kısacası kendilerine üfürükçü yada şarlatan deyemedikleri için daha afilli duran Medyum ismini kendilerine uygun görüşlerdir
medyumu inanmak haram mı?

Medyum, falcı, cinci,büyücü ve üfürükçü adıyla toplumumuzda rol üstlenen kişilerin varlığı, insanların sosyalleştiği ve iletişim içinde olduğu günden beri kendini hissettirmektedir.

Önemli problemler yaşayan, bazen de çaresiz kalan insanlar, medyum, falcı ve cinci gibi kişilere başvurup, çare aramışlardır. Ayrıca geleceği öğrenmek, bilinmeyenden haberdar olmak, yüzyıllar boyunca insanların da ilgisini çekmiştir. Bu tür haberler verdiğini söyleyen kişiler, toplumda genellikle hanımlar tarafından ilgi görmüştür.

Bu tür kişiler, garip düşünceleri, davranış, inanış ve tavırları vardır. Tabiat üstü güçlerle ilişkili olduklarını ve birtakım tabiat üstü yeteneklere sahip bulunduklarını iddia ederler. Bu gariplik ve sıradışılıklar ile ve oluşturdukları mistik ve egzotik ortamla, ilginç giyinişleriyle gelenleri kolayca etkilerler.

Çareyi bu tür insanlardan arayanlar, onlar hakkında yakın çevrelerinden ya da değişik kaynaklardan: “Çok iyi biliyor. Şunu da bildi, onu da söyledi” gibi bir takım sözler duyarak giderler; yani bir nev'i “inanmaya hazır” bir haldedirler. Falcıya giden insanlar, falcının söylediklerinden kendileriyle ilgili olanları duymak için, seçici bir dikkat ve algılama içerisindedirler.

İNSANLAR NİÇİN MEDYUMLARDAN ÇARE ARIYORLAR?

1) Bu tür kaynaklardan istifade etmeye çalışanların, genel kişilik özelliklerine baktığımızda “kendilerine güveni az, kendileri yararına çaba gösterebilmek için gerekli bilgi ve deneyimden yoksun, bağımlı, kolay inanan, karşılarındaki insanları otorite olarak görmeye hazır ve telkine açık bireyler” olarak görürüz. Bu tarz kişiler, bir medyuma ya da falcıya gittiklerinde onların söylediklerine çok kolay inanırlar ve telkine açıktırlar.

2) İslâmî bilgilenmenin azaldığı yerde, hurafe ve yanlış itikatlar rağbet bulmaktadır. Aynen bakımsız tarlalarda yabanî bitkilerin çoğalması gibi. İnsanoğlu, fıtraten inanmaya yatkındır. Dinden dışarı kaydığında bir şeye tutunmaya çalışır. Bu da metafizik olmaktadır. Medyanın da olayı reklâm şeklinde vermesi bunu körüklemektedir. İyi eğitilmiş insanların metafizik konulara eğilmesi, psikolojik bir tedirginlikten kaynaklanır. Ev hanımları ise, önce boş vaktini dolduracak bir şey olarak ilgilenir, sonra bunu tutku haline dönüştürebilir.

3)
Bu kadar cin-peri hikâyeleri ile yoğrulan bir toplumda, insanların kendilerinden kaynaklanan problemleri defans mekanizması ile cinlerin üzerine yıkmaları kaçınılmazdır. Çünkü kişilerdeki suçluluk fikirlerini giderir, rahatlamaya sebep olur.

4) Medyum, cinci, falcı ve üfürükçü gibi kişiler, bir hasta için asla “olmaz, çözülmez, çaresiz” demezler, hep “ben yaparım” diyerek ümit vermektedirler.

Bu ve benzeri sebeplerden dolayı, bu gibi kişiler dün olduğu gibi bugün ve yarın da aynı rolü oynamaktadırlar.

Bu konu yalnızca ülkemizin problemi değil, bütün dünyanın problemidir.

Parapsikoloji uzmanları, falcılar, büyücüler ABD ve Avrupa ülkelerinde de giderek daha çok rağbet görüyorlar. Bu konuda yazılan kitaplar çok satıyor. Maddeciliğin bombardımanı altındaki insanlar, kendilerini manevî boşlukta hissedince, inanç da verilmediğinden bu gibi hurâfeye açık konulara sığınmaktadır. Adeta maddecilikten bu şekilde kaçmaktadırlar.

Eski çağlarda kâhin diye adlandırılan bu kimseler, şimdilerde medyum adı altında, dinsiz kalan Batı insanına deva olmaya çalışıyorlar.

İSLÂMİYET MEDYUM VE MEDYUMCULUĞA NASIL BAKMAKTADIR ?

Medyumluk bir çeşit falcılık, cincilik ve ruhçuluktur. Şeytanî cinlerin sözcülüğünü üstlenen bu kişiler, ruh çağırma seanslarında, gelecek hakkında ahkâm kesmeye varıncaya kadar her türlü kehânete başvururlar. Oysa, “Gaybın anahtarı Allah’ın yanındadır, onları ancak O bilir. De ki: Göklerde ve yerde Allah’tan başka kimse gaybı bilmez!” mealindeki Kur’ân âyetleri bize birer ölçüdür.

Hadisler de bu konuda bizi ikaz ediyorlar. Hz. Aişe’nin (r.a.) rivayetine göre bazı sahabiler Resulullah’a (a.s.m.) gelerek kâhinler hakkında fikrini sorarlar. Resulullah da, “Kâhinler bir şey değildir!” buyururlar. İçlerinden bir kısmının tekrar, “Yâ Resulullah! Onlar bazen bir şey söylüyorlar da doğru çıkıyor!” demeleri üzerine Peygamber Efendimiz şöyle buyururlar:

“Bu söz cinlerindir. Cin bilgiyi kapar da dostunun kulağına tavuğun gıdıklaması gibi gıdıklar. Bu şekilde ona yüz yalandan fazlasını karıştırır.”

Günümüzde medyum diye vasıflandırılan insanlar ile cahiliye dönemindeki “kâhin” ve “arraflar” arasında hiçbir fark yoktur. Resul-i Ekrem’in (asm) “Her kim arrafa veya bir kâhine gider de onun söylediklerini tasdik ederse, bana indirilene küfretmiş (inanmamış) olur!” buyurmaktadır. Kâhin ve arraf “Kendisinin cinlerden bir dostu olduğunu ve ileride olacak hadiseleri onun vasıtasıyla bildiğini” iddia eden kimsedir. Onlara müracaat etmek câiz değildir. (Saygılı, 1999: 199)

SONUÇ OLARAK:

Medyum, falcı, cinci ve büyücü gibi bazı insanlara çok ilgi duyulan yerlerde, şifa aramayı ne İslâm dini ne de bilim tavsiye etmemektedir. Bu yola başvuranlar ise, kesin bir sonuç alamadıkları gibi bazen de felâketle karşılaşmaktadırlar.

Kur’ân-ı Kerim, büyü ve nazar gibi olaylara karşılaşanlara Felâk ve Nâs Sûrelerini okumalarını tavsiye etmektedir. Böylelikle medyum ve bazı kötü niyetli kişilerin sömürüsünden korunmaları mümkün olmaktadır.

Yorumlar

DUALAR

Aşık Etme Duası (Birini Kendine Aşık Etmek İçin Dua)

Sizlerden gelen sorular; Nihat HATİPOĞLU aşık etme duasını paylaşır mısınız?, ayetel kürsi ile aşık etme duası var mı?, aşık etme duası 14 gün, anında aşık eden dua var mı?, çok tesirli aşık etme duası paylaşır mısınız?, aşık etme duası mishakal, deli gibi aşık etme duası var mı?,en etkili aşk duası paylaşır mısınız?, denenmiş birini kendine aşık etme duası var mı..? şeklinde soruluşmuş sorulardı. Tüm bu soruların cevaplarını aşağıda sizler için paylaştık. Allah ettiğiniz duaları kabul etsin inşallah. Birini Kendine Aşık Etmek İçin Dua-Nihat HATİPOĞLU BİRİNİ KENDİNE AŞIK ETMEK İÇİN DUA (BÜYÜ DEĞİLDİR); Erkeği Aşık Etme Duası-Kızı Aşık Etme Duası: Kuvvetli bir celbiye için uygulamadır. Bizzat denenmiş bir uygulamadır, herhangi bir yapılış zamanı yoktur, önerilen okuma düzeni bir hafta boyunca günde 1 defa okumaya niyet etmedir fakat genel anlamda bir hafta dolmadan hacetimiz görülmüş olur. (14 gün okumada ise okumadan sonra 40 gün başka bir işlem ya da okuma yapılmaması önerilir.) E...

Çevirgel Duası (Gideni Geri Getirme Duası)

Çevirgel Duası,  Çevirgel Duası Orjinal, Çevirgel Duası Ne zaman Okunur?, Dilek Duası, Çevirgel Duası Nasıl Okunur?, Çevirgel Duası-Nihat HATİPOĞLU... Dua'i çevirgel günümüze kadar taşınan bir duadır. Bu dua ile neler yapılabilir?..  Eşler ve evli çiftler arasında olan dargınlık, kırgınlıklardan dolayı evini ve ailesini yüz üstü bırakıp terk eden veya başka bir metres tutup ailesini bırakıp onun peşine takılan, giden bundan dolayı aileyi mağdur bırakan, eşlerden her hangi birisini geri çevirmek, aşıkları birleştirmek, terk edilmiş kalpleri geri kazanmak, sevdiğini yeniden aşık etmek,  sevdiğin birisini yeniden geri getirmek, birini kendine aşık etmek için tertiplenmiş bir dua'dır. Çevirgel - Döngel Duasını Okumanı Şartları: Önce amele niyet edip abdest alınmalı kıbleye dönüp 2 rekat Allah rızası için namaz kılınmalı ve on tövbe, on salavatı şerife, on kelimeyi tehvid okuyup duya ondan sonra başlanmalıdır. Dua bittikten sonrada 3 ihlas 1 fatiha okuyup peygambe...

Nihat HATİPOĞLU'nun Eşi Emel HATİPOĞLU Kimdir?

Sizden Gelen Sorular : Nihat HATİPOĞLU Evli mi?,Nihat HATİPOĞLU'nun Eşi Kimdir?,Emel HATİPOĞLU Kimdir?.. Ünlü ilahiyat profesörü Nihat Hatipoğlu sosyal medyada dolaşan bir fotoğraf nedeni ile birden bire gündeme bomba gibi düştü. Tesettürlü ancak oldukça bakımlı genç bir kadın hayranı ile çekilen fotoğrafı basına yayılan Nihat Hatipoğlu, konu hakkında sert konuştu. Bazı internet kullanıcıları fotoğraftaki genç kadının Nihat Hatipoğlu'nun eşi olduğu bile iddia edildi ve Hatipoğlu ilginç eleştirilere maruz kaldı. GENÇ KADINLA EVLENECEK DİYENLER OLDU  Nihat Hatipoğlu' nun genç ve güzel tesettürlü bir kadın hayranı ile çektirdiği fotoğraf adeta olay oldu. Nerede çekildiği bilinmeyen fotoğraf, kısa sürede sosyal medyada en çok paylaşılanlar arasına girdi. Bu kare üzerinden bazı kesimler ünlü ilahiyatçıyı eleştirirken, bazıları da fotoğrafın son derece normal olduğunu savundu.  NİHAT HOCA ÇIKAN HABERLERE İSYAN ETTİ   Bu kare üzerinden bazı kesimler ...

Arefe Günü 1000(Bin) İhlas Suresi Okumanın Faziletleri

Ramazan ayının gelmesiyle birlikte orucumuzu tutmaya başladık inşallah,peki orucumuzun son günü olan arefe gününde hangi ibadetleri yapmalıyız?..Sizlerden bu konuda bir çok soru aldık,bu sorulardan bazıları; arefe günü ihlas okumanın faziletleri nelerdir?,arife günü bin ihlas okumak gerekir mi?,arife günü okunması gereken dualar hangileridir?,arefe günü 1000(Bin) ihlas suresi okumanın faziletleri nelerdir?... şeklinde sorulmuş sorulardı.Tüm bu soruların cevaplarını aşağıda sizler için paylaştık. Arefe Günü 1000(Bin) İhlas Suresi Okumanın Faziletleri "Arefe günü Besmele ile bin İhlâs okuyanın günahları affedilir ve duası kabul olur." (Ebu-ş şeyh) Bir hadis-i şerifte: “Kim ihlâs suresini Arefe gününde öğle ile akşam arasında bin defa okursa Allah (cc), ona ne isterse verir.” buyrulmaktadır. Bediüzzaman Said Nursi Hazretleri ise: “Azîz, mübârek kardeşlerim! Pek çok selâm. Bizim memlekette eskide Arefe gününde bin İhlâs-ı Şerîf okurduk. Ben şimdi bir gün evvel beş yüz...

Zina Yapan Biri Nasıl Tövbe Etmeli? (Zina Yapan Kişi Bu Günahtan Kurtulmak İçin Ne Yapmalı?)

Sizlerden gelen sorular: Zina yapmak günah mıdır?, Zina yapan biri nasıl tövbe eder?, Zina yapan kadın nasıl tövbe etmeli?, Zina yapan erkek nasıl tövbe etmeli?, Zina yapanlar affedilir mi?, Zina yapan biri namaz kılabilir mi?, Zina yapan erkeğin nikahı düşer mi?, Zina yapan kadının nikahı düşer mi?, Zina yapan biriyle evlenmek günah mıdır?, Zina yapan biri cennete girebilir mi?, Zina yapan dinden çıkar mı?, Zina yapan biri zina yapan biriyle mi evlenmeli mi..? Zinanın hükmü İslam Dininde açıktır. Suçunu Hakim'in huzurunda dört defa ayrı ayrı itiraf ederek cezanın verilmesini isteyen veya dört şahidi bulunan birisi hakkında karar verilir. Şayet bu insan evli ise recm cezası, yoksa bekar bir insan için verilecek karar recm değildir, yüz değnek sopa vurulur. Fakat suçunu itiraf etmeyen veya yaptığı bu fiili kimse görüp şikayet etmemiş ise bu insanın yapacağı tek şey günahından dolayı pişmanlık gösterip bir daha yapmamak üzere tövbe etmektir. Ayrıca böyle bir suç işleyen kimse...